Oliver Rowland’ın Formula E deneyimi, Arvid Lindblad’ın 2026’daki Formula 1 ilk sezonunda “küçük bir süper gücü” olacak
Oliver Rowland’ın Formula E’deki tecrübesi, genç pilot Arvid Lindblad’ın 2026’daki Formula 1 ilk sezonunda önemli bir avantaj sağlayacak. İngiliz-İsveçli genç pilot, 2026 sezonunda Red Bull’un kardeş takımı Racing Bulls ile Formula 1’de ilk kez yarışacak.
Henüz 18 yaşında olan Lindblad, 2025 sezonunda iki dikkat çekici serbest antrenman seansı ve 2022’de başlayan etkileyici tek koltuklu kariyeriyle Milton Keynes merkezli ekibin üst yönetimini etkilemeyi başardı. Bu hızlı yükseliş, Lindblad’ın motor sporlarının zirvesine, tarihin en büyük teknik değişimlerinden birinin ortasında adım atmasını sağladı.
Ancak Lindblad, bu büyük değişimin gölgesinde geri planda kalmıyor. Aksine, yeni Formula 1 dönemine girerken şansına oldukça güveniyor. Bu özgüvenin arkasında ise menajerliğini ve rehberliğini üstlenen, aynı zamanda güncel Formula E Şampiyonu olan Oliver Rowland’ın mentörlüğü yatıyor.
“Kesinlikle öyle,” diyen Lindblad, talkSPORT’a verdiği röportajda, Rowland’ın tek koltuklu kariyerinde kendisine verdiği tavsiyelerin büyük katkı sağladığını belirtti. “Ollie’den çok şey öğrendim. F1’e giden yolda o da kısa süre önce bu basamaklardan geçti. Desteği için ona minnettarım, bu kadar hızlı yükselebilmemde büyük payı var.”
Rowland’ın ‘süper gücü’ Lindblad’ın Formula 1 yolculuğunda avantaj sağlayacak
Rowland, Formula 1’e giden yolda alt serilerde de önemli başarılara imza attı. Eski Formula Renault 3.5 Şampiyonu olan Rowland, 2017 Formula 2 sezonunu üçüncü sırada tamamlamış ve aynı dönemde Renault’nun Formula 1 takımında geliştirme pilotu olarak görev almıştı.
Lindblad, padokta yolunu bulmak için Rowland’ın tecrübelerinden faydalanabileceğinin farkında. Ancak genç pilotun asıl güvendiği nokta, Rowland’ın Formula E’de edindiği bilgi birikimi. Formula E’de yarışmak, pil yönetimi ve enerji tasarrufu konusunda üst düzey uzmanlık gerektiriyor. Bu da Rowland’ın doğal olarak geliştirdiği bir yetenek.
2026 sezonunda yürürlüğe girecek yeni teknik düzenlemeler, güç ünitesi formülünde köklü bir değişimi beraberinde getiriyor. Elektrik ve içten yanmalı motor gücünün yüzde 50-50 oranında paylaştığı yeni dönemde, MGU-K artık her zamankinden daha önemli. Ayrıca, egzoz gazlarından bataryayı şarj etmeye yarayan karmaşık ve maliyetli MGU-H’nin kaldırılması, bataryanın daha kısa sürede daha yüksek güç sağlamasına, ancak bu gücün kullanım penceresinin daralmasına yol açacak.
Akıllı şarj yönetimi, aksi takdirde bir anda 450 beygirden fazla güç kaybı yaşanabileceği için büyük önem taşıyor. Bu da pilotların yarış stratejilerinde yeni bir karmaşıklık katmanı anlamına geliyor. Formula E’de tüm yarış boyunca sınırlı batarya kullanımıyla yarışan Rowland’ın bu konudaki uzmanlığı, Lindblad için adeta “küçük bir süper güç” niteliğinde.
Lindblad, “F2 ve F3’te onun bilgi ve tavsiyelerinden faydalanmak büyük bir avantajdı. Formula E’de edindiği bilgi kesinlikle bir süper güç. Elbette aynı şey değil, ancak F1’de de batarya yönetimi çok daha önemli hale geldi. Onun Formula E’deki deneyimlerinden mümkün olduğunca faydalanmaya çalışacağım,” ifadelerini kullandı.
Rowland’ın Formula E’deki başarısı ve batarya yönetimi konusundaki uzmanlığı, Arvid Lindblad’ın 2026’daki Formula 1 ilk sezonunda önemli bir avantaj sağlayacak gibi görünüyor.
Kaynak: Motorsport Week // https://www.motorsportweek.com/2026/01/17/the-superpower-that-will-be-crucial-to-arvid-lindblads-f1-debut/

