Red Bull’un 2026 F1 Aracı: Gerçek Tasarım mı, Alternatif Bir Gösterim mi?
Red Bull tarafından paylaşılan 2026 Formula 1 aracı görselleri, takımın gerçek 2026 aracını yansıtmıyor. Bu durum daha önce de benzer şekilde yaşanmıştı ve yeni bir gelişme değil. Ancak yayımlanan görseller, mevcut F1 gösteri aracından farklılıklar içeriyor ve yeni nesil araçların tasarım anlamında beklentileri karşılayabileceğine dair umut veriyor.
Red Bull’un “alternatif” gösteri aracı olarak adlandırılabilecek bu tasarımında, 2026 teknik kurallarından esinlenilen çeşitli tasarım detayları bulunuyor. Bu da, gelecekte karşılaşılabilecek olası tasarım yaklaşımları hakkında fikir edinmeyi mümkün kılıyor. Buradaki amaç, gerçek Red Bull aracının detaylı bir analizi değil; daha çok, önümüzdeki sezonlarda önemli olabilecek detaylara farklı bir bakış sunmak.
2025 ve 2026 Lansman Araçlarının Karşılaştırması
2025’te tanıtılan gerçek araç ile 2026 için sunulan konsept araç karşılaştırıldığında, yeni kuralların getirdiği değişiklikler hakkında bazı ipuçları elde edilebiliyor. Her ne kadar birebir karşılaştırma yapmak mümkün olmasa da, şu ana kadar kamuoyuyla paylaşılan veriler bunlarla sınırlı.
Genel olarak, yan kutular (sidepod) ve yan kutu altı oyuklarında (sidepod undercut) benzer tasarım eğilimleri göze çarpıyor. Bargeboard bölgesi ise, yer etkisinin azaltılmasıyla birlikte, yer etkisi öncesi döneme daha yakın bir görünüme sahip. Arka lastiğin önündeki taban (floor) detayları da oldukça sadeleştirilmiş durumda. Yer etkisinin azalmasıyla birlikte, taban altı emişin (underfloor suction) önemi düşerken, difüzörden daha fazla verim almak adına şasi açısı (rake) üzerinde optimizasyon öne çıkacak.
Öne Çıkan Teknik Detaylar
İlk F1 gösteri aracıyla kıyaslandığında, ön fren kanalları artık daha detaylı ve lastik kemerleri (tyre arches) ortadan kaldırılmış durumda. Red Bull, ön süspansiyonda push-rod (itme kolu) sistemine geçmiş ve ön anti-dive özelliğini de korumuş görünüyor. Ancak bunun gerçek süspansiyon tasarımını ne kadar yansıttığı henüz net değil.
Bu karşılaştırma, FIA’nın araştırma modellerine dayalı F1 gösteri aracına kıyasla takımların ne kadar daha fazla detay işleyebildiğini gösteriyor. Takımlar, kuralları optimize ettikçe, artan karmaşıklıkla birlikte oluşturulan kirli hava (wake) miktarı da artacak.
Daha anlamlı değerlendirmeler yapabilmek için gerçek aracı görmek gerekecek. Ancak Red Bull RB22 stüdyo lansman aracının, testler başladığında pistte göreceğimiz araca bir şekilde yakın olması halinde, ortaya çıkan görüntü beklentileri karşılıyor.
Araçta hâlâ, takımların kendi teknik anlayışlarını farklı şekillerde optimize edebilecekleri alanlar bulunuyor. Özellikle burun ve ön kanat bölgesi, aracın genel hava akışı yapısı üzerinde büyük etkiye sahip. Arka lastiklerin önündeki taban bölgesi ise, difüzörün performansını artıracak yeni fikirler için önemli bir alan olarak öne çıkıyor. Bu da, tasarımlar yıllar içinde yakınsamaya başlayana kadar, her takımın kendi konseptine özgü izler bırakabilmesi için fırsat sunacak.
Şasi ve Süspansiyon Düzenlemeleri
Tanıtılan gösteri aracı, yer etkisi döneminde kullanılan pull-rod (çekme kolu) yerine push-rod ön süspansiyonuna sahip. Yan kutu tasarımı ise, üst profili aşağıya inen geleneksel form yerine, “Coke bottle” etkisine sahip daha dar bir yapıda. Yukarıdan bakıldığında, 2026’da azalan maksimum dingil mesafesine (wheelbase) nasıl ulaşıldığı net biçimde görülebiliyor. Yeni kurallarla birlikte dingil mesafesi 3600 mm’den 3400 mm’ye düşürülüyor.
Sürücü baş desteği referans alındığında, Red Bull’un ön aksı geriye, arka aksı ise öne doğru konumlandırdığı anlaşılıyor. Bu alan, kokpit açıklığı, yan darbe yapıları, baş desteği ve halo pozisyonlarını belirlediği için, mühendislerin en çok üzerinde çalıştığı bölüm oluyor. Diğer tüm unsurlar, bu referans noktalarına göre yerleştiriliyor.
Dingil mesafesindeki toplam 200 mm’lik kısalmanın yaklaşık %40’ı ön, %60’ı ise arka aksa yansıyor. Bu da ön aksın yaklaşık 80 mm, arka aksın ise 120 mm sürücüye daha yakın konumlandırıldığı anlamına geliyor. Böylece ağırlık dağılımı, teknik regülasyonlarda belirlenen dar aralık içinde tutulabiliyor.
Yukarıdan çekilmiş görsellerde, gövdenin arka bölümünde, “Coke bottle” bölgesinde taban alanının arttığı (açık mavi ok) ve ön kanat uç plakası dış bölümünde (yeşil ok) alanın ve karmaşıklığın arttığı dikkat çekiyor.
Ön push-rod’un şasiye doğru geriye doğru eğimli olması (fuşya ok) ise şaşırtıcı bir detay olarak öne çıkıyor. Red Bull’un, sürücü ayaklarına gerekli alanı nasıl sağladığı, iç süspansiyon mekanizmasının yerleşimi açısından merak konusu.
Tabii ki, tanıtılan gösteri aracının pistte göreceğimiz gerçek araca ne kadar benzeyeceği şu aşamada kesin değil.
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/gary-anderson-what-red-bull-showcar-tells-us-about-f1-2026/

