Formula 1 tarihinde Britanya’nın tartışmasız üstünlüğü: Şampiyon pilotlar sıralaması
Formula 1 Dünya Şampiyonası’nda hiçbir ülke, Birleşik Krallık’ın elde ettiği başarı seviyesine yaklaşamıyor. Lando Norris’in, Kuzey Denizi’ndeki soğuk ve yağışlı adadan çıkan 11. farklı F1 dünya şampiyonu olmasıyla birlikte, Britanya’nın motor sporlarındaki liderliği bir kez daha tescillendi.
F1’in başladığı günden bu yana, her on yılda en az bir Britanyalı pilotun şampiyonluk yaşaması, yalnızca bir patlayan lastik nedeniyle kesintiye uğradı. 2025 sezonunda yüksek beklentilere sahip Arvid Lindblad’ın da gride katılmasıyla, bu istatistiğin 2030’lu yıllarda da devam etmesi bekleniyor.
Bu kapsamlı listede, Andrew van de Burgt’un değerlendirmesiyle Britanyalı F1 dünya şampiyonları, geriden öne doğru sıralanıyor.
11. Mike Hawthorn (1958)
Mike Hawthorn’un listenin sonunda yer alması, onun yeteneklerini küçümsemek anlamına gelmiyor; bu, yarıştığı dönemin şartları ve diğer şampiyonlara kıyasla daha kısa bir kariyere sahip olmasından kaynaklanıyor. Savaş sonrası dönemin ruhunu yansıtan Hawthorn, üç yarış galibiyetine imza attı. 1953 Fransa Grand Prix’sindeki zaferi, izleyenler tarafından unutulmaz olarak nitelendirildi. Stirling Moss kadar hızlı olmasa da, 1958’de şans Hawthorn’dan yanaydı.
10. Lando Norris (2025)
Listenin en yeni üyesi olan Lando Norris, potansiyeliyle gelecekte daha üst sıralara tırmanabilir. Hızı hiçbir zaman tartışma konusu olmadı; ancak istikrarı, ilk şampiyonluğunu elde ederken işleri gereğinden fazla zorlaştırmasına sebep oldu. Kişisel mücadeleleri hakkında açık sözlü olması, geleneksel F1 kahramanlarından ayrışmasını sağladı. Bu zorlukların üstesinden gelme şekli, ilerleyen yıllarda şampiyonluk mücadelelerinde avantaj sağlayacak bir içsel güce işaret ediyor.
9. Jenson Button (2009)
Uzun yıllar boyunca yeteneklerine uygun bir aracı bekleyen Jenson Button, 2009’da Brawn GP’nin çift katmanlı difüzör avantajını en iyi şekilde değerlendirerek neredeyse ulaşılamaz bir puan farkı yakaladı. Islak ve kuru zeminin değişken olduğu koşullardaki hisleri olağanüstüydü. 2006 Macaristan ve 2010 Kanada’daki sürüşleri, kariyerinin zirve noktaları olarak öne çıktı.
8. Damon Hill (1996)
Damon Hill, döneminde yeterince takdir edilmeyen ve mirası zamanla hafife alınan bir isim oldu. Çaylak sezonunda demotive bir Alain Prost’u zorlamayı başardı, Ayrton Senna’nın ölümünün ardından Williams takımında liderlik rolünü üstlendi. Michael Schumacher ile olan mücadelelerinde çoğu zaman ikinci planda kalsa da, 1994 Suzuka’da dünya standartlarında bir performans sergiledi. 1996’daki şampiyonluğunda Jacques Villeneuve’ü geride bıraktıktan sonra, takımdan ayrılması haksız bir ödül oldu. 1997 Macaristan’da ise F1 tarihinin en büyük sürprizlerinden birine çok yaklaştı.
7. John Surtees (1964)
John Surtees’in F1’deki zirve dönemi kısa sürdüğü için değerlendirmesi zordur. Ancak kendi gününde, Jim Clark ile başa baş rekabet edebilecek bir pilottu. F1’in farklı puan sistemlerinde 1964 şampiyonluğunu kaçıracak olmasına rağmen, bu başarıyı küçümsemek doğru olmaz. Yoğun ve tutkulu yapısı nedeniyle Ferrari ve sonrasındaki takımlarıyla sık sık anlaşmazlıklar yaşadı. İki ve dört tekerde elde ettiği eşsiz başarılar göz ardı edilemez; ancak zirvedeki süresinin kısa olması, genel sıralamadaki yerini etkiledi.
6. James Hunt (1976)
James Hunt’ın şampiyonluğunda, Niki Lauda’nın yaşadığı ağır kazanın etkisi büyüktü. Ancak 1975-77 yılları arasında Hunt, Avusturyalı rakibine en büyük tehdidi oluşturan pilottu. Hızlı, agresif ve tutkulu bir karaktere sahip olan Hunt’ın zirvedeki dönemi, pist dışı yaşam tarzı nedeniyle kısa sürdü. Sonrasında F1 yayıncılığında da standartları belirleyen isimlerden biri oldu.
5. Graham Hill (1962, 1968)
Graham Hill’in üçlü taç başarısı ve yarışçı olarak sahip olduğu beceri ile eksiklikler, uzmanlar tarafından detaylıca tartışılmıştır. Hill, iyi bir pilot olmasının yanı sıra kararlılığıyla yeteneklerini daha da geliştirdi. Monaco’daki performansları başlı başına bir referans noktasıdır. Kariyerinin son dönemlerinde performansında düşüş olsa da, en iyi yıllarında elde ettiği başarılar, onun F1 tarihindeki yerini sağlamlaştırdı.
4. Nigel Mansell (1992)
Nigel Mansell herkesin favorisi olmasa da, ulusal bir kahraman olarak anılıyor ve şans ile mekanik dayanıklılık yanında olsaydı üç kez şampiyon olabilirdi. Son derece cesur olan Mansell’in FW14B ile oluşturduğu pilot-araç uyumu, pist kenarından izleyenler için unutulmaz bir tecrübeydi. Hız ve tekerlek tekerleğe mücadeledeki içgüdüsel yeteneği tartışmasızdı. 1993’te devam etseydi, Alain Prost’u geride bırakabilirdi.
3. Jackie Stewart (1969, 1971, 1973)
Jackie Stewart, 1960 ve 70’lerin tipik F1 pilotu görünümüne ve yeteneklerine sahipti. Mutlak hızı, mekanik anlayışı ve yarış zekasıyla rakiplerine büyük üstünlük kurdu. Döneminde F1 güvenliği konusunda açık sözlü tutumu eleştirilse de, zaman onu defalarca haklı çıkardı. Zirvede bırakıp bir daha geri dönmemesi ise gerçek bir klas göstergesiydi.
2. Lewis Hamilton (2008, 2014, 2015, 2017, 2018, 2019, 2020)
2022 sezonunun başından bu yana, Lewis Hamilton’ın kariyerinin son bölümü, mirasını kısmen gölgeledi. Ferrari’deki ikinci sezonunun ardından, neredeyse on yıl boyunca listenin zirvesinde hak iddia eden Hamilton, bu sıralamada ikinci sırada yer aldı. Son yıllarda George Russell ve Charles Leclerc’e karşı zorlanması, geçmişteki muazzam başarılarını gölgede bırakmamalı. Üstün hızı, yarış zekası ve yağmur performansıyla F1’in en eksiksiz pilotlarından biri olarak anılıyor.
1. Jim Clark (1963, 1965)
Birçok motor sporları otoritesine göre Jim Clark, yalnızca en iyi Britanyalı değil, tüm zamanların en büyük pilotu olarak gösteriliyor. Colin Chapman ile oluşturduğu ikili, spor tarihinin en çok konuşulan ortaklıklarından biri. Olağanüstü hızı, akıcılığı ve araca olan hassas yaklaşımıyla kendi döneminin standartlarını belirledi. Erken yaşta hayatını kaybetmesine rağmen, aradan geçen yaklaşık 60 yıla rağmen F1 dünyasında saygıyla anılmaya devam ediyor.
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/every-british-f1-world-champion-ranked/

