Formula 1’de orta grup mücadelesi, genellikle ilk dört takımın gölgesinde kalsa da, şampiyonadaki beşincilik savaşı her geçen hafta daha da kızışıyor. Racing Bulls ve Alpine arasındaki çekişme, çoğunlukla küçük puanlar için gerçekleştiğinden, kötü bir hafta sonunun telafisi oldukça zorlaşıyor.
Alpine, sezonun güçlü başlangıcının ardından performans kaybı yaşamış ve Zandvoort’a yaklaşık iki-üç ondalık saniye kazandıracağı öngörülen bir güncelleme paketiyle geldi. Ancak bu güncellenmiş parçalar yalnızca bir araç için yeterliydi ve Pierre Gasly bu yeniliklerden faydalanan isim oldu. Sprint hafta sonu formatı nedeniyle, yeni paketin potansiyelini tam olarak ortaya koymak için yeterli sürüş yapılamadı. Gasly ile eski paketle yarışan Franco Colapinto arasındaki hafta sonu boyunca kaydedilen farklar ise şu şekilde oldu:
Colapinto’nun Gasly’ye Karşı Zaman Farkları
Serbest Antrenman 1
+0.915 sn
Sprint Sıralama
SQ1: +0.641 sn
SQ2: +0.719 sn
Colapinto SQ3’e kalamadı; Gasly 9. sırada, Colapinto 14. sırada yer aldı.
Grand Prix Sıralama Turları
Q1: +0.207 sn
Q2: +0.184 sn
Her iki pilot da Q3’e kalamadı; Gasly 11., Colapinto 14. oldu.
Hafta sonu ilerledikçe Colapinto, Gasly ile arasındaki farkı Alpine’in güncellemeden beklediği yaklaşık iki ondalık saniyeye kadar düşürdü. Ancak takım, üç ondalık saniyelik bir kazanım umuyordu ve bu paketi “büyük bir güncelleme” olarak değerlendirmişti.
Alpine’in Zandvoort’a Getirdiği Güncellemeler
Ön kanatta belirgin bir değişiklik gözlemlenmiyor. Muhtemelen sezon başında yapılan revizyonun ardından, bu güncellemeler daha çok arkaya doğru hava akışını optimize etmeye odaklanıyor. Ön kanat paketinde ise üst yatay kanatçık ile dışa yönlendirme kanadının (kırmızı elips ile işaretli) endplate yüzeyine oldukça entegre şekilde yerleştirildiği görülüyor. Bu tür entegre tasarımlar, ayrı bir parça olarak eklenmiş çözümlere kıyasla daha verimli çalışıyor.
Radyatör hava girişleri, alt profili biraz yükseltilerek ve yan bölümü hafifçe genişletilerek yeniden konumlandırılmış. Bu değişiklik, sidepod altı oyuntunun artırılmasını ve genel olarak daha geniş bir yapının elde edilmesini sağlamış. Ayrıca, hava girişi alanı biraz küçültülmüş olabilir. Soğutma için kullanılan hava akışı, yere basma kuvveti üretiminde kullanılmadığından, bu noktada her zaman bir denge gözetiliyor.
Sidepod profili ise yandan bakıldığında oldukça değişmiş durumda. Aşağıdaki görselde noktalı çizgiyle gösterilen bu değişim, Alpine’i diğer takımların konseptlerine daha yakın bir noktaya taşımış. Arka bölümdeki şişkinlik kaldırılarak, şanzımanı çevreleyen iç gövde ile arka lastiğin iç yan duvarı arasındaki hava akışı iyileştirilmiş. Bu sayede, difüzörün üst yüzeyine daha fazla hava yönlendirilerek performans artışı sağlanıyor.
Bu değişimin yapılabilmesi için sidepod altındaki soğutma sisteminde de mekanik revizyonlara gidilmiş. Radyatör hava girişi, alt ön kenarı daha geride olacak şekilde oyulmuş. Araç belirli bir hıza ulaştığında, radyatöre yönlendirilen hava akışı çekirdeği geçmek istemeyebiliyor ve bu yeni konumlandırma, havanın sidepod altındaki oyuntuya daha tutarlı şekilde yönlendirilmesini sağlıyor.
Artan oyuntu sayesinde bargeboard ve bargeboard alt plakası da revize edilerek daha etkili kullanılabiliyor. Montaj ayağı (camgöbeği ile işaretli) artık çift elemanlı bir yapı haline getirilmiş ve hava akışını sidepod altındaki oyuntuya doğru yönlendiren bir akış yönetim elemanı olarak görev yapıyor.
Üç yatay bargeboard kanadının (yeşil, fuşya ve sarı ile işaretli) yan profili de değiştirilmiş ve artık daha uzun olup, sidepod altındaki artan oyuntuya kadar uzanıyor. En alttaki kanat (sarı ile işaretli) artık iki elemanlı bir yapı haline gelmiş ve bu, alt plakanın dış kenarının yukarı kıvrılan bölümünün (mavi ile işaretli) daha etkili çalışmasını sağlıyor.
Araç tabanının bu ön köşesinin küçük bir difüzör gibi çalışması, ana difüzörün performansı açısından da fayda sağlıyor. Buradaki hava akışının ve ön lastiğin arkasında oluşan türbülanslı akışın verimli şekilde yönetilmesi, taban dış kenarlarının aerodinamik olarak daha iyi ‘izole’ edilmesine olanak tanıyor. Böylece, ana difüzörün altından geçen hava hızı artırılarak, basınç düşüyor ve yere basma kuvveti yükseliyor.
Arka lastiklerin önündeki bu alan, difüzörün verimliliği açısından kritik öneme sahip. Amaç, arka lastik dönerken pist yüzeyine temas ettiğinde yer değiştiren hava akışını yönetmek. Bu akış doğru yönetilmezse, bir kısmı difüzör bölgesine çekilerek difüzör hacmini ve verimliliğini azaltabiliyor.
Daha uzun yan kanatlar (mavi ve yeşil ile işaretli), hava akışının daha erken dışa yönlendirilmesini sağlıyor ve bu da hem dışa yönlendirme etkisini artırıyor hem de içe yönlenmeyi azaltıyor.
Çift elemanlı bir kanadın tek elemanlıya göre daha etkili olması gibi, çift elemanlı egzoz akış yönlendirme kanadı (camgöbeği ile işaretli) da verimliliği artırıyor. Bu egzoz akış yönlendirme kanadı, çarpışma kutusuna monte edilen kutu şeklindeki yönlendirme kanadı (yeşil ile işaretli) ile birlikte çalışarak, difüzörün orta bölümündeki hava akışının tutarlılığını artırıyor ve taban ile difüzör performansını iyileştiriyor.
Tüm bu yenilikler, Alpine’in Racing Bulls ve diğer yakın rakiplerinin önüne geçmesini sağlayacak mı? Çoğu güncellemenin, Alpine’i diğer takımların sezon başından beri kullandığı seviyeye getirdiği göz önüne alındığında, bunun kolay olmayacağı değerlendiriliyor. Yeni teknik kurallarda asıl zorluk, ilk günden itibaren doğru konsepti yakalayabilmekte yatıyor; geriden gelmek ise hem zaman hem de bütçe açısından daha maliyetli oluyor. Bu nedenle, mevcut sezonda bütçe sınırı yönetimi, araç geliştirmeden daha da önemli bir hâle geliyor.
Alpine’in bu güncelleme paketini her iki araca da uygulayıp, planlandığı gibi çalıştırabilmesi durumunda önümüzdeki yarışlarda nasıl bir performans göstereceği merakla bekleniyor.
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/will-this-big-upgrade-swing-a-key-f1-fight-gary-andersons-take/

