Formula 1’in 2026 Aktif Aerodinami Kuralları, Ön Kanat Ayarını Gündeme Getiriyor: Geçmişte de Kullanılmıştı
Formula 1’in 2026 sezonunda yürürlüğe girecek aktif aerodinami düzenlemeleri kapsamında, pilotlar düzlük ve viraj modları arasında geçiş yaparken ön kanat açısını da değiştirebilecek. Ancak bu uygulama, F1 tarihinde ilk kez kullanılmayacak; benzer bir sistem 2009 ve 2010 sezonlarında da kurallar dahilindeydi.
2009: Ayarlanabilir Ön Kanat ve Overtaking Working Group’un Rolü
2009 yılında yürürlüğe giren ve “ince” aerodinami kuralları olarak anılan düzenlemeler, Overtaking Working Group’un (OWG) çalışmaları sonucunda ortaya çıktı. 2007’de kurulan ve McLaren’dan Paddy Lowe, Ferrari’den Rory Byrne, Renault’dan Pat Symonds ile FIA’dan Charlie Whiting’in yer aldığı OWG, geçişleri kolaylaştıracak kuralların geliştirilmesini hedefliyordu.
Bu, Formula 1’in geçiş sorununu çözmek için tüm takımların birlikte hareket ettiği ilk kapsamlı girişim oldu. 10 takımın her biri projeye beş haneli bir bütçe ayırırken, Fondtech rüzgar tünelinde iki araçlı testler gerçekleştirildi. Sonuç olarak daha dar ve yüksek arka kanat, “kar küreme” tipi ön kanatlar ve karmaşık aerodinamik cihazların kullanımını sınırlayan ciddi geometrik kısıtlamalar getirildi.
Ayarlanabilir Ön Kanat Sistemi Nasıl Çalışıyordu?
2009 kurallarıyla birlikte “pilot tarafından ayarlanabilir gövde aksamı” da tanıtıldı. Bu sistem, ön kanadın üst flapının açısının altı derece aralığında, varsayılan pozisyona göre +/– üç derece değiştirilebilmesine imkân tanıyordu. Ayar, sadece pilotun düğmeye basmasıyla ve tur başına en fazla iki kez yapılabiliyordu.
OWG’nin çalışmaları, bir aracın önünde giderken yere basma kuvveti kaybının %20–30 seviyelerinde olduğunu gösterdi. Bu nedenle, takipte kalan pilotun ön kanat açısını artırarak bu kaybı telafi etmesi hedeflendi.
Performans kaybını azaltmak için farklı seçenekler değerlendirildi; sensörlerle anlık yere basma kuvveti kaybını ölçerek dinamik olarak çalışan vakum fanları gibi sıra dışı çözümler dahi masaya yatırıldı.
Ancak sistemin dezavantajları da vardı. Hareket mekanizması genellikle ön kanat uç plakalarında yer alıyordu ve bu, tasarım özgürlüğünü belirli ölçüde kısıtlıyordu.
Beklenen Etki Sağlanamadı
Ön kanat ayarının takipte kalma performansını artırmadaki etkisi oldukça sınırlı kaldı. Mekanizma daha çok sürüş bölümü boyunca araç dengesini ayarlamak amacıyla kullanıldı. 2010’da yakıt ikmali yasaklanınca, bu özellik denge ayarı açısından daha da önemli hale geldi. McLaren pilotu Jenson Button, sezon sonunda ayarlanabilir ön kanadın kaldırılmasından duyduğu memnuniyetsizliği dile getirdi.
Button, 2010 sonunda şu ifadeleri kullandı:
“Ne yazık ki ayarlanabilir ön kanadı kaybediyoruz, bu da dengeyi çok zorlaştıracak. Yarışın başında 150 kg, sonunda ise 5 kg yakıtla gidiyoruz, bu da aracın dengesini çok değiştirecek ve bizim için zorlaştıracak. Birçok aracın fazla önden veya arkadan kaydığını göreceksiniz ve bunu değiştiremeyecekler.”
DRS’nin Gelişi ve Ön Kanat Sisteminin Sonu
Ayarlanabilir ön kanat sistemi, 2011 sezonu öncesinde kaldırıldı ve yerine DRS (Drag Reduction System) getirildi. DRS sayesinde pilotlar, yarışlarda belirlenen DRS bölgelerinde, önündeki araca bir saniyeden daha yakın olduklarında arka kanadın üst ve alt elemanları arasındaki açıklığı artırarak sürtünmeyi azaltabiliyorlardı. Bu sistem, 2025 sezonuna kadar kullanıldı.
Kısa ömürlü ayarlanabilir ön kanat sisteminin bugün pek hatırlanmaması, hedeflenen etkiyi yaratamamasından kaynaklanıyor. Bu durum, kural yapıcıların “kirli hava”da yere basma kuvveti kaybını azaltmak için uzun süredir çaba gösterdiğini, ancak fizik kurallarının zorlukları karşısında bunun ne kadar meşakkatli bir hedef olduğunu da ortaya koyuyor.
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/when-f1-last-had-adjustable-front-wings-and-why-it-didnt-work/

