Ferrari Sürücü Akademisi’nin Hedefi: Sadece F1 Pilotu Değil, Gerçek Bir Scuderia Ferrari Sürücüsü Yetiştirmek
Ferrari, Sürücü Akademisi’nden yalnızca herhangi bir Formula 1 pilotu çıkarmayı değil, doğrudan Scuderia Ferrari takımına ait, DNA’sında Ferrari ruhunu taşıyan pilotlar yetiştirmeyi amaçlıyor. Ferrari Sürücü Akademisi’nin başındaki Marc Gené, GPblog’a verdiği özel röportajda, programın sadece hızdan ibaret olmadığını ve neden bir yıldız ismi transfer etmekten çok daha ekonomik olduğunu detaylarıyla anlattı.
Red Bull Racing, Mercedes, McLaren, Aston Martin ve Alpine gibi neredeyse tüm Formula 1 takımları, motor sporlarının zirvesine ulaşacak pilotları alt serilerde geliştirip parlatmak için kendi genç sürücü programlarını oluşturmuş durumda.
Gené, Ferrari’de bu programın oluşturulmasının ardında net bir vizyon olduğunu vurguluyor. Akademi, yetenekli genç pilotlara kapsamlı eğitim, sponsorluk desteği ve fiziksel gelişim imkânları sunuyor. Mevcut Formula 1 pilotları Oliver Bearman ve Charles Leclerc’in “mezun” olarak başarıya ulaşması, Ferrari Sürücü Akademisi’nin şimdiden meyvelerini verdiğinin bir göstergesi. Peki, Ferrari bunu nasıl başarıyor?
“Düşündüğünüzde, bu aslında mantıklı bir yaklaşım. Genç pilotlara erken yatırım yapmak çok mantıklı,” diyor Gené. “Bu sayede ihtiyaç duyduğu tüm özelliklere sahip bir pilot yetiştirebiliyorsunuz. Gerçek anlamda 360 derecelik bir program uyguluyoruz.”
Ferrari Neden Genç Pilotlara Yatırım Yapıyor?
“Tabii ki bakılan ilk şey hız, ancak günümüzde Formula 1’de başarıya ulaşmak için artık sadece hız yeterli değil. Yine de saf hız olmadan da bu çok zor,” ifadelerini kullanan Gené, şöyle devam etti: “Ferrari olarak geliştirme programı başlatan ilk takımlardan biriydik. Pilotun mental yönü üzerinde de çalışabiliyoruz. Formula 1 ve genel olarak motor sporları, mental açıdan da büyük bir mücadele. Pilotların zihinsel gelişimine çok zaman ayırıyoruz. Sağlık risklerini konuşuyor, beslenme ve fiziksel antrenman konularını işliyor, mental yönlerini güçlendiriyoruz.”
“Akademide mühendislerimizle birlikte eğitim modellerimiz de var. Bu süreçte, pilotun Formula 1 seviyesine uygun olup olmadığını net şekilde görebiliyoruz. Her alanda iyi olup olmadığını analiz ediyoruz. Eksik olduğu noktaları ise geliştiriyoruz.”
“Bizim için Charles elbette en iyi örnek—ve şimdi Oliver da öyle. Onların ne kadar iyi olduklarını biliyoruz ve daha da iyi olabileceklerine inanıyoruz. Zayıf yönleri üzerinde çok genç yaşlardan itibaren çalışıyoruz.”
Ferrari Akademisi Neden Bir Yıldız Transferinden Daha Ekonomik?
“Bence artık birçok Formula 1 takımı, bu yaklaşımın ne kadar verimli olduğunu fark etti. Elbette bir yatırım, maliyeti var ama (gelişim programı) her zaman tecrübeli bir pilota yatırım yapmaktan daha ucuz olacaktır. Bu yüzden bunu yapmak çok mantıklı,” diyen Gené, Ferrari’nin genç pilotlara yatırımının arkasındaki ekonomik mantığı da açıkladı.
Peki, Ferrari’nin desteği pilotlar Formula 1’e ulaştığında nasıl devam ediyor? Gené bu soruya şu yanıtı veriyor: “Doğal olarak, bu destek giderek azalıyor. Formula 1 takımlarının zaten akademide sunduğumuz tüm imkanlara sahip ekipleri var. Mental koç, fiziksel antrenman gibi destekler mevcut. Takımlar bu alanlarda bizim desteğimize ihtiyaç duymuyor.”
“Yine de Oli ile düzenli olarak iletişim kuruyoruz; nasıl gittiğini, nerede yardımcı olabileceğimizi konuşuyoruz. Ama Formula 1’e adım attıktan sonra desteğimiz devam etse de, bu giderek azalıyor.”
“Bir kişi, Oli’nin gelişimini yakından takip ediyor çünkü programın amacı sadece Formula 1 pilotu yetiştirmek değil. Amaç, Scuderia Ferrari için Formula 1 pilotu yetiştirmek. Hedefimiz genel anlamda Formula 1 pilotu çıkarmak değil. Oli ile bu hedef henüz gerçekleşmedi. Umarım Ferrari’ye transfer olursa, o zaman hedefimize ulaşmış olacağız. Sürücü Akademisi’nin nihai amacı da bu.”
Kaynak: GP Blog // https://www.gpblog.com/en/interview/why-ferrari-prefers-to-grow-its-own-talent-rather-than-buy-a-ready-made-star

