Japonya GP’si Öncesi Suzuka’da 2026 F1 Araçlarıyla İlgili Dikkat Çeken Detaylar
Japonya Grand Prix’si sonrası takvimin uzunca bir süre boş kalacak olmasına rağmen, Formula 1 takımları 2026 araçlarında performans artışı yakalamaya şimdiden başladı. Cuma günü Suzuka’da gerçekleştirilen iki saatlik serbest antrenmanların ardından, pist üstündeki veriler ve sürücülerin açıklamaları ışığında öne çıkan başlıklar şöyle:
McLaren ve Mercedes Arasında Enerji Kullanımı Farkı
McLaren ve Mercedes aynı güç ünitesini kullanıyor olsa da, Japonya’da enerji yönetimi konusunda tamamen farklı stratejiler izliyor. Oscar Piastri’nin, Mercedes pilotu Kimi Antonelli’nin önünde Cuma gününü lider kapatmasının ardından, iki takımın batarya kullanımında farklı yaklaşımlar benimsediği ortaya çıktı.
McLaren, start-finiş düzlüğünde tam güç kullanarak 1. virajda önemli bir avantaj elde ederken, Mercedes ise Spoon’dan 130R’a kadar olan arka düzlükte enerji kullanımını saklayarak McLaren’e yaklaşmayı tercih etti. Fark ise şikan çıkışında ortaya çıktı; McLaren burada bataryadan ek güç elde edebilirken, Mercedes sıklıkla yeniden şarj limitine takıldı. Benzer tur zamanlarına ulaşan iki takımın bu farklı yaklaşımı, yarışta “yo-yo” tarzı bir mücadeleye kapı aralayabilir ve McLaren’in pazar günü Mercedes’e zorluk çıkarma potansiyelini artırabilir.
2026 F1 Kuralları Suzuka’yı Nasıl Değiştirdi?
Oscar Piastri’nin Cuma günkü en hızlı turunun araç kamerasından izlenmesi, Avustralya’daki gibi aşırı enerji toplama, “super clipping” ve ani yavaşlamaların Suzuka’da yaşanmadığını gösterdi. Takımların güç ünitesi karakteristiklerine ve enerji toplama/dağıtma stratejilerine göre farklılıklar olsa da, Cuma gününün en iyi turunda Piastri’nin McLaren’ı 1. viraja yaklaşırken maksimum hıza ulaşıyor, Esses bölümünde ise daha düşük bir tempoyla ilerliyor.
Degner 1’e yaklaşırken belirgin bir yavaşlama gözlenirken, Spoon’un ilk bölümü artık ikinci bölüme hazırlık için bir yavaşlama noktası haline gelmiş durumda. 130R’dan şikana kadar ise araçlar adeta “boşta” ilerliyor ve bu bölümde güç kaybı en net şekilde hissediliyor. Enerji toplama limitinin 9MJ’den 8MJ’ye indirilmesiyle durumun daha kötü olmasının önüne geçildiği ifade edilirken, George Russell FIA’nın bu konuda daha fazla adım atabileceğini savundu.
Carlos Sainz ise, yeni nesil F1 araçlarının motorlarının pist üstü görüntüsünü olumsuz etkilediği görüşünü sürdürüyor. Sainz, özellikle araçların bataryayı düzlükler için saklamak amacıyla Esses bölümünde yalnızca içten yanmalı motorla ilerlemesinin temel bir sorun olduğunu düşünüyor. Sainz, “Çin’de yaşanan sorunlar devam ediyor. Her takım bataryayı düzlüklerde kullanmak için Esses’te dağıtıma gitmemeyi seçti. Bu yeterli değil, eskisi kadar iyi değil. Felaket mi? Hayır, ama Formula 1’in olması gerektiği gibi de değil. Birkaç küçük ayarla bu seviyenin daha da iyileştirilebileceğini umuyorum.” dedi.
Red Bull Yine Orta Gruba Takıldı
Red Bull başmühendisi Paul Monaghan, takımın üst üste ikinci hafta sonu orta grupta kalışını “Bizim ve Max’in kendimize koyduğu standartlara uygun değil” sözleriyle özetledi. Monaghan, Suzuka’daki RB22’de “yanlış giden birkaç noktanın” tespit edildiğini ancak sıralama turlarına kadar çözülüp çözülemeyeceğinin belirsiz olduğunu belirtti.
Red Bull, serbest antrenmanlarda farklı ayarları denerken, Max Verstappen “Bugün iki uç noktayı denedik, birinden diğerine geçtik ama ikisi de işe yaramadı” dedi. Verstappen, özellikle ilk sektörün takımın ana zayıf noktası olduğunu, burada çok sayıda viraj bulunmasının, Red Bull’un ilk üç takıma göre aerodinamik yük eksikliğini daha da belirginleştirdiğini ifade etti.
Takım Suzuka’ya yan etek, taban ve motor kapağı güncellemesi getirdi ve bu parçalarda bir sorun yaşanmadı. Ancak Monaghan, “Aracın başka alanlarında hâlâ memnun olmadığımız noktalar var ve bunları yarına kadar düzeltmemiz gerek.” dedi.
Alpine’in ‘Yaralı’ Hali Yeniden Ortaya Çıktı
Alpine’in Çin’de Haas ile birlikte orta grubun zirvesine yükselmesi, A526’nın kendi tanımlarıyla taşıdığı ciddi aerodinamik ‘yarayı’ unutturmuştu. Bu sorun, yüksek hızlı virajlarda fazla önden kayma olarak kendini gösteriyor ve Çin’in düşük-orta hızlı viraj ağırlıklı yapısı bu zaafı gizlemişti.
Suzuka’daki yüksek hızlı virajlarla birlikte Alpine’in ana zayıflığı yeniden gün yüzüne çıktı ve takım orta grubun arkasına geriledi. Bir turda Williams’ın gerisinde kalma riski bulunan Alpine’de, yönetici Steve Nielsen bu durumun güçlü yarış temposuna rağmen sıralama turlarında araçların gridde dezavantajlı konuma düşmesinden endişe ediyor.
Nielsen, “Birinci sektörde çok zaman kaybediyoruz, bunu düzeltmemiz gerek. Bunu başarabilirsek iyi bir sıralama turu geçirebiliriz. Ancak yarış temposunda Audi ve Haas ile rekabetçi durumdayız. Tek tur temposu ise önemli, yarışa ön sıralardan başlamak istiyoruz. Yarışın yarısını ilk 10’a girmeye çalışarak geçirmek istemem.” ifadelerini kullandı.
Verstappen’in Yaşadığı Sorun 2026 Motorlarının Açığını Gösterdi
Max Verstappen, ikinci antrenmanda Red Bull’un güç kaybetmesiyle kısa süreli bir endişe yaşadı. Dört kez dünya şampiyonu pilot, bunun 2026 motor konseptinde bir “açık” olduğunu söyledi. Verstappen, FP2’nin ilk üçte birlik bölümünde hızlı tur atan bir aracı geçmek için yavaşladığında “takılı kaldığını”, ilk sektörde güç alamadığını ve bir süre sonra aracın tekrar güç kazandığını belirtti.
Bu durumun, Verstappen’in ifadesiyle “FIA ayarı” ile ilgili olduğu, motor devrinin çok düşmesi halinde belirli bir süre boyunca güç sağlanmadığı ortaya çıktı. Verstappen, “Genellikle yavaş giderken ve hızlı tur atan birine yol vermeye çalışırken vites küçültmeyi yeterince hızlı yapmazsanız, güvenlik moduna giriyorsunuz ve tekrar güç gelmesi 10-20 saniye sürebiliyor.” dedi.
Williams Q1’den Çıkabilir… Ancak Yarış Temposunda Sıkıntı Var
Williams FW48’in bu yıl sıralama turlarındaki en iyi derecesi 17’ncilik ve Q1’in en üst sırası oldu. Sadece Avustralya’da ikinci bölüme çıkabilmişti ve bu da büyük ölçüde özel koşullar sayesinde gerçekleşmişti. Carlos Sainz, perşembe günü Williams’ı “arafta” olarak tanımlamış ve benzer bir performans beklediğini söylemişti. Ancak Alex Albon, ikinci antrenmanda sekizinci en hızlı isim olurken, takım arkadaşı da sadece bir ondalık gerisindeydi.
Albon, “Bu sekizincilik muhtemelen yarın olacağımızdan biraz daha iyi bir yer, ama en azından olumlu olan şu ki araç daha iyi hissettiriyor.” açıklamasında bulundu. Çin’de yaşadığı sorunların çözüldüğünü belirten Albon, asıl sorunun Williams’ın uzun sürüşlerdeki temposu olduğunu ifade etti. Yüksek yakıtla yapılan sürüşlerde Williams, orta grup içindeki yerini koruyamıyor ve araç hâlâ fazla kilolu.
Sainz ise, “Düşük yakıtla kısa sürüşlerde orta grubun içinde yer alabildik. Maalesef yüksek yakıta geçtiğimizde tekrar ciddi şekilde geriye düştük. Takım olarak düşük yakıtla neden daha rekabetçi olduğumuzu ve yüksek yakıtta neden Çin’deki seviyeye hatta daha kötüye döndüğümüzü analiz etmemiz gerek.” dedi.
Cadillac’ın İlk Büyük Güncellemesi İşe Yaradı
Cadillac, Formula 1’e adım attığı ilk sezonda istikrarlı bir şekilde dikkat çekmeye devam ediyor. Japonya Grand Prix’sinin ilk gününde yaşanan Sergio Perez ve Albon çarpışması dışında, takım oldukça sorunsuz bir gün geçirdi.
Perez bu nedenle ikinci antrenmanda zaman kaybederken, takım arkadaşı Valtteri Bottas günü “şimdiye kadarki en iyi yarış hafta sonu günü” olarak tanımladı. Bottas, liderin 2.4 saniye gerisinde kaldı ve “Önümüzdeki tüm araçlara biraz daha yaklaştık gibi görünüyor. Bugün ilk defa hiçbir sorun yaşamadık, tamamen performansa ve ayar çalışmalarına odaklandık. Hem tek turda hem de yarış temposunda hâlâ Williams’ın gerisindeyiz ama Aston Martin’in önündeyiz.” dedi.
En cesaret verici gelişme ise, Cadillac’ın ilk büyük Formula 1 güncellemesi olan modifiye difüzörün performansa olumlu katkı sağlaması oldu. Mühendislik danışmanı Pat Symonds, “Önümüzdeki yarışlarda performans artışı bekliyoruz ve Cadillac’ın orta gruba olan farkı kapatmaya devam edeceğinden makul derecede umutluyuz.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/f1-japanese-gp-2026-friday-practice-things-we-learned/


