Oscar Piastri’nin Japonya’daki serbest antrenmanlarda kaydettiği en hızlı tur zamanı, yalnızca Mercedes’i geride bırakmasıyla değil, bu sonucun nasıl elde edildiğiyle de dikkat çekti.
Yeni Formula 1 sezonuna zorlu bir başlangıç yapan McLaren, Suzuka’da (en azından tek turda) hem şasi hem de enerji yönetimi yaklaşımıyla daha iyi bir görüntü sergiliyor.
Ancak asıl dikkat çeken nokta, geçişin hâlâ oldukça zor olduğu ve lastik aşınmasının da çok yüksek olmadığı bir pistte, McLaren’ın hızını nasıl elde ettiği oldu.
Lider McLaren ile Mercedes pilotu Kimi Antonelli arasındaki 0.092 saniyelik fark, tur boyunca küçük farklılıklardan değil, tamamen farklı bir enerji yönetimi stratejisinden kaynaklanıyor. Bu durum, sıralama turları ve yarış için ilgi çekici bir tablo oluşturabilir.
GP-Tempo’nun yayınladığı telemetri verilerine göre, en hızlı iki tur, batarya kullanımında tamamen zıt iki yaklaşımın ürünü olarak öne çıkıyor.
McLaren, şikan çıkışında enerjiyi kullanmayı tercih ederek, start-finiş düzlüğünde 20 km/sa’den fazla bir maksimum hız avantajı elde ediyor.
Bu sayede Piastri, birinci virajda çok daha hızlı olup, Esses bölümüne girerken Antonelli’nin yaklaşık 0.5 saniye önünde yer alıyor.
Bu noktadan sonra Mercedes, McLaren’ın avantajını adım adım azaltıyor ve Antonelli, saç tokası virajında farkı 0.2 saniyeye indiriyor.
Fark, Spoon virajına kadar sabit kalıyor. Burada McLaren, 130R’a kadar olan bölümde daha fazla enerji kullanmayı seçiyor.
Piastri’nin en yüksek hızı burada 321 km/sa’ye ulaşıyor; Mercedes ise 330 km/sa’ye kadar çıkıyor ve iki araç şikan öncesi yaklaşık 10 km/sa’lik bir farkla ilerliyor.
Bu durum, şikana girerken Mercedes’i çok az öne geçiriyor, ancak McLaren kalan batarya gücünü kullanarak çizgiye önde ulaşıyor.
Pistte uygulanan farklı taktikler ve araçlar arasındaki hız değişkenliği, McLaren’ın yarışta öne geçmesi halinde Mercedes’e ciddi anlamda zor anlar yaşatabileceğine işaret ediyor.
Her ne kadar uzun sürüş temposu McLaren’ın burada kalmasına yetmeyebilir gibi görünse de, geçişin kolay olmadığı bir pistte Mercedes’e sorun çıkartabilme potansiyeli, McLaren’ın sürpriz yapma ihtimalini artırıyor.
Pistin Gelişimi Faktörü
Ancak tüm bu tablo, Mercedes’in gerçek potansiyelinin Cuma günü pistin kirli olması nedeniyle tam olarak ortaya çıkmamış olabileceği gerçeğiyle birlikte değerlendirilmeli.
2026 kurallarının getirdiği önemli yeniliklerden biri de, hafta sonu boyunca pist tutuşu arttıkça enerji geri kazanımının zorlaşması. Çünkü fren noktaları daha geçe, virajlar ise daha hızlı hale geliyor.
Cuma günü Japonya’da özellikle George Russell’ı geri tutan faktörlerden biri, turunun sonuna gelmeden önce enerji geri kazanım limitine ulaşmasıydı. Bu da, şikan çıkışında ekstra enerji kullanamaması anlamına geliyordu.
Değişen pist koşulları enerji geri kazanımını zorlaştırırsa, Russell’ın tur boyunca enerji yönetimi daha dengeli hale gelecek ve bu da McLaren karşısında avantaj sağlamasına yardımcı olacak.
Mercedes’in Cuma akşamı odaklandığı temel konu, pistin sıralama turlarında hangi seviyeye ulaşacağını öngörmek ve enerji yönetimini buna göre en iyi şekilde ayarlamaktı.
Yardımcı takım patronu Bradley Lord, “Enerji yönetimiyle ilgili olarak, Q3’te, hafta sonunun zirvesinde neyle karşılaşacağınızı anlamaya çalışıyorsunuz.” dedi.
“Bu da hafta sonunun başlarında bazı tavizler verilmesine yol açabiliyor.”
“Bunlardan biri de Spoon virajındaki sürüş stili. George, Kimi’ye kıyasla turda daha erken maksimum enerji geri kazanım limitine ulaşıyordu ve bu da son virajdan çıkışta ona zaman kaybettiriyordu.”
McLaren, Cuma günkü performansın Pazar günü hiçbir garanti sunmadığını çok iyi biliyor.
Uzun sürüş temposu hâlâ Mercedes’in gerisinde ve Ferrari’nin de Cuma günü tam potansiyelini göstermediği düşünülüyor.
McLaren ayrıca, sezonun açılış yarışında Avustralya’da Piastri’nin ilk günün en hızlı ismi olmasına rağmen, hafta sonunda Mercedes’in baskın bir performans sergilediğini de unutmuyor.
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/the-surprising-data-revealing-where-mclaren-diverges-from-mercedes/


