Ferrari, Barselona’da Mercedes’ten daha mı hızlıydı? Yarış günü uygulanan farklı stratejiler ve lastik tercihleri nedeniyle bu sorunun yanıtı net olarak ortaya çıkmadı.
Bu pistte lastik aşınması oldukça yüksekti; normalde de zorlu olan koşullar 50 dereceyi bulan asfalt sıcaklığıyla daha da ağırlaştı. Hamilton’ın ikinci pit stopunun ardından orta hamur lastiklerle aradaki farkı hızla kapatabilmesi ise, lastik yaşındaki farkla kolayca açıklanabiliyor.
Ancak Hamilton’ın, sıralama turlarında George Russell’ın pole pozisyonuna sadece 0.064 saniye yaklaşabilmesi, Formula 1’in en teknik pistlerinden birinde SF-26’nın son güncellemeleriyle birlikte Mercedes’in güç dezavantajına rağmen performans olarak kesinlikle zirvede olduğunu gösteriyor.
Bu güç dezavantajı, sezonun ilk beş yarışında F1’in “Ek Geliştirme ve Yükseltme Fırsatları” (ADUO) sistemine dahil edilen dönemde göründüğünden daha küçük olabilir.
Ferrari, ADUO sistemi sayesinde bu sezon için iki güncelleme hakkı kazandığından, Barselona’da içten yanmalı motoru tam kapasiteyle kullanmamak için hiçbir sebep yoktu.
Ancak iki aracın sıralama turlarındaki GPS verilerine bakıldığında, Ferrari’nin elektrikli güç dağıtımının hâlâ Mercedes’e kıyasla daha erken azaldığı net şekilde görülüyor. Aradaki fark azalmış olsa da, yeni güncelleme paketiyle virajlarda daha hızlı olması bu farkın azalmasında etkili oldu.
Daha hızlı viraj çıkışları sayesinde elektrikli güç ünitesinin yapması gereken iş de azalıyor.
Ferrari’nin aniden zirveye yaklaşmasının nedenlerine bakıldığında, büyük aerodinamik güncellemenin mi yoksa motorun çalışma biçimindeki olası bir serbestliğin mi daha etkili olduğu kesin olarak belirlenemiyor.
Ancak net olan şu ki; Ferrari şu anda virajlarda en hızlı araç ve en iyi yere basma kuvveti dağılımına sahip. Ferrari’nin aracı tasarlama biçimi, bu avantajın aracın karakterine işlendiğini gösteriyor.
Diferansiyeli konumlandırma biçimiyle boyutsal kutuları benzersiz şekilde yorumlayan Ferrari, difüzörün arkasında ek bir gövde hacmine sahip oldu ve bu alana yere basma kuvvetini artıran, egzoz çıkışını engelleyici bir kanat yerleştirerek hava akışını arka kanada daha etkin yönlendirdi.
Ekstra gövde hacmi, difüzörü daha büyük hale getirirken, egzoz çevresindeki bu yenilikle birleşince araca ciddi bir yere basma kuvveti kazandırdı.
Barselona’daki güncelleme ise, bu güçlü arka bölgeye önden daha sağlam bir hava akışı sağladı. Ferrari’nin neredeyse tüm virajlara giriş hızı, diğer tüm araç ve takımlardan daha yüksekti.
Tüm bu gelişmeler, McLaren’ın son şampiyonu Lando Norris’in şu ifadeyi kullanmasına yol açtı: “Şu an Ferrari’nin daha iyi bir motoru olmamasına şanslıyız. Eğer daha iyi bir motorları olsaydı, rakip tanımazlardı.
“Şu anda viraj performansı açısından pistteki en iyi araç onlar. Biz onlara yaklaşamıyoruz bile.
“Eğer motor tarafında gelişim kaydederlerse, herkesi zor durumda bırakacaklar.”
Ve eğer motor tarafında gelişim kaydederlerse…
Kulislere göre Ferrari, Avusturya’daki bir sonraki yarışta önemli bir güç ünitesi güncellemesi getirmeye hazırlanıyor. Ayrıca Zandvoort/Monza döneminde daha büyük bir turbo içeren bir güncelleme daha planlanıyor.
Ferrari, bu ikinci güncellemenin ardından mevcut Mercedes güç ünitesiyle güç açısından dengeye ulaşacağına inanıyor.
Öte yandan ADUO, Mercedes’e ise bu yıl için tek bir güncelleme hakkı tanıdı.
Mercedes, güç ünitesi geliştirmesini bir güncelleme hakkı olacağı varsayımıyla planlamamıştı. Oysa Ferrari, Avusturya’da güncelleme çıkarabiliyorsa bunu önceden öngörerek hazırlık yaptı.
Bu nedenle, Mercedes’in güncellemeyi zamanında yetiştirip yetiştiremeyeceği ve bu güncellemenin Ferrari’nin aerodinamik etkinliğini aşacak kadar güçlü olup olmayacağı, sezonun ikinci yarısının gidişatını belirleyecek gibi görünüyor.
Ancak Ferrari, şimdiden öyle etkileyici bir paket ortaya koydu ki, sezonun bitimine daha çok yarış varken Kimi Antonelli ile Hamilton arasındaki 41 puanlık fark kapanmayacak gibi durmuyor.
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/upcoming-ferrari-engine-upgrades-could-decide-f1-title/

