Alpine, Japonya Grand Prix’sinin ardından sosyal medyada aldığı “nefret” mesajları üzerine taraftarlara açık bir mektup yayımladı.
Geçtiğimiz hafta sonu Suzuka’da gerçekleşen yarış, Alpine pilotu Franco Colapinto ile Haas pilotu Ollie Bearman arasında Spoon Curve’de yaşanan korkutucu kaza ile gündeme gelmişti. Kazada, Bearman Colapinto’nun aracını savunmak zorunda kalınca, aradaki 45 km/s hız farkı nedeniyle bariyerlere 50G şiddetinde çarptı. FIA, olayla ilgili herhangi bir ceza uygulamazken, Colapinto’nun aracının enerji toplama modunda olması nedeniyle oluşan hız farkının, ilgili paydaşlarla yapılacak görüşmelerde potansiyel kural değişiklikleri kapsamında değerlendirileceğini açıkladı.
Birçok pilot, yeni kurallar kapsamında böyle bir olayın yaşanabileceği konusunda daha önce uyarıda bulunduklarını belirterek, bu kazayı bir uyarı olarak değerlendirdi. Ancak olay, sosyal medyada Alpine ve pilotlarına yönelik ciddi bir tepkiye yol açtı. Takım, bu gelişmeler üzerine uzun bir açık mektup yayımlayarak yaşananlara açıklık getirdi.
Alpine, Colapinto’ya yöneltilen “nefret dolu mesajları” kınarken, Arjantinli pilotun aracına yönelik sabotaj iddialarına da yanıt verdi. Bu olaydan sadece haftalar önce, Çin Grand Prix’sinde Colapinto ile yaşadığı temas sonrası Haas pilotu Esteban Ocon’a, Colapinto taraftarları tarafından ölüm tehditleri gönderilmişti.
Alpine’in F1 taraftarlarına açık mektubu
“Değerli Alpine destekçileri ve Formula 1 taraftarları,
Japonya Grand Prix’sinin ardından çevrim içi ve sosyal medyada oluşan tepkileri inceledikten sonra, takım olarak taraftarlarımıza bazı noktaları açıklama ve gündeme gelen soruları yanıtlamamız gerektiğini düşünüyoruz. Ayrıca, yalnızca kendi pilotlarımıza değil, rakiplerimize ve Formula 1 ailesinin diğer üyelerine yöneltilen nefret ve hakaret içerikli mesajlara bir kez daha karşı çıkmak istiyoruz.
Takımımız daha önce de nefret söylemi, hakaret, tehdit veya çevrim içi zorbalığı kesin bir dille kınamış ve insanları sosyal medyayı sorumlu şekilde kullanmaya, topluluk kurallarına uymaya davet etmiştir.
Bu konudaki duruşumuz değişmemiştir. Sosyal medya, insanları bir araya getiren, deneyimlerin paylaşıldığı ve sağlıklı tartışmaların teşvik edildiği bir alan olmalıdır. Bu kadar rekabetçi ve karmaşık bir sporda, insanlar her zaman farklı görüşlere sahip olabilir, ancak tüm takım ve pilot taraftarlarının bunu nazik ve saygılı bir şekilde yapmasını teşvik ediyoruz.
Bu konu, belirli bir taraftar grubuyla ilgili değil; Formula 1 topluluğunun tamamının, hepimizin tutkuyla bağlı olduğu bu spordan keyif almasıyla ilgilidir.
Takım, Japonya’daki yarış sonrası Franco’ya yöneltilen nefret içerikli mesajları kınadığı gibi, Çin Grand Prix’sinde iki araç arasında yaşanan temas sonrası Esteban Ocon’a yöneltilen hakaret ve tehditleri de aynı şekilde kınamaktadır.
İki pilot da pistte pozisyon mücadelesi verirken sert şekilde yarıştı ve Esteban, yaşanan olayın sorumluluğunu tamamen üstlenerek Franco’dan hem medya alanında hem de sosyal medyada bizzat özür diledi.
Sonrasında yaşanan hakaretler, sporun ruhuna uygun değildi ve bu konuda daha önce tepki gösterilmemesi bir eksiklikti. Her türden hakaretin tüm pilotlara yöneltilmesi kabul edilemez ve özellikle takımın geçmişte çok şey vermiş, Grand Prix galibiyeti yaşamış bir pilota, takım taraftarlarının bir kısmından gelmesi ayrıca üzücüdür.
Aynı şekilde, Suzuka’da Ollie Bearman ile yaşanan olay sonrası Franco’ya yönelik nefret içerikli davranışları da kınıyoruz. Öncelikle, en önemli şey pilotların güvenliği ve sağlığıdır; neyse ki Ollie iyi durumda.
Bu araçların yüksek hız farkları, mevcut araçların karakteristiğidir ve FIA’nın da belirttiği gibi önümüzdeki haftalarda yakından incelenecektir.
FIA, yarış sırasında Franco ile Ollie arasında yaşanan olayı da inceledi ve herhangi bir ek işlem yapılmasına gerek olmadığına karar verdi.
Takım, kendi iletişim kanallarını yakından takip etmekte ve topluluk kurallarına uymayan yorumları denetlemek için çeşitli araçlar kullanmaktadır. Bu konuda Formula 1 ve FIA ile düzenli olarak iletişimde kalınmakta ve gelecekte bu tür olayların önüne geçmek için ortak çalışmalar yürütülmektedir.
Takım ve spor, yeni sezonun ilk üç yarışının ardından kısa bir araya girerken, bazı taraftarların iki aracımız arasındaki eşitlik konusundaki endişelerine de açıklık getirmek istiyoruz.
Takım, pistte iki en hızlı aracı bulundurmak ve her iki pilota da rekabetçi olma ve şampiyona için önemli puanlar alma fırsatı sunmak için çaba göstermektedir.
Bazen, yeni parçaların hızla araca entegre edilmesi ve üretim sürecinin dikkatli yönetilmesi gerektiğinde, bazı güncellemeler sadece belirli yarışlara getirilebilmektedir. Ancak bu, asla istenen bir yaklaşım değildir; çünkü bir parça performans artışı sağlıyorsa, her iki araçta da hemen kullanılmasını isteriz.
Bu yıl da durum değişmemiştir ve hem Pierre hem de Franco, Çin’de şanzıman bileşenlerinin değiştirilmesi nedeniyle düşük performans etkili bazı küçük parçalar dışında, aynı ekipmanla yarışmaktadır.
Franco bizim pilotumuzdur ve takım ona güvendiği gibi, o da takıma güvenmektedir. Bu, Franco’ya ve takım içindeki yerine olan bağlılığımızın göstergesidir; Pierre ile eşit şartlarda yarışmaktadır.
Franco’ya aynı aracı vermediğimiz veya sabotaj yapıldığı yönündeki iddialar tamamen asılsızdır. Bu nedenle takım olarak açıklama yapma gereği duyduk. Geliştirme yarışında bazen yeni güncellemeler önce bir araca gelebilir; bu durumda takım, taraftarları bilgilendirecek ve tamamen şeffaf olacaktır. Ancak her zaman hedefimiz, mümkün olduğunca güncellemeleri her iki araca da aynı anda getirmektir.
Takımın puan almamasının kendi çıkarına olmadığı açıktır ve kendi kendini sabote ettiği yönündeki iddialar, bu nihai hedefle bağdaşmamaktadır. Sezonun ilk yarışlarından itibaren takım güçlü bir konumda ve ayakları yere basan bir şekilde ilerlemektedir. Son iki yarışta takım, pistte dördüncü en hızlı araç konumundaydı ve bu pozisyonu korumak, iki aracı da düzenli olarak puan mücadelesinde tutmak için çok çalışmamız gerektiğini biliyoruz.
Enstone’daki ekip, daha iyi sonuçlar için taraftarlarımızdan aldığı motivasyonla büyük bir özveriyle çalışıyor. Hem Pierre hem de Franco da mühendislerle ve simülatörde performansı artırmak için arada Enstone’da olacak.
Sıklıkla gözden kaçan bir diğer konu ise, pilotların birlikte ne kadar sıkı çalıştığı ve bilgi paylaştığıdır. Pierre ve Franco, mühendislik ofisinde sık sık birbirlerinin masasına giderek veri ve geri bildirim paylaşmaktadır. Takım olarak, Pierre’in tecrübesine sahip bir pilota sahip olduğumuz için şanslıyız ve ilk yarışlardaki performanslarından da görüldüğü üzere, istikrarlı şekilde üst düzeyde yarışabilmektedir.
Mühendislik ekibi tamamen birlik içinde ve aynı hedefe odaklanmış durumda. Buna Pierre ve Franco da dahildir. Bilgi saklama veya performans sırlarını gizleme gibi bir durum söz konusu değildir. Bu, artık modern Formula 1’in bir parçası değildir; başarı için her türlü veri ve girdiye ihtiyaç vardır. Özellikle bu yeni araçlar, güç üniteleri ve pist üstü stratejik yaklaşımda bu durum daha da önemlidir.
Biz de birer yarışsever olarak, yeniden yarışmak için sabırsızlanıyoruz ve birkaç hafta sonra Miami’de pistlere dönmeyi dört gözle bekliyoruz. Sezon arasını, ilk üç yarışı değerlendirmek, gelişim yolları bulmak ve daha güçlü dönmek için kullanacağız. Franco ise bu arada Arjantin’e dönüp, oradaki taraftarların tutkusunu paylaşmaktan ve onlara destekleri için teşekkür etmekten büyük heyecan duyuyor.
Pistte rakiplerimiz yerinde saymayacak, biz de aynı şekilde durmayacağız.
Sürekli desteğiniz için teşekkür ederiz, bu asla göz ardı edilmiyor. Kanallarımızı takip etmeye devam edin; sizlere fabrika arkasından takımın ilerleyişini gösteren daha fazla hikaye ve içerik sunmaya devam edeceğiz.”
Kaynak: Crash.net // https://www.crash.net/f1/news/1092836/1/alpine-issues-open-letter-f1-fans-over-hateful-messages-after-suzuka-crash


