Formula 1 Avustralya Grand Prix’si hafta sonunda gündemde birçok başlık yer alırken, Audi’nin ilk yarışındaki etkileyici performansı gölgede kaldı. Takım, 2022 yazında yapılan resmi açıklamadan çok daha önce başlayan uzun bir hazırlık sürecinin ardından, yeni güç ünitesi ve şanzıman geliştirme zorluğuna rağmen, ilk yarışında Q3’e kalıp ilk 10’da yer almayı başardı. Bu başarı, takım içindeki en iyimser isimlerin dahi öngöremediği bir sonuç olarak dikkat çekti.
Ancak hafta sonu boyunca yaşanan bazı talihsiz aksaklıklar, Audi’nin potansiyelini tam anlamıyla ortaya koymasını engelledi. Bu sorunlardan biri, takımın bir aracının yarışa dahi başlayamamasına neden oldu.
Gabriel Bortoleto, sıralama turlarında Q3’e kalarak önemli bir başarıya imza attı. Ancak Q2’nin sonunda pit girişinde kalan Brezilyalı pilot, son seansa katılamadı ve 10. sıradan başlama şansını kaçırdı. Audi Teknik Direktörü James Key, yarış sonrası yaptığı açıklamada, “Hâlâ araştırıyoruz. Araçta bir sorun yaşandı ve çalıştırılamadı. Detaya girmek istemiyorum ancak birçok sistemi inceliyoruz. Pit girişinde aracı yeniden çalıştırmaya çalışıyordu. Tam güç döngüsünü tamamlasaydık, aracı tekrar çalıştırabilirdik ama o an bunu bilmiyorduk,” ifadelerini kullandı.
Key, performans açısından Q3’te biraz daha ileri gidebileceklerini belirterek, “Belki P9 olabilirdik. Lindblad bir turda bize göre biraz daha hızlıydı,” dedi.
Yarışta ise Bortoleto, Oscar Piastri’nin ısınma turunda yaşadığı kaza sonrası bir sıra kazandı ancak kötü bir startla birkaç sıra kaybetti. Kayıplarını telafi eden Bortoleto, yarışın büyük bölümünde rakipleriyle mücadele ederek dokuzuncu sırada finiş gördü.
Yarış sonrası değerlendirmede bulunan Bortoleto, “Çok mutluyum, çok olumlu bir tablo var. Takım kış boyunca inanılmaz bir iş çıkardı. Aracı bir arada tutup ilk yarışta Q3’e kalmak büyük başarı. Bu uzun bir yolculuğun başlangıcı ama çok mutluyum. Biri bana ilk yarışımızda puan alacağımızı ve Q3’e kalacağımızı söyleseydi, inanmazdım. Başlangıçta birçok problem yaşadık ama takım harika bir iş çıkardı ve iyi bir sonuç elde etti,” dedi.
Bortoleto, geçen sezon Sauber ile ilk yarışına kıyasla ilk andan itibaren ilk 10 için mücadele edebilmenin önemine dikkat çekti: “Puanlar için mücadele etmek harika. Geçen yıl alan çok daha dardı, iyi bir yarış ya da tur atsanız bile puan alamıyordunuz. Şimdi ise iyi bir yarış çıkarıp puan almak çok güzel. Tabii bir takımdan (Mercedes) tur yemek keyifli değil ama şu anki durumumuz bu. Aradaki farkı kapatmak ve bir gün onlarla mücadele etmek için çalışacağız,” ifadelerini kullandı.
Nico Hulkenberg, Audi ile İlk Yarışına Başlayamadı
Takım adına olumsuz gelişme ise Nico Hulkenberg’in yarışa başlayamaması oldu. Alman pilot, grid turunun son virajında durdu ve mekanikerler aracı grid pozisyonuna itti. Ancak kurallar gereği bu durum yasak olduğu için 27 numaralı araç pit yolundan başlamak zorunda kaldı. Sonrasında yaşanan başka bir sorun nedeniyle Hulkenberg garajdan çıkamadı.
Takım patronu Jonathan Wheatley, “Grid turlarında Nico’nun aracında telemetriyi kaybettik, ne olduğunu bilmiyorduk. Pit duvarına geldiğimde aracın grid öncesinde durduğunu gördüm. Kurallarla ilgili bazı konuları tartışıyoruz ama aracı grid pozisyonuna getirip elimizden geleni yapmak istedik. Ancak telemetri olmadan tahminde bulunuyorsunuz,” dedi.
James Key ise, “Telemetriyle ilgili bir sorundu. Garajdan çıkarken neden böyle bir şey yaşandığını bilmiyoruz. Gridde ise sıvı kaçağı sorunu yaşadık. Bunun prosedürel mi, şanssızlık mı yoksa grid turlarında yaşanan bir şey mi olduğunu bilmiyoruz. Birkaç sorun vardı ve maalesef çözmek için zamanımız kalmadı,” açıklamasını yaptı.
Takım için acı verici olan bu yarışa başlayamama durumu, Bortoleto’nun performansıyla bir nebze telafi edildi. Testler olumlu geçmiş olsa da, gerçek potansiyel dışarıdan bakıldığında belirsizdi. Audi, özellikle güç ünitesi konusunda ilk etapta temkinli bir yaklaşım sergileyeceğini belirtmişti.
Wheatley, “Kış boyunca kendimize odaklandık, diğer takımların performansına çok takılmadık. Bahreyn’deki testlerde saatlerce rakip analizine girmedik. Buraya gelip temiz bir yarış hafta sonu geçirmek istedik. Testler cesaret vericiydi ve aracın performansı konusunda makul derecede özgüvenli geldik. Biri bana yarışta P9’u garanti etseydi, hemen kabul ederdim. Takım için çok cesaret verici bir ilk yarış oldu. Tarihi bir an, Audi F1 aracı ilk yarışında puan aldı. Diğer pilotun yarışa başlayamaması üzücü ama genel olarak başımız dik bir şekilde yolumuza devam edebiliriz,” ifadelerini kullandı.
Takımın önünde hâlâ uzun bir yol var ve özellikle güç ünitesi alanında gelişime ihtiyaç duyuluyor. Mattia Binotto, içten yanmalı motorun güç açısından eksik olduğunu açıkça belirtti. Mercedes’in dört, Ferrari’nin üç takıma güç ünitesi tedarik ettiği ortamda, Audi’nin yalnızca kendi aracıyla veri toplaması ilerlemeyi zorlaştırıyor. Red Bull-Ford gibi yeni gelenler bile iki takımla daha fazla veri elde ediyor.
Wheatley, “Şu anda her seferinde çok hızlı öğreniyoruz. Aracı her piste çıkardığınızda yeni şeyler öğreniyorsunuz. Ancak bu kadar yeni bir teknik düzenlemede, ne kadar çok güç ünitesi farklı araçlarda kullanılırsa, öğrenme hızı da o kadar artıyor. Bu nedenle, bu düzenlemelerin ilk aşamasında çoklu takım kullanan üreticilerin avantajlı olduğu söylenebilir,” dedi.
Audi, Gelişim İçin Geniş Bir Alan Olduğuna İnanıyor
Geçen sezona göre çok daha dağılmış bir gridde Audi, gelişim için büyük bir potansiyel görüyor. Wheatley, “Geçen yıl küçük bir strateji hatası ya da bir tur erken veya geç yapılan bir hamle iki-üç sıra fark ettiriyordu. Bu yıl ise sıralamadaki yerinize göre güvenli pit pencereleri oluşabiliyor. Bugün ikinci bir pit stop yapıp agresif davranabildik çünkü arkamızda boşluk vardı ve rakiplerle mücadele edebildik,” dedi.
“Bu araçlar geliştikçe, 2030’daki veya 2027-28-29’daki ilk yarışa göre çok daha farklı olacak. Araçlar daha sofistike hale geldikçe, motorlar daha verimli oldukça, mücadele daha yakın olacak. Şu anda düzenlemelerin başındayız ve gelişim sürecini hem araç hem güç ünitesiyle sürdüreceğiz,” ifadelerini kullandı.
Bortoleto da ikinci sezonuna başlarken gelişimini sürdürüyor. Wheatley, “Çok hızlı öğreniyor. Daha önce de çalışma disiplininden bahsetmiştim ama şimdi tekrar vurgulamak istiyorum. Ocak ayının tamamını Neuberg’de simülatörde veya Hinwil’de geçirdi. Brezilya’da kalabilirdi ama kendini tamamen takıma adadı. Mühendislerle R26 ve AFR26 üzerinde çok yoğun çalışıyor. Pilot olarak ve geleceğin yeteneği olarak çok iyi gelişiyor,” dedi.
James Key ise motor departmanındaki ekibin çalışmalarını övdü: “Ekip harika bir iş çıkardı. Red Bull da iyi bir iş yaptı. Biz de ilk yarışta büyük bir sorun yaşamadan, Gabi ile yarış mesafesini tamamladık. Yarış temposunun iyi olduğunu biliyorduk ama bu yarışta çoğunlukla trafikte kaldık. Testlerde çok temkinliydik, güç ünitesi, yakıt seviyesi, lastikler konusunda. Ancak arka planda neler başardığımızı biliyorduk. İlk yarıştan ne bekleyeceğimizi bilmiyorduk ama ortaya koyduğumuz işten gurur duyabiliriz,” ifadelerini kullandı.
Kaynak: Crash.net // https://www.crash.net/f1/feature/1091073/1/how-audi-achieved-f1-debut-considered-drunk-prediction-one-driver


