Audi, Formula 1 serüvenine ilk puanlarını Avustralya’da alarak başlasa da, ardından geçen yedi yarışta iki pilotundan da ilk 10’da sonuç elde edemeyerek zorlu bir başlangıç yaptı. Ancak Haziran ayında İspanya Grand Prix’sinde uygulanan ve sürüş karakteristiğindeki önemli zayıflığını gidermeyi hedefleyen motor güncellemesinin ardından, F1’in yeni büyük üreticisi gözle görülür bir toparlanma sürecine girdi.
Takım, Britanya ve Belçika’da üst üste elde edilen puanlarla moral bulurken, Gabriel Bortoleto’nun güçlü performansları ve Spa’da sanal güvenlik aracı periyodunda yapılan başarılı strateji tercihi bu çıkışta etkili oldu. Audi, şimdi bu ivmeyi sürdürmekte kararlı.
Bu hafta sonu düzenlenecek Macaristan Grand Prix’si, Audi’nin sezonun ikinci yarısında neler ortaya koyabileceği konusunda önemli bir test niteliği taşıyor. Bu yarış, takımın iddia ettiği güçlü yönlerinin bilinen zayıf noktalarını ne ölçüde telafi edebileceğini gösterme fırsatı sunacak.
Sezonun büyük bölümünde verilen mesaj, Audi’nin ilk güç ünitesinin rakiplerinin oldukça gerisinde olduğu yönünde oldu. FIA’nın ADUO (Ek Gelişim ve Güncelleme Fırsatları) sıralamasına göre Audi’nin güç ünitesi en az %4 geride.
Ancak şasi tarafında Audi cephesinde moraller yüksek. Takım yönetimi ve pilotlar, R26 şasisinin gücünden sıkça bahsediyor. Audi F1 Proje Lideri Mattia Binotto, yılın başında Audi’nin ilk dört içinde bir şasiye sahip olduğunu belirtmişti. Haziran sonunda Avusturya GP’sinde ise Bortoleto, daha yüksek maksimum hıza sahip olsalardı büyük takımlara meydan okuyabileceklerini ifade etmişti.
Bortoleto, Audi’nin güç ünitesi Mercedes veya Red Bull ile aynı seviyede olsaydı, Red Bull Ring gibi motor gücünün öne çıktığı pistlerde ilk üç için mücadele edebileceklerini söyledi. Bu iddialı açıklama, Audi yönetimi tarafından da çok uzak bulunmuyor.
Yarış direktörü Allan McNish, “Orta ve yüksek hızlı virajlarda nerede olduğumuz rakamlarla çok net; bu alanlarda oldukça iyiyiz ve verimliliğimiz de yüksek. Düşük hızlı virajlarda ise hâlâ biraz gelişime ihtiyacımız var,” ifadelerini kullandı.
Formda Değişim
Audi’nin en yakın rakipleri, takımın giderek daha iyi performans göstermeye başlamasını dikkatle izliyor. Racing Bulls, ilk dört takımın arkasında en iyi olma yolunda ivme kazanmış görünse de, Audi’nin yükselişi bu mücadelede baş ağrısı yaratıyor.
Belçika GP’sinde Bortoleto’ya geçilen Arvid Lindblad, “Audi’ler hızlı, virajlarda bizden daha iyiler ve bunun farkındayız. Onların aracı biraz daha iyi. Biz düzlüklerde daha rekabetçiyiz ve daha az sürtünmeye sahibiz. Genel olarak sıralama turlarında onlardan hızlı olabiliyoruz, yarışta ise tempomuz çok benzer,” dedi.
Bortoleto ise sezon başından bu yana orta grup mücadelesinin değişim gösterdiğini, Haas ve Alpine’in geriye düştüğünü belirtti. “Alpine’in önündeyiz, ancak onlarla mücadele ederken viraj ortasında geçiş yapmak imkânsız. Düzlüklerde ise arayı açabiliyorlar. Dolayısıyla, onların önünde kalıp fark yaratamazsak mücadele etmek zor oluyor. Düzlüklerin az olduğu pistlerde işimiz daha kolay. Racing Bulls şu an biraz önde, ama arayı kapatıyoruz ve zayıf yönlerimizi daha az gösteren pistlere geçiyoruz,” ifadelerini kullandı.
Araçlar arasındaki bu belirgin karakteristik farklar – Audi’nin virajlarda daha iyi olması, Racing Bulls’un ise düzlüklerde güçlü olması – orta grup mücadelesinin 2026 sezonunun geri kalanında nasıl şekilleneceğini belirleyebilir.
Bu nedenle, bu hafta sonu oldukça ilgi çekici olacak. Sıkı ve kıvrımlı yapısıyla Hungaroring, Silverstone ve Spa-Francorchamps’a kıyasla motor gücüne çok daha az bağımlı bir pist ve tur zamanları büyük ölçüde aracın viraj performansına bağlı.
Audi, sezonun başında yaşadığı sürüş karakteristiği sorunlarını önemli ölçüde giderdi ve bu sayede Monaco gibi motor tepkisinin kritik olduğu pistlerde şasi avantajını tam kullanamamasının önüne geçti. Şimdi ise takımın gerçek gücü daha net şekilde ortaya çıkabilir.
McNish’in değerlendirmesine göre, Hungaroring’in orta ve yüksek hızlı virajları, düşük hızlı bölümlerin azlığıyla birlikte R26 için ideal bir pist olarak öne çıkıyor.
Hâlâ Yeterli Değil
Ancak Audi, aracından memnun olsa ve Macaristan’da yüksek beklentilere sahip olsa da, Formula 1’de başarının yalnızca iyi bir araçla gelmediğinin farkında. Tüm olumlu yorumlara ve virajlardaki güçlü performansa rağmen, gerçek sonuçlar için yalnızca bir alanda güçlü olmak yeterli değil.
McNish, “Bu bir araç ve güç ünitesinden oluşuyor, önemli olan da bu. Bunları teorik olarak ayrı değerlendirebilirsiniz, ancak pratikte aracı virajda döndürmek için güç ünitesine de ihtiyacınız var. Tam bir paket olmalı,” dedi.
Audi gelişimi sürdürmeye devam ediyor. Sürüş karakteristiği, geçen ay İspanya’da tanıtılan daha küçük turbo sayesinde iyileşse de, motorun ani güç vermesini azaltmak için hâlâ çalışmalar sürüyor.
Bortoleto, Audi’nin daha fazla güç bulmak için hâlâ yapacak çok işi olduğunu vurguladı: “Hâlâ gerideyiz ama bu bizim bildiğimiz bir şey. Bunu sürekli konuşmaya gerek yok. Herkes bunu görebiliyor ama takımın motor performansını artırmak için harika bir iş çıkardığından eminim. Fabrikaya gittiğimde bu konuda ne kadar iyi çalıştıklarını görebiliyorum.”
Binotto, yeni bir motor konsepti üzerinde çalışıldığını ancak bunun 2028’den önce gelmesinin beklenmediğini açıkladı. Bu nedenle Audi’nin tüm pistlerde üst düzey performans göstermesi için önünde uzun bir yol var.
Ancak bu, mevcut aracın güçlü olduğu pistlerde iyi fırsatlar olmadığı anlamına gelmiyor. Audi için bu fırsatların ilki, bu hafta sonu Macaristan’da olacak gibi görünüyor.
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/a-big-test-of-audis-bold-f1-claim/

