Uzun süren bir sezon öncesi hazırlık döneminin ardından Formula 1’de 2026 sezonunun ilk ciddi gününe Avustralya Grand Prix’sinde start verildi. Bu ilk gün, sezonun açılışına dair önemli ipuçları sundu. Ferrari ve McLaren, iki serbest antrenman seansında zirvede yer aldı; sezon öncesinin favorisi Mercedes ise Cuma günü hiçbir seansta en hızlı olamadı. Ancak bu tablo, beklenmedik sürprizler yaşanacağının işareti mi?
Mercedes Gerçekte Önde
Şu an için, sıralama ne gösterirse göstersin, Mercedes’in hâlâ pistin en güçlü takımı olduğu konusunda kimsenin şüphesi yok. Bu durum, George Russell’ın etkileyici uzun sürüş temposuyla ortaya çıktı. FP2’de uzun sürüş verileri tam anlamıyla net olmasa da, Russell’ın sergilediği tempoya diğer takımların yaklaşamadığı görüldü.
Ferrari pilotu Charles Leclerc, “Şu anda Mercedes bir adım önde, ardından Red Bull, McLaren ve biz geliyoruz,” ifadelerini kullandı.
Bu, Mercedes için kusursuz bir gün olduğu anlamına gelmiyor. Mercedes motorlu tüm araçlar, FP1’de enerji yönetimi ve güç ünitesi konfigürasyonu sorunları yaşadı. Mercedes’in pist üstü operasyonlar sorumlusu Andrew Shovlin, “Güç ünitesi tarafında birkaç konfigürasyon sorunu yaşadık ve bunu çözmek birkaç sürüş aldı,” dedi.
Bu durumun Mercedes’in sıralama turlarındaki potansiyeline nasıl yansıyacağı ise belirsiz. Normalde yarış ve sıralama temposu arasında güçlü bir korelasyon beklenir ve enerji toplama ile dağıtımının tek bir hızlı turda bile büyük önem taşıdığı göz önüne alındığında, yarın da bunun geçerli olması muhtemel.
Ancak yarış günü geldiğinde, tüm göstergeler Mercedes’in rakiplerinin önünde olduğunu ortaya koyuyor.
Sıralama Turları Gerçekten ‘Kaotik’ Olacak
Avustralya hafta sonunda rekabeti belirleyecek en önemli unsur, sıralama turları olacak. Cadillac’ın gride katılmasıyla Q1’de fazladan iki araç yer alacak olması, sürücülerin işini daha da zorlaştıracak. Pilotu zor durumda bırakabilecek çok sayıda unsur öne çıkıyor.
Kusursuz bir tur atmak için bataryanın tam dolu olması, lastiklerin ideal sıcaklık aralığında tutulması, start-finish çizgisine optimum hızda girilmesi, enerji yönetiminin eksiksiz yapılması ve hem hızlı turda hem de hazırlık turunda trafikten uzak durulması gerekecek.
Mercedes dışındaki takımların, uzun sürüş verisinden ziyade tek tur performansına odaklandığı gözlendi. Tüm takımlar, cumartesi öğleden önceki FP3’te sadece araç ayarlarını değil, sürüş planlarını, enerji dağıtım stratejilerini ve lastik hazırlıklarını da son kez deneme şansı bulacak.
Red Bull başmühendisi Paul Monaghan, “Biraz kaotik olacak, değil mi?” sözleriyle durumu özetledi.
Norris Zor Durumda
Yeni araçlara alışma sürecinin kısıtlı olduğu bu dönemde, dünya şampiyonu Lando Norris’in FP1’de sadece yedi tur atabilmesi, McLaren pilotunun canını sıkacak bir gelişme oldu. Bu, aracındaki şanzıman kontrol ünitesi arızasından kaynaklandı.
Kaybedilen bu pist zamanı, Norris’in FP2’deki hız eksikliğine de yansıdı. Tam bir program uygulayıp 29 tur tamamlamasına rağmen, takım arkadaşı Oscar Piastri’nin bir saniye gerisinde, yedinci sırada kaldı.
Norris’in zaman kaybı belirli bir virajda yoğunlaşmasa da, ikinci virajdan itibaren geriye düşmeye başladı. Elektrik enerjisi toplama ve dağıtımı da bu farkta rol oynadı ve kaybın yaklaşık yarısı düzlüklerde gerçekleşti.
FP1’deki eksik süre halen hissediliyor; Piastri bu seansı “açık ara en zorlu ve karmaşık antrenmanım” olarak tanımladı. McLaren’ın ilk dört sırada yer almak için sıkı bir mücadele verdiği bu ortamda, Norris’in küçük bir eksikliği bile sıralama turlarında pahalıya mal olabilir.
Orta Sıralarda Sürpriz Lider
Red Bull’un yeni Formula 1 pilotu Arvid Lindblad’ı karşılaştıracak başka bir çaylak olmasa da, Cuma günü Racing Bulls takım arkadaşı Liam Lawson’ı geride bıraktı ve her iki serbest antrenmanda da orta sıraların en hızlı ismi oldu. FP2’yi sekizinci sırada tamamladı.
Bu performans, yeni Red Bull Racing pilotu Isack Hadjar’ın geçen yıl Avustralya’daki ilk yarışındaki etkileyici temposunu da hatırlattı. Lindblad’in FP1’i ise takımın “yazılım arızası” olarak tanımladığı bir sorun nedeniyle yarım saat kayıpla geçti.
Racing Bulls takım patronu Alan Permane, “Bu durum onu hiç etkilemedi veya geride bırakmadı,” dedi ve günün geri kalanında da bu performansını sürdürdüğünü ekledi.
Araçların Zayıflığı Melbourne’de Netleşti
2026 güç ünitelerinin enerji tasarrufu gereklilikleri, Melbourne’de tüm çıplaklığıyla ortaya çıktı. FP1’deki ilk denemelerin ardından, takımlar batarya şarjını en üst düzeye çıkarmak için benzer yöntemlerde buluştu.
Örneğin, daha önce yüksek hızlı ve zorlu bir kombinasyon olan 9-10 virajı, artık enerji yönetimi uğruna feda edildi. Tüm araçlar burada “super clipping” modunda ilerliyor; pilot gazdan ayağını çekmeden MGU-K şarj moduna geçiyor, motor gücü düşüyor ve fren ya da gazdan çekilmeden önce hız yaklaşık 40 km/s veya daha fazla azalıyor.
Bu durum, virajı çok daha az zorlu hâle getirdi; minimum hızlar çok değişmese de, araçlar viraja yavaşlayarak giriyor ve akıcı bir şekilde geçiyor. Benzer bir durum, hızlı ve kör 6. virajda da yaşanıyor; burada da “super clipping” veya daha fazla gazdan çekme uygulanıyor.
Sonuç olarak, beklendiği gibi 2026 araçları hızlı turlarda en zayıf hâlini gösteriyor: Piastri’nin FP2’deki derecesi, geçen yıl Leclerc’in kaydettiğinden 3.3 saniye daha yavaştı. Bahreyn’de ise batarya şarjı ve enerji yönetimi bu kadar zorlayıcı olmadığından fark sadece iki saniye civarındaydı.
Aston Martin’in Hafta Sonu İpince Bir İpte
Aston Martin ve Honda’nın yaşadığı sorunlar, her geçen gün daha da artıyor. Takım patronu Adrian Newey, FP1’de iki batarya arızasının daha yaşandığını ve bunun batarya ile elektronik sistemler arasındaki farklı bir etkileşimden kaynaklandığını açıkladı. Bu nedenle Melbourne’de yedek batarya kalmadı.
Elde sadece iki batarya kaldı ve bunlar da araçlarda kullanılıyor; başka bir sorun yaşanırsa yarış hafta sonu sona erecek. Fernando Alonso FP1’de hiç tur atamazken, Lance Stroll ise sadece bir temsil niteliğinde zaman turu kaydedebildi. FP2’de ise toplamda 31 tur atmayı başardılar.
Bu durum, Honda’nın sezon öncesi ciddi titreşim sorunlarını azaltmak için aldığı önlemlerin bir nebze işe yaradığını gösterdi. Ancak motorların hafta sonunun ne kadarını çıkarabileceği hâlâ büyük bir soru işareti. Üstelik araçlar hayli yavaş; Alonso en hızlı turunda liderden 4.9 saniye geride kaldı. Stroll ise FP2’de yüzde 107 kuralının dışında kaldı; fakat Alonso’nun aracın yeterince hızlı olabileceğini göstermesi sayesinde olası bir tekrarında yarışmasına izin verilecek.
Alpine Beklentilerin Gerisinde Başladı
Alpine, sezon öncesi testlerinin göze çarpan sessiz başarılarından biri olarak orta grubun önlerinde yer alacak gibi görünüyordu. Ancak Cuma günü işler değişti; Alpine takımlar arasında ancak dokuzuncu olurken, liderden 2.4 saniye geride kaldı. Uzun sürüş temposu da çok daha iyi değildi.
Bu durum, geçen yıl Bahreyn testlerinde hızlı olup sezonun geri kalanında zorlanan Alpine’in tekrarını andırmıyor. Pierre Gasly, FP2’de batarya kaynaklı bir önlem nedeniyle aracı kenara çekti ve “Testlerde bulamadığımız bazı sorunlar var; yarısı bekleniyordu, yarısı ise sürpriz oldu,” dedi.
Alpine, FP1’de enerji dağıtım stratejisinde de karışıklık yaşadı ancak FP2’de Mercedes ve McLaren’ın kullandığı yaklaşımlara yaklaştı. Alpine yarış direktörü Dave Greenwood, “Optimumdan uzak olduğumuz çok şey var, gece boyunca çalışarak iyi bir adım atabiliriz,” ifadelerini kullandı. Ancak Racing Bulls ve Haas’ın temposu göz önüne alındığında, bu adım orta grubun önüne geçmeye yetecek mi bilinmiyor.
Williams Hâlâ Q1’den Elenme Adayı
Williams, FP2’de Alex Albon ile 15. sıraya kadar yükselse de, bu performans Cumartesi günü Q1’den çıkmanın başarı olacağı anlamına geliyor. Aston Martin ve yeni takım Cadillac’ın önünde rahatça yer alsa da, Alpine’in Cumartesi günü öne geçmesi bekleniyor.
Williams’ın hâlâ geliştirmesi gereken noktalar var; Albon, “Enerji dağıtımını anlamak için biraz çalışmamız gerekiyor,” dedi. Albon, FP1’de hidrolik arızasıyla pistte kaldı. Takım arkadaşı Carlos Sainz ise FP2’nin büyük bölümünü, tanımlanmayan bir sızıntı şüphesiyle kaçırdı.
Williams’ın aracı, ağırlıktan dolayı zaman kaybediyor ve bu sorun önümüzdeki yarışlarda aşamalı olarak çözülecek. Ancak yarış temposu henüz net değil. Albon, “Oldukça kısa bir uzun sürüş yaptım, bu da iki araç arasında bugün yapılan tek uzun sürüştü – ve çok keyifli değildi,” dedi.
Cadillac Testlerin Ardından Sorunlarla Boğuşuyor
Cuma antrenmanları, Cadillac için iki farklı tabloya sahne oldu. Valtteri Bottas, Cadillac’ı beklenen yerde; sorunlu Aston Martin’lerin önünde, liderden 3.5 saniye geride ve orta grubun arkasında konumladı. Ancak Sergio Perez için işler yolunda gitmedi. FP1’de yakıt sistemi arızası nedeniyle batarya çıkarıldı ve seans kısıtlı geçti.
FP2’de ise geç katılıp hiç tur tamamlayamadan hidrolik sızıntısı nedeniyle pistte kaldı. Bu, testler boyunca yaşanan ve takımın çözdüğünü düşündüğü küçük ama zaman kaybettiren sorunların devamı oldu. Perez, bu tekrar eden sorunlardan dolayı hayal kırıklığı yaşadığını belirtti; Cadillac’ın bu test sonrası sorunları bir an önce çözmesi gerekiyor.
Aerodinamik Endişeler Lastik Basıncı Değişikliğine Neden Oldu
F1’in 2026 kurallarının beklenmedik sonuçları Melbourne’de de devam etti. Pirelli, Cuma sabahı minimum lastik basınçlarını ani bir kararla yükseltti. FIA tarafından yayımlanan güncellenmiş belgede, ön lastiklerde minimum basıncın 27 psi’den 28.5 psi’ye, arka lastiklerde ise 24.5 psi’den 26 psi’ye çıkarıldığı duyuruldu.
Bu değişiklik, araçlar pistteyken değil, öncesinde gerçekleşti. Normalde lastik basıncı değişiklikleri, antrenmanlardaki gözlemlere göre yapılır. Pirelli başmühendisi Simone Berra, bu adımın aktif aerodinami arızalar Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/australian-gp-friday-what-we-learned-f1-2026/


