Formula 1’de Bahreyn Testlerinin İlk ve Son Günü Arasındaki Büyük Fark
Bahreyn’de gerçekleştirilen Formula 1 testlerinin ilk ve son günü arasında gözle görülür bir değişim yaşandı. İlk gün piste çıkan 11 F1 aracıyla son gün izlenen araçlar arasında adeta bambaşka bir formül izlenimi oluştu. Bu fark yalnızca mutlak hız anlamında değil; araçların pist üzerindeki dengesi ve pilotların direksiyon başındaki özgüveniyle de dikkat çekti.
Testin sonunda kaydedilen en hızlı tur, önceki çarşambaya göre 2.7 saniye daha hızlıydı. Ayrıca, uygulanan test programları sayesinde, performans aralığına daha yakın birçok tur atıldı. Ancak asıl değişim, araçların pist üzerindeki duruşunda ve pilotların araca olan hakimiyetinde gözlendi.
Geçen hafta çarşamba günü birçok pilot temkinli bir sürüş sergilerken, Max Verstappen’in Red Bull’daki agresif vites küçültmeleri öne çıktı. Diğer takımlar bu konuda dengeyi bulmaya çalışırken, Red Bull Güç Üniteleri’nin daha ileri seviyede olduğu ve Verstappen’in arka taraftaki olası dengesizliği rahatça tolere edebilmesiyle birlikte aracın çok daha güven veren bir görüntü çizdiği görüldü.
Aynı güç ünitesini kullanan Racing Bulls araçları ise pist üzerinde oldukça dengesizdi. Audi’nin sesi adeta bir vida torbasını andırırken, Mercedes daha temkinli, Ferrari ise frenaj ve vites küçültmelerde daha geleneksel bir yaklaşım sergiledi.
Testler boyunca tüm bu tablo özellikle Audi için çarpıcı şekilde değişti. Audi, sorun yaşayan Honda hariç en sert sesi veren güç ünitesine sahipti. Ancak testin sonunda, ya bambaşka bir motorla ya da tamamen yeniden kalibre edilmiş bir güç ünitesiyle piste çıkmış gibiydi.
Şanzıman ve güç ünitesi ayarlarını mükemmelleştirmek, frenaj ve vites küçültmelerin araç dinamikleriyle karmaşık etkileşimini anlamak, tüm takımların ana hedefiydi ve bu alanda önemli ilerlemeler kaydedildi. Yeni teknik kurallar kapsamında, frenaj anında enerji geri kazanımı öncelik taşıyor. Burada amaç, hem maksimum enerji geri kazanımını sağlamak hem de pilotun ihtiyaç duyduğu denge ve güveni koruyabilmek.
Barselona testlerinin kapalı kapılar ardında ve temelsiz güvenilirlik endişeleriyle yapılması, Bahreyn’deki ilk sürüşlerin bağlamdan yoksun olmasına neden oldu. Takımların İspanya’daki testlerden sonra araçlarını daha rafine hale getirmeleri bekleniyordu. Ancak Bahreyn’deki ilk izlenimler, bu ilerlemeden çok, ön lastik kilitlemeleri, dengesizlikler ve rüzgarlı havanın da etkisiyle yaşanan pist dışına taşmalar nedeniyle endişe vericiydi. Alışık olduğumuz F1 görüntüsünden uzak, dağınık bir tablo ortaya çıktı.
Takımlar sadece veri toplama odaklı turlar atmakla kalmadı, aynı zamanda bu araçların daha düşük yol tutuşuna da gözlerini alıştırmak zorunda kaldı.
Ancak öne çıkan bir diğer unsur, 2026 araçlarının daha çevik ve atik olduğu yönündeki iddiaların doğruluğuydu. Özellikle viraj girişlerinde artan tepkisellik dikkat çekti.
Pilotlar da araçlara alıştıkça ve sürüş tarzındaki sezgilere aykırı unsurları benimsedikçe performanslarını ciddi ölçüde artırdı. Son test gününde, nadiren piste çıkan Aston Martin hariç, tüm takımlar iyi anlaşılan, doğru şekilde ayarlanmış, yere sağlam basan ve istikrarlı araçlarla öne çıktı.
Elbette hâlâ görece güçlü ve zayıf noktalar vardı; bazı araçlar diğerlerine göre daha iyi durumdaydı. Ancak küçük dengesizlikler veya önden kayma gibi sorunlar, F1 pilotlarının her zaman mücadele ettiği dinamik zorlukların olağan bir parçasıydı.
Formula 1 takımları gelişim konusunda olağanüstü bir hız sergiliyor. Araçlar, Melbourne’de daha da iyi olacak ve sezon sonunda Abu Dhabi’ye gelindiğinde çok daha hızlı hale gelecekler. Bu, Formula 1’in temel gerçeği olarak öne çıkıyor.
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/trackside-view-2026-f1-cars-changed-hugely-over-six-days-in-bahrain/

