2009’daki Brawn GP’nin Formula 1’de yazdığı şampiyonluk masalı ile Alpine’in 2026 sezonu için izlediği strateji arasında dikkat çekici benzerlikler bulunuyor.
Her iki hikâyede de tam teşekküllü fabrika takımları, yepyeni bir teknik dönem başlarken Mercedes’in müşteri güç ünitesine geçiş yaparak farklı bir rota izledi. Bu iki takım da, mevcut kurallar döneminin son yıllarını adeta gözden çıkarıp tüm kaynaklarını gelecek sezonun aracına yönlendirmeyi tercih etti. Hedef, rakiplerin henüz odak değiştiremediği bir dönemde öne geçmekti.
Ancak Alpine’in yönetici direktörü Steve Nielsen, bu stratejinin günümüzde Brawn GP’nin 2009’daki başarısı kadar büyük bir fark yaratmayacağını düşünüyor. Nielsen, o dönemde Brawn GP’nin attığı adımın alışılmadık olduğunu, fakat artık bu yöntemin Formula 1’de çok daha yaygın hale geldiğini ifade etti.
“Brawn bunu 2009’da yaptığında, bu tam anlamıyla bilinmeyen bir şey değildi ama alışılmadık bir tercihti,” diyen Nielsen, “Brawn bir yıl boyunca tüm odağını yeni araca verdi ve pistte diğerlerinden bir yıl ileride bir araç çıkardı. O dönemde çoğu takım, ancak yaz sonunda yeni sezona geçiş yapıyordu, dolayısıyla Brawn gerçekten altı aylık bir avantaj elde etti. O zamanlar bu, yapılması gereken en doğru hamleydi,” ifadelerini kullandı.
Nielsen, günümüzde ise bu yaklaşımın sır olmaktan çıktığını belirtti: “Artık herkes bu yöntemi biliyor. Biz çok erken geçiş yapmış olsak da, diğer takımlar da benzer bir yol izledi. Belki bizden sonra başladılar ama yine de erken geçtiler. Şampiyonluk mücadelesi vermeyen hiçbir takım, sezon sonuna kadar aracını geliştirmeye devam etmedi. Yani Brawn’ın yaptığını tekrar etmek mümkün mü? Elbette mümkün. Ama oraya götüren yol artık herkesin bildiği bir yol.”
Alpine’in Gerçek Hedefleri
Alpine, 2025 sezonunda zaman zaman güçlü sonuçlar elde etse de, Nielsen gelecek sezon için asıl hedeflerinin istikrarlı şekilde ön sıralarda yer almak olduğunu vurguladı.
“Her hafta yarışmak ve puan almak istiyorum,” diyen Nielsen, “2025’te bazı hafta sonlarında puan için mücadele ettik ve puan aldık, fakat çok sık şekilde arka sıralarda kaldık. Bu takımın yeri orası değil. Enstone’un geleneği de bu değil. Alpine’in istediği de bu değil, hiçbirimiz bunu istemiyoruz. Her hafta puan için orta grubun önünde yarışmalıyız,” dedi.
Alpine, 2025’te erken geliştirme kesintisinin bedelini öderken, rakipler ise bunun avantajını yaşadı. Ancak Nielsen, bu durumun aynı zamanda rakiplerin 2026 projesine daha geç geçtiğinin bir göstergesi olduğunu ve Alpine’in bu sayede öne geçebileceğini düşünüyor.
“Haas’ın bu yıl harika bir iş çıkardığını gördüm, Austin’de yeni bir güncelleme getirdiler. Bir yandan ‘Bu onları yukarı taşıyacak’ diye düşündüm, diğer yandan ise ‘Demek ki 2026 aracını rüzgar tüneline sokmamışlar’ diye içim rahatladı. Bu da bana gelecek yıl onlarla rekabette avantajımız olacağı konusunda güven veriyor. Çünkü biz daha erken geçtik,” şeklinde konuştu.
“Takımların rüzgar tünelleri büyük ölçüde aynı. Aynı sistemlerle, aynı süreçlerle çalışıyorlar. Binlerce farklı denemeyle doğru çözüme ulaşmak için yavaş bir evrim yaşanıyor. O geliştirme hattına ne kadar erken başlarsanız, ilerlemeniz de o kadar hızlı olur. Çünkü kaynaklar benzer, geç başlayanlar dezavantaj yaşayacaktır.”
Nielsen, Alpine’in 2026 için özel bir hedef açıklamaktan kaçınırken, bunun Formula 1 takımları için anlamlı olmadığını savundu.
“Ben 100 yarışlık, üç yıllık veya beş yıllık planlara inanmıyorum. En iyi insanları doğru pozisyonlara yerleştirirsiniz, net bir hedef verirsiniz, herkes aynı yöne yürür ve mümkün olan en iyi işi yaparsınız. Bu yavaş bir süreçtir ve umarsınız ki sonunda diğerlerinden daha iyi bir noktaya gelirsiniz. Ama tam olarak nerede olacağımızı söyleyemem,” ifadelerini kullandı.
“Gelecek yıl, bu yıldan daha iyi bir araç inşa ettiğimizi söyleyebilirim. Ama bu araç ilk sırada mı, onuncu sırada mı, yoksa yirminci sırada mı olacak, bilmiyorum. Bir adım attığımızdan eminim ama diğer dokuz takım da aynısını yapıyor, bu yüzden ne kadar ilerlediklerini kestirmek zor.”
Nielsen, geçen sezon takımı markalar klasmanında son sırada bitirse de, 2026 yolunda doğru adımlar attıklarına inanıyor.
“Günün sonunda sonucu kronometre gösterecek. Doğru şeyleri yaptığımızı düşünüyorum. Şasi çarpışma testlerinden geçti, daha hafif, daha güçlü, iyi görünüyor – ama yeni araç yapan her takım da aynısını söyler,” dedi.
Brawn GP’nin Diğer Farkı
Brawn GP’nin hikâyesinde bir diğer önemli unsur ise, çift katmanlı difüzör tasarımı sayesinde kurallardaki bir boşluktan yararlanmasıydı.
Yeni teknik kurallar, zaman zaman bazı takımların akıllıca çözümler bulup ciddi avantajlar elde etmesine imkân tanıyor. 2026 kurallarının da benzer bir fırsat sunup sunmayacağı henüz bilinmiyor. Ancak Nielsen, bunun tamamen göz ardı edilemeyeceğini belirtiyor.
“Her zaman bilinmeyen bilinmeyenler vardır. Belki bizim de henüz farkında olmadığımız bir şey buluruz, belki de birileri bizim bilmediğimiz bir çözüm bulmuştur,” diyen Nielsen, “Ama iyimseriz, bir an önce yeni aracı piste çıkarmak ve beklenen sıçramayı gerçekleştirmek istiyoruz. O zaman daha iyi bir yerde olduğumuzu görebiliriz. Sonrasında ise geliştirme savaşında yerimizi alacağız,” ifadelerini kullandı.
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/f1-2026-alpine-strategy-brawn-gp/

