Formula 1, Bahreyn’de gerçekleştirilen iki haftalık testler boyunca alışılmışın çok üzerinde blokajlara sahne oldu. Özellikle arka aksın artan dengesizliği ve enerji geri kazanım seviyelerindeki tutarsızlık, dar 10. virajda sıkça pist dışına çıkışlara yol açarken, 1. virajda ise ön frenlerin sürekli kilitlenmesi dikkat çekti. Bu durum, 2026 sezonunda kullanılacak yeni nesil Formula 1 araçlarının frenajda ciddi bir zorluk yarattığını gözler önüne seriyor.
MGU-K’nin enerji toplama kapasitesinde yapılan büyük artış sayesinde – geçen yıl 120 kW olan bu değer, 2026 ile birlikte 350 kW’a yükseldi – takımlar ve pilotlar, aracı yavaşlatmak için artık geleneksel fren disklerinden çok daha fazla rejeneratif frenlemeye güvenmek zorunda kalıyor. Geleneksel fren diskleri kinetik enerjiyi ısıya dönüştürerek aracı yavaşlatırken, yeni sistemde durma gücünün büyük bölümü elektrik motoru üzerinden sağlanıyor.
Enerji geri kazanımının maksimum düzeye çıkarılması batarya doluluğunu artırsa da, bu değişim beklenmedik bazı sonuçlar doğurdu ve takımların bu yeni sisteme uyum sağlaması gerekiyor. Brembo’nun üst düzey yöneticilerine göre, Bahreyn’de yaşanan frenaj sorunları sezonun ilk bölümünde sıkça gündeme gelebilir.
Yeni talepler ve yeni yarış çizgileri

Takımlar ve sürücüler için frenaj sistemindeki bu değişimi anlamak ve uyum sağlamak zorlaşıyor. Artık frenajda sürücünün araçtan beklediği her şey tamamen değişmiş durumda. Eskiden, mümkün olduğunca yüksek bir durma gücüyle düz bir hatta fren yapmak, ardından viraja pürüzsüz bir geçiş ve minimum hız kaybı hedefleniyordu. Ancak yeni sistemde pilotların viraj girişinde çok daha agresif olmaları, hatta daha önce hiç olmadığı kadar düşük viteslere inmeleri gerekiyor. Bu da viraj çizgilerini doğrudan etkiliyor.
Brembo’nun operasyon direktörü Mario Almondo, The Race’e verdiği demeçte şunları söyledi: “Bazı virajlarda araçların birinci vitese indiğini gördük, oysa daha önce üçüncü viteste dönülüyordu. Sadece bu veriden bile her şeyin tamamen değiştiğini anlayabiliyoruz. Ayrıca araçların yarış çizgisi de çok farklı. Viraj giriş yönü değişti, kerb kullanımı değişti. Oldukça karmaşık bir durum.”
Ancak daha büyük bir sorun daha ortaya çıktı: Takımların fren sıcaklıklarını yönetme yaklaşımında köklü bir değişimi zorunlu kılan yeni bir baş ağrısı gündemde.
Çok sıcaktan çok soğuğa: Frenlerde yeni dönem
Yıllardır takımların arka fren disklerinin aşırı ısınmasını kontrol altında tutmaya çalıştığı Formula 1’de, şimdi tam tersi bir tablo ortaya çıktı: Frenlerin aşırı soğuması. Bahreyn testlerinden elde edilen veriler, enerji geri kazanımının frenajda daha fazla kullanılması nedeniyle arka fren disklerinin yeterince çalışmadığını ve dolayısıyla soğuk kaldığını gösteriyor.
Bunun yanı sıra, yeni nesil araçların daha hafif ve daha yavaş olması nedeniyle frenlere aktarılan enerji miktarı da ortalama %20 azalmış durumda. Sonuç olarak, pilotlar aracı yavaşlatmak için geleneksel frenlere ihtiyaç duyduğunda, diskler ideal çalışma sıcaklığında olmuyor. Bu da aracın yeterince yavaşlayamamasına veya ön frenlerin daha sıcak olması nedeniyle dengesiz bir frenajla blokaja yol açmasına neden oluyor.
Almondo, “Bu sezonun en azından ilk bölümünde bizim için ana tema bu olacak. Arka aks frenleri çok, çok, çok soğuk çalışıyor. Ve çok soğuk dediğimde, karbon malzeme için hiç ideal olmayan bir durumdan bahsediyorum. Bu malzeme harika: Hafif, sert ve sürtünme performansı mükemmel. Ancak minimum sıcaklık bandına saygı göstermek gerek – bu kadar soğukta sürtünme katsayısı değişebiliyor. Bu da tuhaf davranışlara yol açabiliyor ve takımlar arka frenleri minimum sıcaklıkta tutmanın yollarını arıyor,” ifadelerini kullandı.
Bu sorun, takımların arka fren felsefesine yaklaşımına göre farklılık gösteriyor. The Race’in geçen yıl ortaya koyduğu gibi, padokta takımların arka fren disk boyutları konusunda farklı stratejiler izlediği görülüyor. Bazı takımlar frenlerin ısınmasından endişe etmedikleri için küçük diskler tercih ederken, bazıları sıcaklık konusunda daha temkinli davranıp daha büyük diskler kullanıyor.
Soğuk fren disklerinin ne kadar büyük bir sorun yaratacağı ise takımların seçtikleri stratejinin ne kadar agresif olduğuna bağlı olarak değişebilir. Almondo, “Bazı takımlar hesaplamalarını iyi yapıp arka aks ısı dağılımını doğru boyutlandırdı. Onlar için işler yolunda. Diğerleri ise daha agresif veya daha muhafazakâr davrandı. Her takımla birlikte çalışıyoruz; çünkü herkes ilk seferde tam olarak doğruyu bulamadı. Sürtünme profilini değiştirmek ve donanımda bazı değişiklikler yapmak gibi seçenekleri de değerlendiriyoruz,” dedi.
Ancak, açılış testlerinde daha muhafazakâr davranan takımların frenlerinin aşırı soğuması riski ortaya çıksa da, daha agresif çözümlere geçiş konusunda dikkatli olunması gerekiyor. 2026 araçları hakkında hâlâ öğrenilecek çok şey var ve gerçek performansları erken yarışlarda ortaya çıktığında tablo tamamen değişebilir. Bu da şu an temkinli davranan takımların ilerleyen dönemde avantajlı olabileceği anlamına geliyor.
Almondo, “Boyut konusunda fazla cömert davranan takımlar için önerimiz, üç-dört grand prix bekleyip performansın nereye ulaşacağını görmek oldu. Aksi halde sezon başındaki gelişimi hesaba katmadan yanlış bir yöne ilerleme riski doğar. Aynı şekilde, fazla hafif veya fazla agresif olanlar için de bu bir sorun olabilir,” diye konuştu.
Bilgi hazinesi: Takımlar hızla adapte olacak

Almondo, her zaman olduğu gibi Formula 1 takımlarının kısa sürede bu yeni duruma uyum sağlayacağından şüphe duymadığını belirtti. “Barselona’daki ilk sürüşten Bahreyn’deki ikinci teste kadar büyük ilerleme kaydedildi. Bazı takımlarla konuştuğumuzda, optimizasyon süreciyle birlikte üç-dört ya da en fazla altı yarış sonra her şeyin kontrol altına alınacağını düşünüyorlar,” dedi.
Kısa vadede bazı zorluklar yaşanması beklenirken, Almondo özellikle rejeneratif frenleme ile geleneksel frenleme arasındaki dengeyi bulma konusunda önümüzdeki haftalarda çok hızlı bir öğrenme süreci yaşanacağını vurguladı. “Şu anda bir tür reaksiyon modundayız, çünkü önümüzde ne olduğunu bilmeden hareket ediyoruz. Çok hızlı ve hazır olmak gerekiyor. Mühendis olarak bu sürecin heyecan verici olduğunu düşünüyorum; çünkü çok şey öğreniyoruz. Üç yıl sonra, bu teknik kuralların asgari süresi dolduğunda, Formula 1’de herkes elektrikli frenleme ile geleneksel frenlemeyi birleştirme konusunda çok daha derin ve sofistike bir bilgiye sahip olacak. Bu bizim için bir bilgi hazinesi,” ifadelerini kullandı.
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/another-unforeseen-headache-set-to-be-a-theme-of-f1-2026/


