Çin Grand Prix’sinin ardından Formula 1 dünyasında büyük yankı uyandıran gelişmeler yaşandı. Ferrari pilotları Charles Leclerc ve Lewis Hamilton ile Alpine’den Pierre Gasly, yarış sonrası teknik kontrolleri geçemedikleri için diskalifiye edildi. Peki, bu diskalifiyelerin ardındaki nedenler neydi ve Ferrari’nin SF-25’i için potansiyel bir sorun mu işaret ediyor?
Leclerc ve Gasly’nin Diskalifiyesi: Minimum Ağırlık Sınırı Aşıldı
Leclerc ve Gasly, yarışın ardından yakıtları boşaltıldıktan sonra araçlarının 800 kg minimum ağırlık sınırının 1 kg altında olduğu tespit edildi. Bunun en büyük nedeni, tek pit stop stratejisi nedeniyle uzun süre kullanılan lastiklerin kaybettiği ağırlık oldu.
- Leclerc’in Son Stinti: 41 tur (yarış mesafesinin %73’ü)
- Gasly’nin Son Stinti: 46 tur (yarış mesafesinin %82’si)
Şanghay’da lastiklerin termal aşınması nispeten düşük seviyedeydi ve aşınma oranı ne kadar düşük olursa, sürücüler lastikleri o kadar sert zorlayabilir. Sonuç olarak, termal aşınmanın büyük bir sorun yaratmadığı bu durumda, sürücülerin lastik kauçuk derinliğini büyük ölçüde tüketmiş olmaları oldukça olası.
Bir set Pirelli lastiği başlangıçta 48 kg ağırlığındayken, 40’tan fazla tur boyunca aşınma nedeniyle 8-10 kg kaybedebiliyor. Takımlar, başlangıç ağırlığını belirlerken bu aşınmayı hesaba katmak zorunda ancak ekstra ağırlık tur başına yaklaşık 0.195 saniye kaybettirdiğinden, ağırlık yönetimi yarış performansı açısından kritik bir faktör. Tur başına 0.195 sn’yi yarış mesafesine uyarladığımızda, yarış sonucunda 11 sn gibi bir getirisi olabilir.
FIA’nın sıfır tolerans politikası nedeniyle, Leclerc ve Gasly’nin araçları kuralların dışında kaldı ve yarıştan ihraç edildi.
Hamilton’un Diskalifiyesi: Plank Aşınması
Lastik aşınması, Hamilton’ın zemin plakası ihlalinde de etkili bir faktördü. Takımlar, maksimum yere basma kuvvetini elde etmek için araçları mümkün olduğunca yere yakın çalıştırmaya çalışır ve bu durum, aracın altındaki aşınmayı doğrudan etkileyebilir.
Hamilton’ın aracındaki arkaya bakan kamera görüntüleri, yarışın henüz erken turlarında, yani lastik çaplarının daha büyük olduğu ve dolayısıyla araç yüksekliğinin daha fazla olduğu dönemde bile taban plakasının arka düzlükte yoğun şekilde kıvılcım çıkardığını gösterdi.
Ancak Hamilton, yarışı iki pit stopla tamamlayan dört sürücüden biriydi ve son stint’i sadece 19 tur sürdü. Bu, yarış sonunda aracının asgari ağırlık sınırının altına düşmesini önlemiş olabilir, ancak aşırı plank aşınmasını tam anlamıyla açıklamak için yeterli bir gerekçe sunmuyor.
Ferrari’de Plank Aşınması Daha Fazla mı?
Ferrari’nin diğer araçlara kıyasla zemin plakasını daha fazla aşındırmasının birkaç mantıklı sebebi olabilir. Görsel olarak incelendiğinde, Ferrari’nin durduğu anlarda diğer araçlara göre biraz daha yüksek bir arka süspansiyon yüksekliğine sahip olduğu görülüyor. Bu da aracın çok hafif eğimli (rake) bir yapıda olduğunu gösteriyor ve bu durum, aerodinamik yük dağılımını etkileyerek plank aşınmasını artırabilir.
Lewis Hamilton’un Ferrari’si minimum izin verilen 9 mm plank kalınlığının 0.1 mm altına düşmesi nedeniyle ihraç edildi. Bu, 2023 Amerika Grand Prix’sinde Mercedes ile yaşadığı benzer bir durumun tekrarıydı. Plank aşınmasının ardında yatan ana nedenler:
- Düşük Süspansiyon ve Yere Basma Kuvveti: Takımlar, yere yakın araç ayarlarını tercih ederek maksimum aerodinamik verim elde etmeye çalışıyor. Ancak bu ayar, plank aşınmasını artırabiliyor.
- Ferrari SF-25’in Tasarım Farklılıkları: SF-25, önceki modele kıyasla daha kısa bir şanzımana sahip ve kokpiti ön aksa daha yakın konumlandırılmış. Bu, aracın süspansiyon hareketini ve ağırlık dağılımını etkileyerek plank aşınmasını artırabilir.
- Hamilton’un İki Pit Stop Stratejisi: İki pitle yarışan dört pilottan biri olan Hamilton, Leclerc kadar uzun bir stint yapmadı. Ancak, aracının plank aşınması kuralların dışına çıkmasına neden oldu.

Ferrari İçin Tehlike Çanları mı Çalıyor?
SF-25’in arka süspansiyon ayarları, mekanik tutuşu artırmak için nispeten yumuşak bir konfigürasyona sahip. Ancak bu, aracın yere çok fazla yaklaşmasına neden olabilir. Ferrari’nin rakiplerinden farklı olarak difüzör tabanında küçük bir ekstra çıkıntıya sahip olması, düşük hızda kaybedilen aerodinamik avantajı telafi etmek için geliştirilmiş bir çözüm olabilir.
Hamilton’un yarış günü yaptığı ayar değişiklikleri aracın dengesini bozarken, Leclerc’e göre daha düşük sürüş yüksekliği kullanmış olması plank aşınmasını artırmış olabilir.
Bu olaylar, Ferrari’nin SF-25 için doğru dengeyi bulma konusunda hâlâ mücadele ettiğini gösteriyor. Eğer takım plank aşınmasını ve ağırlık yönetimini daha iyi optimize edemezse, sezonun ilerleyen bölümlerinde benzer problemler yaşanabilir.
Ferrari’nin yaşadığı bu teknik sorunlar, şampiyonluk mücadelesi açısından önemli bir engel teşkil edebilir mi? Yoksa takım, aracın en iyi ayarlarını bulmak için gerekli adımları atarak rekabetçi kalmayı başarabilecek mi? Önümüzdeki yarışlar, bu soruların yanıtını verecek.
Japonya’ya yeni taban getirmeyi planlıyorlar.
Çin’de yaşadıkları sorunun arka süspansiyon kaynaklı olduğu düşünülüyor. Ama Ferrari için asıl tehlike SF-25’in çalışma aralığının dar olması.
Vasseur’ön iddiası selefi SF-24’den %99 farklı bir araç hazırladıkları yönündeydi ve buna rağmen yine çok dar bir çalışma aralığına sahip olmaları 2026’ya erken odaklanmaya itebilir.
Yine şahane bir analiz elinize sağlık