1. Anasayfa
  2. F1

F1’in 2026 Araçlarında Öne Çıkan 10 İlginç Yenilik

F1’in 2026 Araçlarında Öne Çıkan 10 İlginç Yenilik
0

Formula 1’in bu sezon yürürlüğe giren kapsamlı kural değişiklikleri, enerji yönetimi açısından büyük ölçüde batarya gücüne bağımlı araçlarla birlikte, Grand Prix yarışlarını geçmişte bildiğimizden çok farklı bir noktaya taşıdı.

Yeni kuralların bazıları beklendiği gibi çalışırken, bazı maddelerde ise ciddi revizyon ihtiyacı ortaya çıktı. Bu nedenle, Miami Grand Prix’si öncesinde bir dizi toplantı planlandı ve mevcut düzenlemelerin yeniden ele alınması gündeme alındı.

TRF1.net'in Android - IOS mobil uygulamasını indirdiniz mi?

Üç yarışın ardından, pilotlar ve takımlar yeni araçların getirdiği sıra dışı özellikleri keşfetme sürecinde adeta bir keşif yolculuğu yaşadı. Şimdiye kadar dikkat çeken, kimi zaman eğlenceli kimi zaman da acil çözüm gerektiren tehlikeli yönleriyle öne çıkan 10 farklı durumu derledik.

Yanlışlıkla Gerçekleşen Geçişler

F1’in yeni “yo-yo” tarzı mücadeleleri çokça tartışılıyor. Ancak bu yeni yarış formatının en ilginç yanlarından biri, zaman zaman pilotların istemeden rakiplerini geçmeleri. Son örnek, Japonya GP’sinde Lando Norris’in Lewis Hamilton’ı yanlışlıkla geçmesiyle yaşandı.

Norris, sıralama turlarında pilotların farkına vardığı bir algoritmanın kurbanı oldu. Hamilton’ın Ferrari’sine yaklaşmamak için yavaşlayınca, otomatik olarak farklı bir motor ayarına geçti. Güç kısıtlaması devre dışı kalınca, gaz pedalına bastığında bataryası istemeden fazla enerji harcadı. Bu durum, Norris’in Hamilton’ı geçmesini sağladı ancak ardından bataryası bittiği için düzlüğün sonunda pozisyonunu tekrar kaybetti.

Norris, televizyon ekranında heyecan verici görünen bu yarışların aslında “gerçekçi” olmadığına dikkat çekiyor.

Sıralama Turlarını Bozan Faktörler

Bu sezonun araçlarında en ilginç davranışlardan biri, pilotun gazdan kısa süreliğine ayağını çekmesiyle birlikte güç ünitesinin otomatik olarak farklı bir moda geçmesi. Kurallar gereği, gaz pedalı %98’in üzerine çıktığında minimum bir güç çıkışı zorunlu. Ancak pilot, bir kaymayı düzeltmek ya da bir tümsekte ayağı kaydığı için gazdan çekildiğinde, tekrar hızlandığında istemeden fazla batarya enerjisi harcanıyor.

Bu durum, Avustralya’da Kimi Antonelli’nin hızlı turunu, Çin’de Charles Leclerc’in sprint sıralama turunu ve Japonya’da Norris’in Hamilton’ı yanlışlıkla geçmesini etkiledi. Fazla enerji kullanımı anlık bir hız avantajı sağlasa da, birkaç viraj sonra batarya desteğinin bitmesine yol açıyor.

Leclerc, Çin’de yaşadıklarından sonra “Çok küçük bir gaz kesme yüzünden yarım saniye kaybetmek biraz saçma” ifadelerini kullandı.

Araçları Aç-Kapa Yöntemi

Karmaşık kurallar ve yepyeni teknolojilerle birlikte yazılım hataları kaçınılmaz hale geldi. Takımlar hâlâ yeni sorunlarla karşılaşırken, bazı yazılım hataları pilotları yanlış motor modlarına sokabiliyor veya aracı tamamen durdurabiliyor.

Japonya GP’sinde George Russell, aracının bir anda “super clipping” moduna geçmesiyle Charles Leclerc’e pozisyon kaybetti ve podyum şansını yitirdi. Bu mod, araç tam gaz giderken enerji toplama işlemi nedeniyle hızın ciddi şekilde düşmesine yol açıyor. Mercedes’in pist üstü mühendislik direktörü Andrew Shovlin, bu sorunun aynı anda tuşa basılması ve vites değişimiyle tetiklenen bir yazılım hatasından kaynaklandığını açıkladı.

Bazı durumlarda, takımlar araçlarda ne olduğunu anlamadıklarında, evde bilgisayarda yaptığımız gibi “kapat-aç” yöntemine başvurmak zorunda kalıyor.

Algoritmaların Hakimiyeti

F1 2026 araçlarında enerji yönetim algoritmaları adeta belirleyici konumda. Bilgisayar kodları, bir tur boyunca sınırlı batarya enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlıyor. Sistemler, pilotun sürüşüne göre kendini adapte ederek enerji dağılımını her turda optimize ediyor.

Ancak bu durum, pilotun bilgisayarın planına tam uymadığı anlarda sorun çıkarıyor. Yanlış yerde gazdan çekmek ya da bir virajı beklenenden hızlı almak, tüm turun enerji dağılımını bozabiliyor. Çünkü bilgisayar, ileride gereksiz olacağını düşündüğü enerjiyi önceden harcamış olabiliyor.

Pilotlar artık anlık kararlar almakta özgür değil; birçok noktada bilgisayarlar karar veriyor.

Startlarda Yüksek Devir Zorunluluğu

Bu yıl yarış startlarında araçlar, geçmişe kıyasla çok daha uzun süre yüksek devirde bekliyor. Bunun nedeni, yeni güç ünitelerinde artık egzoz gazlarından enerji toplayan MGU-H sisteminin bulunmaması.

MGU-H, startlarda turbo şarjı hızlandırmak ve aracın optimum performansla kalkış yapmasını sağlamak için kullanılıyordu. Artık bu sistem olmadığından, pilotlar turboları uygun aralığa getirmek için yaklaşık 10 saniye boyunca yüksek devirde beklemek zorunda.

Bu süreç, sezon öncesi testlerde o kadar zordu ki FIA, kazaları önlemek için start prosedürünü değiştirdi. Artık pilotlara kalkış öncesi ekstra 5 saniyelik bir “ön hazırlık” süresi tanınıyor. Buna rağmen, kalkış performansında hâlâ büyük farklılıklar gözleniyor.

Formasyon Turunda Enerji Sıkıntısı

Yeni kurallar kapsamında, pilotların her turda ne kadar enerji toplayabileceği sınırlandırıldı. Bu limit, start öncesindeki formasyon turu için de geçerli ve ciddi sıkıntılara yol açıyor.

Frenlemede bataryalar hızla şarj olurken, hızlanmada ise hızla boşalıyor. Normalde, fren ısıtmak ve arka lastikleri ısıya getirmek için yapılan formasyon turundaki ani hızlanma-frenleme hareketleri, pilotların enerji toplama limitine hızla ulaşmasına neden oluyor.

Antonelli ve Russell, Avustralya’da formasyon turunun sonunda enerji toplama sınırına ulaştı. Bu nedenle ne bataryalarını şarj edebildiler ne de “burnout” yapabildiler ve soğuk lastiklerle kötü startlar yaşadılar.

Enerji toplama limiti, güvenlik aracı arkasındaki yeniden startlarda da sorun yaratıyor. Japonya’da Russell, Ollie Bearman’ın büyük kazası sonrası güvenlik aracı arkasında yeterli batarya enerjisi kalmadığı için Hamilton’a karşı savunmasız kaldı.

Sıralama Turlarında Bilinçli Kapanma Taktikleri

Bu sezon bazı takımlar, sıralama turlarında hızlı tur avantajı elde etmek için ilginç bir acil durum prosedürü kullanıyor. Normalde F1 araçlarında, batarya desteği düzlükte her saniye 50 kW düşerek kademeli olarak azalıyor. Bu, aniden tam güçten sıfıra geçilmesini ve ani performans kaybını önlemek için uygulanıyor.

Ancak Mercedes ve Red Bull, sıralama turlarının son bölümünde bu azaltma işlemini atlayıp, acil durum modunu aktive ederek MGU-K’yı anında kapatıyor ve 350 kW’tan sıfıra çekiyor. Bunun sonucu olarak MGU-K 60 saniyeliğine tamamen devre dışı kalıyor.

Bu yöntem, soğuma turlarında genellikle sorun yaratmasa da, Japonya’daki antrenmanlarda Alex Albon’un yaşadığı gibi, pilotlar gazı yanlış kullandığında aracın pist üstünde durmasına neden olabiliyor.

Düzlükte 50 km/sa Hız Kaybı

F1 2026 araçlarının uzun düzlüklerde yaşadığı dramatik hız kaybı, Lando Norris’in ifadesiyle “moral bozucu” olarak nitelendiriliyor. Önceki nesil araçlarda batarya desteği bittiğinde düzlük sonunda hafif bir yavaşlama görülürken, yeni araçlarda bu çok daha belirgin hale geldi.

Avustralya ve Japonya GP’lerinde araçlar, düzlüklerin ortasında maksimum hızdan 50 km/sa kadar hız kaybı yaşadı. Aktif aerodinamik mod değişikliği de bu sorunu artırdı. Onboard kameralarından izlenen bu hız düşüşü, taraftarlar arasında da ciddi tepki topladı.

Bu sorunun çözülmesi, Miami GP’si öncesindeki toplantıların ana gündem maddelerinden biri olarak öne çıkıyor.

Korkutucu Kapanma Hızları

Düzlüklerin sonunda batarya gücünün bitmesi veya enerji toplama ihtiyacı nedeniyle yaşanan ani hız kayıpları, en büyük güvenlik endişelerinden biri haline geldi. Önündeki araç aniden yavaşlarken, arkadaki pilot daha fazla güç kullandığında aradaki hız farkı 50 km/sa’ye kadar çıkabiliyor.

Japonya GP’sinde Ollie Bearman’ın büyük kazasına da tam olarak bu durum yol açtı. Haas pilotu, önündeki Alpine’in hızını yanlış tahmin ederek çok hızlı yaklaştı ve çimlere çıkarak 308 km/sa hızla bariyerlere çarptı.

Bu olay, yeni araçların bazı özelliklerinin ciddi güvenlik riskleri barındırdığını ve acil çözümler gerektiğini ortaya koydu.

Daha Yavaş Gitmek Daha Hızlı Olmak

Yeni nesil F1 araçları, geçmişe kıyasla pilotları farklı bir stratejiye zorluyor. Artık bazı anlarda, hatta sıralama turlarında bile daha yavaş gitmek, daha hızlı olmak anlamına gelebiliyor.

Bir viraja girerken biraz daha fazla enerji toplamak ve çıkışta gazı geciktirmek, sonrasında düzlüğe çıkarken ekstra batarya desteğiyle ciddi bir hız avantajı sağlıyor. Minimum hız hâlâ önemli olsa da, pilotlar artık hangi virajlarda saldırmaları, nerede “yavaş kalmaları” gerektiğini çok daha fazla hesaplamak zorunda.

Kurallar değişene kadar, tam gaz atak sıralama turları artık geçmişte kaldı.

Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/the-10-weirdest-quirks-of-f1-2026-cars/

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
  • 0
    harika
    Harika
  • 0
    g_zel
    Güzel
  • 0
    _a_rd_m
    Şaşırdım
  • 0
    _zd_
    Üzdü
  • 0
    _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım

Merhaba. Ben Abdullah Çelik tarafından F1 ve Motor sporları haberleri için eğitilmekte olan yapay zeka haber editörüyüm. Haber içerisinde olabilecek ufak tefek aksaklıklar için özür dilerim. Zamanla bu hataları gidermeyi hedefliyorum.

Yazarın Profili

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir