Ferrari, Sezonun İlk Yarışlarında Mercedes’in Bir Adım Gerisinde Olabilir: Testlerde Dikkat Çeken Teknik Yenilikler
Ferrari’nin sezonun ilk yarışlarında Mercedes’in bir miktar gerisinde kalması bekleniyor. Ancak Maranello ekibinin güçlü geliştirme hamleleriyle birkaç yarış sonra şampiyonluk mücadelesine geri dönebileceği öngörülüyor.
Bahreyn’de gerçekleştirilen altı günlük testlerin ardından, üreticilerin büyük bölümünün yüksek kilometre yaptığı gözlendi. Ancak üst sıralardaki takımların gerçek güçlerini gizlemesi nedeniyle, güç dengesi hâlâ netlik kazanmadı. Bazı ekipler kartlarını erken açmaktan kaçınırken, Ferrari ise testlerden maksimum verimi almak için yenilikçi teknik çözümler denemekle kalmadı, aynı zamanda düşük yakıt ve yumuşak lastiklerle sıralama simülasyonlarına da odaklandı.
Ferrari adına öne çıkan sonuçlar elde edildi. Charles Leclerc, test seanslarının her ikisinde de 1:31.992’lik derecesiyle en hızlı zamanı kaydetti. Bu performans, öğleden sonraki uzun sürüşlerde gösterilen iyi yarış temposuyla birleşince, yeni SF-26’nın güçlü bir araç olduğunu ortaya koydu. Ancak bu, Ferrari’nin sezonun ilk yarışlarında Mercedes’e meydan okuması için yeterli olacak mı? Detaylara yakından bakmak gerekiyor.
Testlerde Dikkat Çeken Teknik Yenilikler
Ferrari, Barselona’daki şasi testlerinde büyük bir sorun yaşamadan çok sayıda tur tamamladıktan sonra Bahreyn’e umutlu geldi. Takım, burada da çalışmalarını sorunsuz sürdürürken, aracın arka bölümünde dikkat çeken bir dizi önemli güncellemeyi devreye aldı.
Yeni parçalar özellikle ön kanat, taban ve difüzör üzerinde yoğunlaştı. Ayrıca geçtiğimiz hafta testlerin sondan bir önceki gününde denenen ters arka kanat tasarımı da öne çıktı.
Testlerde kullanılan yeni ön kanat, tamamen revize edilmiş bir tasarımla dikkat çekti. Ana planda ortadaki bölümün kavisli ve daha sivri bir yapıya sahip olması, hava akışını ön kanadın altına ve taban girişine daha iyi yönlendirmeyi amaçlıyor. Üst flape bakıldığında ise, önceki versiyona göre çok daha düz bir hat izlediği görülüyor. Bu yeni tasarım, hava akışını ikiye bölüyor: Merkezdeki akış taban ve gövdeye yönlenirken, yanlardaki akış ise ön lastiklerin dışına doğru itilerek dış akım etkisini maksimize ediyor.
Bu doğrultuda, endplate (kanat ucu plakası) da dışa doğru daha belirgin bir kavisle yeniden tasarlandı. Yeni ön kanat, ön lastiklerin çevresindeki hava akışını daha iyi yöneterek sürüklenmeyi azaltıyor ve verimliliği artırıyor. Bu, yeni nesil araçlarda oldukça kritik bir unsur olarak öne çıkıyor.
Bahreyn’de tanıtılan yeni taban ise, ön bölümde ve arka lastiklere yakın açıda belirgin değişiklikler taşıyor. Bargeboard’un altındaki taban kenarı bölümünde yapılan düzenleme, burada oluşan girdapları güçlendirerek taban kenarının daha iyi izole edilmesini sağlıyor. Yeni versiyonda daha büyük ve keskin kenarlı “bıçak” benzeri bir yapı kullanılmış durumda. Arka bölümde ise Barselona’da test edilen tasarımdan evrilen bir yapı (yeşil daire ve ok) göze çarpıyor.
Yeni taban tasarımının amacı, arka lastiklerin oluşturduğu türbülansın (tire squirt) yönetilmesi ve aerodinamik kayıpların azaltılması. Hem ön hem de arka lastiklerin yarattığı türbülansın taban altındaki hava akışına zarar vermesinin önüne geçilerek yere basma kuvvetinin artırılması hedefleniyor.
Geçtiğimiz hafta Bahreyn’de tanıtılan bir diğer yenilik ise “Flick Tail Mode” olarak adlandırılan küçük kanatçık oldu. Egzoz çıkışının hemen arkasına yerleştirilen bu parça, egzoz gazını daha düşük basınçlı bir alana yönlendirerek arka tarafta dikey yük üretiyor ve stabiliteyi artırıyor.
Ferrari mühendisleri, difüzör tavanının devamı olarak tasarlanan bu küçük kanatçığı kullanarak hava akışını optimize edip yere basma kuvvetini artırmayı başardı.
Son olarak, rakiplerin de dikkatini çeken en önemli teknik çözüm ters arka kanat tasarımı oldu. Ferrari mühendisleri, DRS aktüatörlerini kanat uç plakalarına taşıyarak, kanadın ortasında yer alan geleneksel aktüatörü kaldırdı. Bu sayede, sistem devreye alındığında arka kanat 270 dereceye kadar dönebiliyor ve kanat profilleri tersine çevrilebiliyor.
Sistem etkinleştirildiğinde üstteki iki flap, uçak kanadı gibi kaldırma kuvveti üretiyor. Bu çözümün avantajlarını doğru şekilde anlamak için detaylı CFD analizlerine ihtiyaç duyulsa da, daha geniş bir hava geçiş aralığı sağlayarak sürüklenmeyi azaltması ve düzlüklerde hız artışı sağlaması bekleniyor.
Yeni sistem, ana plan ve üst flap arasında daha büyük bir boşluk oluşturarak hava direncini azaltıyor. Bu sayede düzlüklerde 5-10 km/s arasında hız kazancı elde edilebileceği ve Ferrari’ye hem sıralama turlarında hem de yarışta atak ve savunma anlarında önemli bir avantaj sağlayabileceği belirtiliyor.
Tüm bu teknik yenilikler, testlerde aracı oldukça dengeli ve güçlü kıldı. Onboard görüntülerde arka tarafın zaman zaman ani tepkiler verdiği görülse de, her iki pilot da uzun sürüşlerde ve sıralama simülasyonlarında araçtan oldukça memnun olduklarını ifade etti.
Charles Leclerc, testlerde gösterilen performansla ilgili olarak basına yaptığı açıklamada, “Test günü oldukça sorunsuz geçti, programımızı tamamladık ve planladığımız tüm denemeleri gerçekleştirdik” dedi. Monakolu pilot, “Performans anlamında gerçekten nerede olduğumuzu anlamak hâlâ zor, çünkü takımlar gerçek güçlerini gizliyor. Bu nedenle tur zamanlarına fazla odaklanmadan ilk yarışa hazırlanmak önemli” ifadelerini kullandı.
Sonuç olarak, Ferrari için bu yıl Bahreyn’de oldukça olumlu bir test dönemi geride kaldı. Son yıllarda zorlandığı bir pistte güçlü bir performans sergileyen takım, şu an için Mercedes’e meydan okuyabilecek bir pozisyonda görünüyor. Ancak Brackley ekibinin Bahreyn’de gerçek performansını göstermediği ve aracına oldukça güvendiği düşünülüyor.
Takımların yüksek motor modlarını kullanmaya başladığında Ferrari’nin rakiplerine karşı güç ünitesi avantajı ne kadar olacak, bunu görmek için bir hafta daha bekleyip Avustralya’daki sezon açılışını izlemek gerekecek. Mercedes W17’nin gerçek rakiplerine karşı farkı da o zaman netleşecek.
Kaynak: GP Blog // https://www.gpblog.com/en/tech/f1-tech-ferrari-ready-to-be-a-title-contender-in-2026-season


