Ferrari SF-26’nın Tasarımı, 2026 Formula 1 Sezonunda Takımın Kaderini Belirleyebilir
2026 Formula 1 sezonunda üzerindeki baskının farkında olan Ferrari, yeni SF-26’nın tasarımıyla “şaha kalkan at” olma hedefini taşıyor. Takım, bu yenilikçi tasarımla ya büyük bir sıçrama yapacak ya da beklentilerin gerisinde kalacak.
SF-25’in en büyük zayıflıkları, yüksek sürüş yüksekliği gereksinimi ve zayıf aerodinamik felsefesi etrafında şekillenmişti. Bu durum, aracın çalışma aralığını oldukça daraltmıştı. Charles Leclerc ve Lewis Hamilton, aracın dengesizliği ve öngörülemezliği nedeniyle özellikle virajlarda güven sorunu yaşadı.
2026 sezonu, kapsamlı teknik düzenlemelerle birlikte takımlar için yeni bir başlangıç sunuyor. Daha küçük boyutlardaki araçlarla Ferrari, 2025’teki hayal kırıklığını telafi etmek ve avantaj elde etmek için önemli bir fırsat yakaladı.
Barselona’daki testlerde sergilenen tasarım tercihleri, Ferrari’nin 2026 için teknik önceliklerini ve en büyük gelişim adımını nerede atmak istediğini gözler önüne seriyor.
Ferrari’den SF-26’da Yenilikçi Airbox Motor Soğutma Çözümü
2025 sezonunda Ferrari’nin en büyük sorunlarından biri hava akışıydı. Havanın istenen şekilde yönlendirilememesi, özellikle airbox tasarımındaki eksikliklerden kaynaklanıyordu.
Ferrari, rakiplerinin aksine, hava akışını güç ünitesine yönlendirmek için daha büyük airbox’lar tercih etmek yerine, geleneksel dar airbox felsefesini sürdürdü. Ancak bu tercih, daha geniş bir planın parçası. Üçgen şeklindeki airbox ve iki yanında yer alan “boynuz” benzeri çıkıntılar, havayı aracın geri kalanına yönlendirmek üzere tasarlandı. Böylece yan bölümlere (sidepod) daha fazla hava aktarılıyor ve bu alanlarda da önemli güncellemeler yapıldı.
Yan bölümlerdeki hava girişleri, şasi boyunca uzanan ters L şeklinde tasarlandı ve bu agresif yaklaşım, hava akışını artırıyor. Yeni yan bölümlerle üçgen airbox’ın birleşimi, arka kanat ve arka aksa daha fazla hava ulaşmasını sağlıyor. Ferrari’nin 2025’te zorlandığı bir diğer alan olan maksimum sürüş yüksekliğine ulaşamama sorunu, zayıf hava akışından kaynaklanıyordu.
Bu sezon ise tasarım felsefesinde değişikliğe gidildi. Yeni tasarım, havanın airbox’tan arka kanatlara – ki 2026’da bu kanatlar daha küçük olacak – nasıl yönlendirileceğini dikkate alıyor. Ancak en dikkat çekici yeniliklerden biri, airbox’ın hemen altında neredeyse gizli bir şekilde konumlandırılan küçük bir hava girişi. Bu detay, yenilenen yan bölüm tasarımıyla birleşerek soğutma performansında önemli bir artış sağlıyor.
Aynı Tasarım Yolunda Devam Etmenin Nedeni Ne?
Yeni tasarım felsefesi, aslında öncekinin devamı niteliğinde; ancak küçük iyileştirmeler içeriyor. Formula 1’de uyum sağlamak kadar, gerektiğinde yön değiştirmek de kritik öneme sahip.
Ferrari, hava akışı ve motor soğutma konusunda denenmiş ve güvenilir yöntemine sadık kaldı. Bu yaklaşım, rakiplerinin aksine airbox boyutunu artırmak yerine mevcut çözümü geliştirmeyi tercih ettiğini gösteriyor. Bunun temel nedeni ise 2026 sezonunda hava ve soğutma yönetiminin tamamen değişmiş olması. Motor Isı Geri Kazanım Ünitesi’nin (MGU-H) kaldırılması, güç ünitesinden kaynaklanan ısı yönetiminde farklı bir yaklaşım gerektiriyor.
Ferrari’nin klasik airbox çözümünü, etrafındaki güçlendirilmiş çarpışma yapılarıyla birleştirmesi ve bu felsefeyi 2026’daki daha küçük araçlara uyarlaması, takımın 2026’da şaha kalkmasını sağlayabilir.
Daha fazlası için: Adrian Newey’nin Aston Martin F1 aracıyla attığı cesur teknik adımlar.
Kaynak: Motorsport Week // https://www.motorsportweek.com/2026/01/31/tech-why-the-design-of-the-sf-26-signals-a-continuation-in-philosophy-for-ferrari/

