Aston Martin’in Formula 1’de yaşadığı sorunların boyutu, Avustralya Grand Prix’si hafta sonunda tüm açıklığıyla gözler önüne serildi. Lance Stroll ve Fernando Alonso’nun toplamda sadece 64 tur atabilmesi, takım için adeta bir zafer olarak değerlendirildi.
Sorunların büyüklüğünün yanı sıra, Adrian Newey’in bu problemlere kamuoyu önünde nasıl yaklaştığı da dikkat çekti. Honda ile ilgili sıkıntılara geçmeden önce, takım patronu sıfatıyla Newey’in F1 medyasının karşısına çıkarak yaşananları açıklamak zorunda kaldığı belirtildi.
Honda ile geçmişte çalışmış bir isim olarak, şirketin bir sorunu fark ettiğinde çok hızlı ve etkili bir şekilde çözüm üretebildiği vurgulandı. Ancak bu süreçlerin genellikle kapalı kapılar ardında yürütüldüğü, motor titreşimlerinin bataryalara zarar verdiği gibi teknik detayların kamuoyunda konuşulmasının Honda tarafından hoş karşılanmadığı ifade edildi.
Newey’in, Honda ile güç ünitesi anlaşması yapılırken şirketin Formula 1 departmanının durumu hakkında net bilgi vermediğine dair açıklamaları, Sakura’daki yetkilileri memnun etmedi. Newey’in hem takım patronu hem de teknik direktör olarak basınla yaptığı görüşmelerde hangi şapkayı taktığını net şekilde belirtmesi gerektiği, takım patronlarının olayın siyasi boyutuna girebileceği, teknik direktörlerin ise tamamen mühendislik ve gerçeklerle ilgilenmesi gerektiği vurgulandı.
1998’de Jordan ekibiyle Honda’dan nasıl bir reaksiyon alındığı anlatılırken, bunun tamamen özel görüşmelerle ve sorunların saklanmadan gerçekleştiği hatırlatıldı. Newey’in çift rolde hareket ederken siyasi dengeyi gözetmesi gerektiği, söylediklerinin doğru olsa da asıl sorunun bu yaklaşımın Honda’dan en iyi sonucu alıp alamayacağı olduğu belirtildi.
Aston Martin-Honda projesinin mevcut durumu hakkında daha fazla analiz için The Race Members’ Club’a üye olarak ilk ayda %90 indirim fırsatından yararlanabilirsiniz.
Red Bull-Renault Döneminden Tanıdık Tavır
Geçmişte Red Bull’un Renault ile olan ortaklığı sırasında, Christian Horner ve Newey’in Renault tarafında bir sorun çıktığında bunu kamuoyuna açık şekilde eleştirmekten çekinmediği, bu nedenle “leopar beneklerini değiştirmez” deyiminin bu durum için kullanılabileceği ifade edildi.
Taraflar arasında karşılıklı suçlamaların güven eksikliği ve güvensizlik yarattığı, bu süreç başladığında ise durdurulmasının neredeyse imkânsız olduğu belirtildi.
Aston Martin-Honda İçin Uzun Bir Yol
Aston Martin-Honda ekibinin önünde uzun bir toparlanma süreci olduğu vurgulandı. İçten yanmalı motorun yarattığı titreşimlerin bataryayı olumsuz etkilediği ve Adrian Newey’in kompakt paket tasarımında ısrarcı olduğu belirtildi. Bu yaklaşımın yıllar içinde araç performansına olumlu katkılar sağladığı ancak bazen sınırların fazla zorlanabileceği ifade edildi.
Şasi üzerindeki batarya yuvasının titreşim önleyici montajlara izin vermeyecek kadar küçük olması halinde, bu sorunun tamamen çözülmesinin kolay olmayacağı, ilk sorunların hafifletildiği ancak tamamen ortadan kaldırılmadığı ve bunun zaman alacağı aktarıldı.
Titreşim problemlerinin dinamometre testlerinde tespit edilmesi gerektiği, Honda’nın bu testlerde bazı titreşimler gözlemlediğini ancak gerçek araçta yaşanan seviyeye yaklaşmadığını kabul ettiği belirtildi. İçten yanmalı motorun dinamometredeki montaj şeklinin, karbon fiber şasiye entegre edildiğindeki koşullardan çok farklı olduğu ve şasi sertliğinin titreşimlerin frekansı ve aktarımı üzerinde etkili olduğu ifade edildi.
Pilotların da bu titreşimlerden etkilendiği, Adrian Newey’in pilotların kalıcı sinir hasarı riskiyle karşı karşıya kalabileceğini öne sürdüğü, ancak bu açıklamanın abartılı olduğu dile getirildi. Titreşimlerin insan vücudu üzerindeki etkilerinin tıbbi olarak hızla tespit edilebileceği, frekans ve genliğin insan vücudundaki farklı kütleleri etkileyebileceği, eğer tehlikeli bir seviyeye ulaşırsa pilotların araca bindirilmemesi gerektiği belirtildi.
Güç Ünitesi Performansında Gerileme
Newey’in motorun güç anlamında da geride olduğunu dile getirdiği ve bunun çok daha karmaşık bir sorun olduğu ifade edildi. Honda’nın, sezonun ilk üç altı yarışlık bloğunun analizine göre %2 veya daha fazla geride olduklarının tespit edilmesi halinde, ek geliştirme ve güncelleme fırsatları (ADUO) kapsamında V6 motor üzerinde değişiklik yapmasına izin verilmesinin beklendiği belirtildi.
Ancak ek dinamometre süresi ve bütçe sınırı üzerinde ekstra harcama izni alınsa dahi, bu güncellemelerin tasarlanıp geliştirilmesi ve üretildikten sonra piste çıkmadan önce uzun bir süreç gerektirdiği vurgulandı.

Sürücülerin Zorlukları ve Araç Davranışı
Tüm bu teknik problemlerin ötesinde, Aston Martin’in pistte kolay kullanıma sahip bir araç sunamadığına dikkat çekildi. Alonso’nun her fırsatta aracın sınırlarını zorlayabileceği, ancak Stroll’ün araca daha fazla güven duymaya ihtiyaç duyduğu belirtildi. Melbourne hafta sonunda Stroll’ün attığı sınırlı turlarda bu güvenin sağlanamadığı gözlemlendi.
Ön tekerleklerin kilitlenmesi eğiliminin, tüm takımların yaşadığı bir sorun olduğu ancak Aston Martin’de bu durumun daha belirgin olduğu aktarıldı. Takımın pist üstü çalışma süresinin az olduğu, ancak sahip oldukları gelişmiş simülasyon araçlarıyla bu tür problemlerin önceden tespit edilebilmesi gerektiği vurgulandı.
2026 İçin Kötümser Tablo
Henüz sezonun ilk yarışı geride kalmışken 2026 yılının şimdiden kayıp bir sezon gibi göründüğü, Aston Martin’in potansiyel podyum hedeflerinden puan pozisyonlarına odaklanması gerektiği belirtildi. Sorunsuz bir yarış tamamlamak ve zaman zaman puan almak bile şu anki proje seviyesinden bakıldığında büyük bir başarı olarak değerlendirildi.
Teknik direktörlük ve takım patronluğu gibi iki kritik görevin aynı kişide toplanmasının zorluklarına dikkat çekilerek, geçmişte Mattia Binotto’nun Ferrari’de benzer bir rol üstlendiği ve bunun sonucunun bilindiği hatırlatıldı. Adrian Newey’in teknik dehasına duyulan saygı vurgulanırken, bu çift rolün onun için fazla olabileceği yorumu yapıldı.
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/gary-anderson-adrian-newey-forthright-criticism-risks-alienating-honda/


