George Russell, Monaco’da yaşadığı Formula 1 sürüş tarzı sorunlarının çözümünün içgüdüleriyle hareket etmekten geçtiğine inanıyor.
28 yaşındaki Mercedes pilotu, geçen hafta sonu Monaco’daki sıralama turlarında yaşadığı zorlukların ardından yaptığı özeleştirinin “biraz fazla sert” olduğunu belirterek bu sözlerinden kısmen geri adım attı. Ancak takım arkadaşı Kimi Antonelli’nin performans seviyesinin ardından, Mercedes W17’den maksimum verimi almak için yeniden kendi sürüş tarzına odaklanması gerektiğini kabul ediyor.
Russell’ın sürüş tarzının Mercedes ile neden tam uyumlu olmadığını detaylı bir şekilde analiz eden değerlendirmelerde, 2026 spesifikasyonuna sahip dar Pirelli lastiklerinin karakteristiğinin de bunda etkili olduğu vurgulanıyor. Ancak Russell, direksiyon başında yaptıklarını tamamen değiştirmeye çalışmak yerine, daha çok içgüdülerine güvenmeyi tercih ediyor.
Russell, sürüş tarzında uyum sağlaması gerekliliği ve araç ile lastiklerin bunda oynadığı rol hakkında gelen soruya şu yanıtı verdi:
“Bu yıl Pirelli’nin belirlediği lastik basınçları nedeniyle lastikler oldukça farklı. Şu ana kadar Formula 1’de gördüğümüz en yüksek lastik basınçlarıyla yarışıyoruz. Ancak bu basınçlar Melbourne, Çin ve Kanada’da da vardı ve o yarışlarda çok iyi performans gösteriyordum. Açıkçası, anlık bir değerlendirme ile biraz fazla sert konuşmuş olabilirim. Monaco’da lastiklere ve araca güvenim azdı ve bu pistte bu durum sizi ciddi şekilde cezalandırıyor. Geriye dönüp baktığımda, bu hafta sonuna kafam daha net bir şekilde giriyorum, veriye fazla takılmadan içgüdülerimle süreceğim. Geçen yıl neredeyse hiç veri incelemedim, sadece araca binip sürdüm ve hızlıydım, işe yaradı. Bazen içgüdülerime güvenmem gerektiğini düşünüyorum, tıpkı karting yaparken olduğu gibi.”
Pist yüzeyinin tutuş seviyesi de her pistte değişiklik gösterdiği için Russell’ın belirli pistlerdeki performansı güçlü olabiliyor. Ancak Russell, içgüdülerine güvenme arzusunun, sürüş tarzında değişim gerekmiyor sonucuna vardığı için değil, gerekli değişimin direksiyon başında hissettiklerine odaklanarak doğal olarak gerçekleşeceğine inandığı için olduğunu vurguluyor.
Bu yaklaşımın, iki yıl önce Mercedes simülatöründe geçirdiği iki günlük bir çalışmadan edindiği bir dersin sonucu olduğunu da ifade ediyor. Bu süreç, böylesi sorunların çözümünde bilinçaltı öğrenmenin değerini ortaya koymuş.
Russell, “Her zaman gelişim gerekir çünkü yeni bir araç ve yeni lastiklerle sürerken evrilmeniz gerekiyor,” diyor ve ekliyor:
“Fakat yıllara baktığımda, sürüş tarzımın araç ve lastiklerin sınırlarına doğal olarak evrildiğini gözlemledim. Bir çözümün peşinden koşmadım, veriyle saatlerce uğraşıp sorunun ne olduğunu anlamaya çalışmadım ve pistte ‘bu sorunu nasıl çözeceğim’ diye düşünmedim; bu süreç kendiliğinden gelişti. Simülatörde bunun bir örneğini yaşadım. İki gün üst üste çalıştım; bir gün boyunca Barselona’da sürüş yaptım, ertesi gün ikinci turumda bir önceki güne göre iki salise daha hızlıydım. ‘Nasıl oldu da dün 100 tur attıktan sonra bugün ikinci turumda iki salise daha hızlı oldum?’ diye düşündüm.”
“Bunun üzerine biriyle konuştum; bilinçaltınızda ne olduğunu otomatik olarak öğreniyorsunuz. Dün sürüşümde farklı bir şey yaptığımı düşünmüyordum ama beyin otomatik olarak öğrenmiş. Ben de kendimi bu noktada bulmak istiyorum. Bilinçaltımla nasıl gelişeceğimi öğrenmek, cevapların peşinden koşmamak istiyorum çünkü bunu yapabileceğimi ve kariyerim boyunca yaptığımı biliyorum. Bu yüzden heyecanlıyım. Kimi şu an harika bir iş çıkarıyor, fakat onun sürüş tarzı geçen yılkiyle tamamen aynı ve her şey onun için tıkırında. O bunun peşinden koşmadı, her şey kendiliğinden uyumlu hale geldi.”
“Bunun tekrar benim için de tıpkı Melbourne ve Çin’de olduğu gibi uyumlu hale gelebileceğini biliyorum.”
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/russells-plan-to-solve-his-f1-driving-style-problems/

