Jonathan Wheatley: Sauber’in Audi’ye Geçişinde Pozitif Enerji ve Takım Ruhu
Jonathan Wheatley, Motorsport Week’e verdiği özel röportajın ikinci bölümünde, Sauber’in Audi’ye geçiş sürecinde yaşadığı olumlu zihniyet değişimini ve Mattia Binotto ile birlikte takımın 2026 Formula 1 sezonuna nasıl hazırlandıklarını anlattı.
Red Bull’daki başarılı kariyerinin ardından Sauber Takım Patronu koltuğuna oturan Jonathan Wheatley, yeni görevinde sadece pit duvarında liderlik yapmakla kalmıyor, aynı zamanda takımın Alman devi Audi’ye dönüşümüne de odaklanıyor. Wheatley’nin deneyimi ve enerjisiyle birlikte Sauber, Audi’nin Neuburg’daki merkezinde ivme kazanırken, takımda gözle görülür bir canlanma yaşanıyor.
Wheatley, Motorsport Week’e verdiği röportajda, “Yanımda bir enerji, pozitif bir enerji getirdiğime inanıyorum. Takım olgusuna gerçekten inanıyorum. Hedefi net olarak kavrayan ve aynı yönde hareket eden uyumlu bir takımın olağanüstü işler başarabileceğine inanıyorum,” ifadelerini kullandı. “Kariyerimde bu tür takımların parçası oldum ve Sauber’in de bu yolculuğa çıkmaması için hiçbir sebep yok. Burada çok fazla enerji var. Simon Sproule gibi deneyimli isimler ve birçok genç yetenekle birlikte, organizasyonumuzu daha güçlü kılmak için yetenekleri keşfetmek ve yönlendirmek en önemli hedefimiz.”
F1’deki geniş tecrübesinin yanı sıra, farklı motor üreticileriyle çalışmış olmanın hem teknik hem de insani açıdan kendisine katkı sağladığını belirten Wheatley, “Takımda her seviyeden insanla iletişim kurabiliyorum. Her sabah, ağırlamadan mutfak ekibine, mekanik ekibinden mühendislerine kadar herkese günaydın diyorum. Çünkü o seviyelerde de çalıştım ve herkesin pazar günü olanlarda hayati katkısı olduğunu biliyorum. Takımda çalışanlara büyük saygı duyuyorum ve umarım bu, yönetim tarzıma da yansıyordur,” dedi.
Wheatley, mekanik kökenlerinin Takım Patronu olarak gelişiminde büyük rol oynadığını vurgularken, kariyerindeki zamanlamanın da kendisi için mükemmel olduğunu belirtti: “Motor ekibiyle birlikte motorları araca yerleştiriyor, hidrolik bağlantılarını yapıyordum. Sonra ekibi bu motor etrafında yapılandırdım, ardından 20 yılı aşkın süredir pist operasyonlarından sorumluydum. Şimdi ise tüm takımın operasyonundan sorumluyum. Her aşama, kariyerimde doğru zamanda geldi.”
Binotto ile Ortak Vizyon
Wheatley, Sauber’in 2024 sezonunu sadece dört puanla son sırada tamamlamasının ardından Takım Patronu olarak göreve geldi ve takımı sezon sonunda 70 puana taşıdı. 2025 sezonunda ise Nico Hülkenberg ve Gabriel Bortoleto, düzenli olarak puan topladı. Wheatley, Sauber’i 13 yıl aradan sonra ilk podyumuna taşıdı; Hülkenberg, 239 yarışlık podyum hasretini sona erdirdi.
Başarılı geçen ilk yılında en büyük zorluğunun, takıma yapılabilecek farklılıkları yönetmek olduğunu belirten Wheatley, “Takımda yapılabilecek çok fazla şey görüyorum. Bunları hemen değiştirmek yerine, gözlemlerimi not alıyorum ve her birinin kendi yolculuğu var. Önümüzdeki beş yıl için stratejimi bu şekilde oluşturuyorum,” dedi.
Mattia Binotto ile çalışmanın kendisi için önemli olduğunu vurgulayan Wheatley, “Mattia ile aynı vizyona ve hedeflere sahibiz. Yöntemlerimizde küçük farklar olsa da, temelde aynı yolda ilerliyoruz,” ifadelerini kullandı.
Takımın başarısında Binotto’nun rolüne dikkat çeken Wheatley, “Mattia Binotto’yu anmadan geçmemek lazım. O, benden altı ay kadar önce burada göreve başladı ve takım için uzun süredir önemli adımlar atıyor. Benim katkım ise biraz daha yön ve rehberlik sağlamak oldu. Özellikle yarış hafta sonlarına hazırlık ve strateji konusunda bazı değişiklikler getirdim. Takımda insanların fikirlerini rahatça paylaşabileceği, hata yaptıklarında cezalandırılmayacakları bir kültür oluşturmaya çalışıyorum. Çünkü Formula 1 takımları, insanlardan oluşur; doğru yapılanma ile bu potansiyeli ortaya çıkarmak mümkün,” dedi.
Audi F1 Projesine Duyulan Tutku
Audi’nin geleceğine bakıldığında, Wheatley 2026 sezonunda tamamen yeni bir güç ünitesiyle sıfırdan bir takım kurmanın heyecanını yaşıyor. 2025 sezonunda elde edilen başarıların ardından takımda daha fazla tutku olduğunu belirten Wheatley, bunun Audi dönemine de yansıyacağına inanıyor.
“Alçakgönüllü bir başlangıç yaptığımızı biliyoruz. Hedefimiz, on yılın sonunda yarış kazanmak ve şampiyonluk mücadelesi vermek. Şu an bulunduğumuz noktadan bakınca bu oldukça iddialı bir hedef. Ancak takım olarak puanlar alıyoruz, özgüvenimiz artıyor,” diyen Wheatley, Silverstone’daki podyumun ardından takımda gözlemlediği özgüven artışının altını çizdi.
Audi’nin elektrifikasyon vizyonuna da değinen Wheatley, “Değişime çok açığım ve bundan motive oluyorum. Audi’nin Formula 1’e girişinin temelinde bütçe sınırı var. Artık harcamaların kontrol altında olduğu, anlaşılır ve sıkı şekilde denetlenen bir ortamdayız. Audi için üç temel unsur var: yüksek verimlilik, gelişmiş hibrit teknolojisi ve sürdürülebilir yakıtlar. Tüm bu unsurlar, yol otomobili işine de yansıyor. Bu nedenle Formula 1, Audi için mükemmel bir platform ve önümüzdeki yıl tamamen yeni bir fabrika takımı olarak yola çıkıyoruz,” ifadelerini kullandı.
Kaynak: Motorsport Week // https://www.motorsportweek.com/2026/01/12/exclusive-how-jonathan-wheatley-has-helped-put-audi-in-good-shape-for-f1-debut/

