Charles Leclerc’in Büyük Britanya Grand Prix’sinde elde ettiği kritik zafer, son dönemde Formula 1’de yaşadığı sorunların üstesinden gelmeye başladığının açık bir göstergesi oldu.
Leclerc, Silverstone öncesindeki üç yarışın ikisinde yarış dışı kalmış, bu süreçte iki kez kaza yapmış ve takım arkadaşı Lewis Hamilton’ın Ferrari içindeki etkinliğinin giderek arttığına şahit olmuştu.
Hamilton, Ferrari’ye 2026’daki ilk galibiyetini Barselona’da getirdikten sonra takım ve araç üzerinde gerçekleştirilmesini istediği değişikliklerden bahsederken, Leclerc ise üst üste gelen kötü hafta sonlarının ardından kendi formuyla ilgili olumsuz sorulara maruz kalıyordu.
Leclerc, “Açıkçası genel olarak hakkımda çok fazla olumsuzluk var, bazı anlatılar oluşturuluyor ve bu hiç hoş bir çalışma ortamı değil,” ifadelerini kullandı.
Leclerc’in ilk adımı, bu olumsuzlukları dışarıda bırakmak ve “başımızı öne eğip” sezonunu tekrar rayına oturtmanın yollarını aramak oldu. Bu sürecin ilk aşaması olarak, “bu gürültüyü engellemek” ve “bir günde kötü bir pilot olmadığımı hatırlamak” gerektiğini belirtti.
Günümüz dünyasında sıkça rastlandığı üzere, bu süreç adeta bir ‘dijital detoks’ ile başladı. Leclerc, olumsuz haber akışlarından uzaklaşmak için telefonunu bir kenara bıraktı ve durumu “doğru bir çerçevede” değerlendirmeye çalıştı.
Leclerc’in galibiyetinin ardından, şampiyona lideri Kimi Antonelli’nin yaşadığı jant koruması arızası da bu sonucun oluşmasında etkili olsa da, asıl önemli olan bu zaferin Leclerc’in özgüveni ve Ferrari içindeki değişen dinamikler açısından taşıdığı anlam oldu.
Fark Yaratan Detaylar
Silverstone hafta sonu Leclerc için bir kez daha geride başlasa da, Hamilton sprint sıralama turlarında Antonelli’nin sadece 11 binde biri önünde pole pozisyonunu alırken, Leclerc Hamilton’ın üç buçuk ondalık gerisinde beşinci sırada yer aldı ve 17 turluk sprint yarışında takım arkadaşının neredeyse 10 saniye arkasında finiş gördü.
Leclerc, Cuma gecesi Ferrari’nin verilerinde dikkatini çeken bazı noktalar olduğunu ve bunların kendi sürüş tarzına uygun olmadığını fark ettiğini söyledi: “Verilerde gördüğüm birkaç şey vardı ve bunların benim sürüş tarzımla uyuşmadığını düşündüm.”
Ferrari’nin detaylı verilerine erişim olmasa da, GP Tempo analizleri Leclerc’in sprint sıralama turlarında Hamilton’a nerede zaman kaybettiğini genel hatlarıyla gösteriyor.

Delta analizinde, turun ilk bölümünde aralarında neredeyse fark olmadığı, Hamilton’ın Village/Loop kompleksinde daha hızlı olduğu, Leclerc’in ise Brooklands ve Luffield’da bu zamanı geri kazandığı görülüyor.
Ancak Hamilton, ardından gelen düzlükte ve Copse virajında – burada neredeyse gaz kesmeden ve Leclerc’e göre daha yüksek bir vitesle ilerleyerek – ciddi bir avantaj elde etti. Son şikan çıkışında ise Leclerc’in batarya enerjisinin tükenmesiyle alakalı olarak daha yavaş kaldığı, ancak gaz pedalını Hamilton’a kıyasla daha fazla kullandığı tespit edildi.
Leclerc’in tur boyunca bazı bölümlerde motor devirinin daha yüksek ve Hamilton’a göre bir vites daha düşük olduğu da göze çarptı.

Grand Prix sıralama turlarında ise tablo değişti. Leclerc’in motor devri ve vites kullanımı Hamilton ile neredeyse aynı seviyeye geldi, daha önce zaman kaybettiği düzlüklerde avantaj sağladı, Copse ve Maggotts/Becketts sekansında Hamilton’a karşı zaman kazandı, Stowe’da küçük bir farkla öne geçti ve son şikanda ise gaz pedalını Hamilton’ın bir gün önceki çizgisine daha yakın kullandı.
Antonelli’nin yanında ilk çizgide yer almak ve Hamilton’a neredeyse iki ondalik fark atmak, Leclerc’in 20 aydan uzun bir sürenin ardından elde ettiği ilk F1 galibiyetinin temelini oluşturdu. Bu veriler, Leclerc’in virajlara yaklaşımında köklü bir değişiklik yaptığını gösteriyor.
Grand Prix sıralama turlarının ardından Leclerc, Hamilton’ın son dönemde uyguladığı sürüş tarzını tamamen benimsemek ile aracı ve mevcut ayarları kendi doğal sürüşüne uygun hale getirmek arasında bir seçim yapmak zorunda kaldığını söyledi.
“Ben ikinci yolu tercih ettim,” diyen Leclerc, “yani geçmişte işe yaradığını bildiğim şeylere sadık kalıp, araç ve elimdeki ayarlarla bir çözüm aradım.” ifadelerini kullandı.
Kendi sürüş stilini “oldukça agresif” olarak tanımlayan Leclerc, geçmişte fren ve gaz pedalını üst üste kullanarak dış lastikleri daha kademeli yükleyip viraj çıkışında yüksek hız taşıyabildiğini belirtti.
Ancak 2026 araçlarının daha küçük lastik profili, azaltılmış yere basma kuvveti ve batarya ağırlıklı güç üniteleriyle bu bütünlüğü sağlamakta “inanılmaz derecede zorlandığını” da dile getirdi.
GP Tempo grafiklerinden görüldüğü üzere, Leclerc’in Grand Prix sıralama turlarındaki gaz pedalı kullanımı çok daha kendinden emin bir sürücüye işaret ediyor. Village ve The Loop arasında bir önceki güne göre çok daha agresifti; aynı şekilde Brooklands ve Luffield arasında da öyle. Copse’ta gazdan hiç ayağını çekmedi ve genel olarak direksiyon ile gaz tepkilerinde çok daha kararlıydı.
Bu da Leclerc’in, Ferrari’sinin arka lastiklerinden daha fazla yol tutuşu aldığını ve muhtemelen takımın ayarları, aracı bu virajlarda daha iyi döndürmesine olanak sağlayacak şekilde değiştirdiğini gösteriyor. Böylece Leclerc, direksiyonu fazla çevirmek veya ani bir arka kayma riski olmadan gazı daha erken açabildi.
Leclerc’in Yükselişinde Hamilton’ın Rolü

Leclerc, Silverstone hafta sonundaki gelişim sürecini “sezgiyle hissetmenin birleşimi” olarak tanımladı ve verilerde “siyah-beyaz” bir şeyin hemen göze çarpmadığını belirtti. Ancak Grand Prix sıralama turlarında Hamilton’a çok daha yakın bir veri grafiği çizmesi dikkat çekiciydi. Hamilton da, Leclerc’in yarış galibiyetine giden süreçte önemli bir rol oynadığını ifade etti.
Hamilton, son dönemde Ferrari’nin yarış öncesi simülatör tahminlerini büyük ölçüde göz ardı etmenin hafta sonlarına daha iyi hazırlanmasına yardımcı olduğunu dile getirmişti.
Silverstone’da Hamilton, sprint sıralama turlarında güçlü olmasının anahtarının da bu yaklaşım olduğunu söyledi. Simülatörün Silverstone için “çok farklı bir ayar noktasıyla başlanması gerektiğini” gösterdiğini ancak kendisinin ve ekibinin “her zamanki yöne sadık kaldığını” belirtti. Hamilton, Leclerc’in hafta sonunun başında simülatörün önerdiği ayarlarla başladığını, ancak sonrasında Hamilton’ın ayar yönüne geçtiğini söyledi.
Hamilton, “Charles, simülatörün önerdiği noktadan başladı. Benim izlediğim yön ise nihayetinde doğruydu ve o da o tarafa yöneldi,” ifadelerini kullandı.
Leclerc, Monaco’daki ev yarışında kaza yaptıktan sonra, Hamilton’ın Ferrari’ye getirilmesi için perde arkasında yoğun çaba harcadığı Carbon Industrie fren malzemesine de geçiş yaptı. Ön süspansiyon da, Hamilton’ın bu sezon için kendi tercihi doğrultusunda Ferrari tarafından ayarlanan bir diğer alan oldu.
Ancak Ferrari, bu değişikliklerin sadece Hamilton’a değil, tüm takımın yararına olduğuna karar verdi ve Leclerc de bu değişimlere uyum sağlamak durumunda kaldı.
Takım patronu Fred Vasseur, Leclerc’in son dönemdeki dalgalı formunun, bu tür değişikliklere uyum sağlama sürecinde yaşanabilecek geçici düşüşler olduğunu düşünüyor.
Büyük Britanya Grand Prix’sinde ise, Leclerc’in tercih ettiği ayar yönünden sapmanın bedelini Hamilton ödedi. Hamilton, sıralama turlarında aracın ön tarafının fazla kaydığını hissedince ön kanat açısını azaltarak ön tutuşu düşürdü, Leclerc ise tam tersi bir yol izledi.
Hamilton, “Yarışın başında çok fazla önden kayma yaşadım. Bu yüzden Leclerc benden uzaklaştı. Aracı bile döndüremiyordum,” dedi.
Hamilton, yarışın ilk bölümünde diferansiyel ayarlarında bazı değişiklikler yaptı ancak “o noktada fark zaten çok büyüktü”. Kırmızı ışıklar sönmeden önce debriyajda istemsiz bir el hareketiyle aracın hareket etmesi nedeniyle yanlış start yapan Hamilton, güvenlik aracı periyodunda yaptığı geç pit stop sonrası George Russell’ın Mercedes’inin arkasında finiş gördü. Ancak bu hata olmasaydı dahi, Hamilton Leclerc’in arkasında ikinci olacaktı.
Tüm bu gelişmelere rağmen, bu yarış Hamilton’ın, F1’in zorunlu nisan arası öncesinden beri ilk kez Leclerc’in gerisinde kaldığı bir hafta sonu oldu.
Hamilton hafta sonu öncesi, “Kötü sonuçlar aldığınızda insanlar sizi daha az dinlemeye başlar,” demişti. Bu galibiyet, Leclerc’in özgüvenine ciddi bir katkı sağlayacak gibi görünüyor.
Şimdi ise Leclerc’in önündeki en büyük soru, bu belirgin gelişimi diğer pistlere de taşıyıp taşıyamayacağı.
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/the-crucial-details-leclerc-took-from-hamilton-to-end-his-f1-win-drought/

