Formula 1’de ender rastlanan derecede tanınan yarış mühendislerinden biri olan Gianpiero Lambiase, Red Bull ve Max Verstappen’le yollarını ayırmaya hazırlanıyor. Lambiase’nin sözleşmesinin 2025’te sona ermesinin ardından Red Bull’dan ayrılarak rakip McLaren’a katılacak olması, Formula 1 dünyasında büyük bir sürpriz olarak karşılandı.
Böylesine kıdemli bir ismin ayrılığı, her F1 takımı için önemli bir kayıp anlamına gelir; ancak Red Bull’un son iki yılda üst yönetim kadrosunda yaşadığı ciddi kayıplar göz önüne alındığında, bu ayrılığın takımı ne kadar sarsacağı merak konusu. Daha da önemlisi, geleceği hakkında ciddi şekilde düşünmeye başladığı bilinen Max Verstappen’i bu gelişme nasıl etkileyecek?
‘Yeni’ Red Bull’da Kan Kaybı Sürüyor
Gianpiero Lambiase, Red Bull’un kurucu ortağı Dietrich Mateschitz’in 2022’deki vefatından bu yana yaşanan uzun ayrılıklar zincirinin en son halkası oldu. Geçtiğimiz yıl Christian Horner görevden alınmış, Helmut Marko ise kenara çekilmişti. Ondan önce, efsanevi tasarımcı Adrian Newey ve sportif direktör Jonathan Wheatley de takımdan ayrılmıştı. Rob Marshall, şu anda baş tasarımcı olarak görev yaptığı McLaren’a geçmişti ve Lambiase de burada Red Bull’un eski strateji şefi Will Courtenay ile yeniden bir araya gelecek.
Son aylarda başka ayrılıklar da yaşandı: Baş tasarımcı Craig Skinner ve Verstappen’in baş mekanikeri Matt Caller kış döneminde takımdan ayrılırken, uzun yıllardır görev yapan ön uç mekanikeri Ole Schack da takımdan ayrılacak. Bu isimler, binin üzerinde çalışana sahip bir organizasyonun sadece öne çıkan yüzleri. Ancak takımın yönünü belirleyen, kültürünü oluşturan, kilit kararları alan ve başarıda büyük pay sahibi olan bu isimlerin kaybı, yeni Red Bull dönemi için ciddi bir darbe niteliğinde.
Red Bull’da yaşanan bu sürekli ayrılıklar, takımın sorunlarının Horner dönemiyle sınırlı olmadığını, derin yapısal problemlerin devam ettiğini ortaya koyuyor. Laurent Mekies’in liderliğinde ve Oliver Mintzlaff’ın Avusturya merkezli Red Bull yönetimine rapor edilen yeni dönemde, takımın saha dışındaki sorunları büyümeye devam ediyor. Özellikle 2026 sezonunun başında pist üstü performansın da hayal kırıklığı yaratması, teknik liderlik ve takımın son iki yılda izlediği yol konusunda soru işaretleri oluşturuyor.
Lambiase’nin kararında kişisel faktörlerin önemli rol oynamış olabileceği göz ardı edilmese de, bu ayrılık Red Bull’un en etkili isimlerini kaybetmeye devam ettiğinin bir göstergesi.
Red Bull Yeniden Hamle Yapmak Zorunda
Adrian Newey, Jonathan Wheatley ve şimdi Gianpiero Lambiase… Sırada Max Verstappen mi? Son iki yılda Red Bull’dan ayrılan büyük isimlerin sayısı artarken, takıma katılan yıldız isimlerin azlığı dikkat çekiyor. Elde hâlâ önemli yetenekler bulunsa da, takımın üst düzey bir transfer atağına ihtiyacı olduğu görülüyor.
Red Bull, geçtiğimiz sezonun bazı bölümlerinde hâlâ en hızlı araca sahip olan, ön sıralarda mücadele eden bir takımdı. İlk kez kendi güç ünitesini ürettiği 2026 sezonunda herkes asıl açığın güç ünitesinde olacağını düşünse de, asıl sorun aracın kendisinde yaşandı. Takım hâlâ cazibe merkezi olmayı sürdürüyor. Bu avantajı kullanarak, sadece kayıp vermek yerine yeni temel taşlarını kadroya katmak için harekete geçmesi gerekiyor.
2000’li yılların ortasında Adrian Newey ve Peter Prodromou’yu McLaren’dan, Rob Marshall’ı ise şampiyon Renault’dan transfer eden Red Bull’un o dönemki hamlelerine benzer büyük adımlar atması artık zorunluluk halini aldı.
Red Bull ve Verstappen İçin Sancılı Bir Dönem Sonu
McLaren’ın Gianpiero Lambiase’yi Red Bull’dan kopararak ve Aston Martin gibi rakipleri geride bırakarak kadrosuna katması, Woking merkezli ekip için çok büyük bir başarı olarak değerlendiriliyor. Ancak bu kayıp, Red Bull için sadece üst yönetimdeki bir eksilme değil, aynı zamanda Max Verstappen’in geleceğe dair vereceği kararlarda da etkili olacak.
Lambiase, hem Red Bull hem de Verstappen için vazgeçilmez bir figürdü ve birlikte elde edilen başarılarda çok önemli bir rol oynadı. Onun tecrübesi ve kalitesinde bir ismin yerini doldurmak kolay olmayacak. Lambiase’nin ayrılığı, Verstappen için de bir dönemin sonu anlamına geliyor ve Hollandalı pilotun, kariyerine ara verme düşüncesini daha da güçlendirecek gibi görünüyor.
Red Bull cephesinde ise, zorlu geçen sezon başlangıcının ardından Lambiase’nin kaybı, takımda üst düzey isimlerin tek yönlü olarak ayrıldığı bir dönemin devam ettiğinin göstergesi. Geçtiğimiz sezon şampiyonluğa çok yaklaşan takım, şimdi daha zor bir döneme doğru ilerliyor.
Red Bull’da Kritik Eşik: Mücadele mi, Geri Çekilme mi?
Tüm büyük takımlar gibi Red Bull da bir dönemin sonuna yaklaşıyor. Helmut Marko, Matt Caller, Jonathan Wheatley ve Ole Schack gibi önemli isimlerin ayrılığıyla, takımın üst düzey kadrosu ciddi şekilde zayıfladı.
Mercedes de turbo-hibrit dönemindeki başarılarının ardından benzer şekilde personel kayıpları yaşamıştı. Bu, tüm takımlar için doğal bir süreç; iyi çalışanlar rakip takımların ilgisini çekiyor. Duruma iki şekilde bakmak mümkün: Kötümser bir bakış açısıyla bu ayrılıklar, Red Bull’un yakın gelecekteki başarılarının sonu anlamına gelebilir. Verstappen’in başarısında pay sahibi olan isimlerin çoğu ayrılmışken, onu takımda tutacak bir sebep daha azalmış görünüyor.
Ancak iyimser bir bakış açısıyla, Laurent Mekies henüz görevinde yeni ve Christian Horner kadar köklü değişiklikler yapamasa da, Red Bull’un yeni dönemini inşa etmekle sorumlu. Takımı etkin biçimde yönetebileceğine dair umut verici işaretler de mevcut.
Şampiyonların yerini doldurmak bazen imkânsız görünebilir; ancak Formula 1’de bu kaçınılmazdır. Red Bull için şimdi mücadele ya da geri çekilme zamanı.
Verstappen’in Ara Verme İhtimali Daha da Güçleniyor
Bu gelişme, Verstappen’in önümüzdeki dönemde vereceği kariyer kararlarında belirleyici bir unsur olacak gibi görünüyor ve onun, kariyerine ara verme ihtimalini daha da artırıyor. Henüz 28 yaşında olan Verstappen, Alain Prost’un 1992’de –üstelik 37 yaşındayken– verdiği arayı düşününce, bu kararı almak için oldukça genç.
Formula E’de de görüldüğü gibi, pilot-mühendis ilişkisi oldukça kritik. Özellikle enerji yönetimi ve lastik stratejisinin ön planda olduğu günümüz Formula 1’inde, bu uyumun önemi daha da artıyor. Verstappen, şu anda F1’de ‘ezici üstünlüğü’ kaybetmenin ve Red Bull’un geçiş döneminin keyfini çıkarmıyor gibi görünüyor. Yeni teknik düzenlemelerle birlikte yaşanan değişim, pilotun yarıştan aldığı keyfi de azaltmış durumda.
Verstappen’in yeni bir yarış mühendisiyle uyum sağlaması zaman alacak ve bu süreç, kariyerine ara verme ihtimalini daha da güçlendiriyor. Çarşamba günü Verstappen, Paul Ricard’da GT World Challenge Europe padokunu ziyaret etti (bu hafta sonu Lance Stroll da burada yarışıyor).
Hollandalı pilotun bir sonraki adımını dikkatle değerlendirdiği açık. F1’e ara verdikten sonra geri dönmek kolay olmasa da, böyle bir karar alırsa geri dönüş fırsatının her zaman elinde olacağını biliyor.
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/mclaren-snatches-verstappen-f1-engineer-lambiase-our-verdict/



Horner’ın takım için skandalı patlak verdikten sonra tabiri caizse bayır aşağı gidiyorlar resmen.
Tabuta son çiviyi Vers’in ayrılmasıyla çakarlar.
Horner gibi takımı yeniden düzlüğe çıkarabilecek bir liderlere ihtiyaçları olacak.