McLaren’ın, Avustralya Grand Prix’sinde fabrika takımı Mercedes’e kıyasla düzlüklerde neden bu kadar yavaş kaldığını tam olarak anlayamadığını açıklaması, müşteri takımlar için yeni bir gerçekliğin tartışılmasına yol açtı.
Yakın geçmişte, McLaren’ın başka bir üreticiden güç ünitesi tedarik ederek Formula 1 şampiyonluğu kazanabildiği bir dönem geride kaldı. Yüksek yere basma kuvveti, sürüş yüksekliği kontrolü ve lastik ısısı yönetiminin belirleyici olduğu bu dönemde, McLaren bu alanlardaki başarısıyla 2024’te takımlar şampiyonluğunu ve geçtiğimiz yıl da çifte şampiyonluk elde etmişti.
Ancak artık şartlar değişti.
2026 Formula 1 teknik kurallarındaki devrim sonrasında, McLaren Avustralya’da Mercedes’in sıralama turlarında 0.8 saniye gerisinde kalmasının ve yarışta 50 saniyeden fazla fark yemesinin nedenlerini araştırıyor.
Mercedes ve Müşteri Takımların Avustralya GP Performansı
1. George Russell (Mercedes)
2. Kimi Antonelli (Mercedes) +2.974 sn
—
5. Lando Norris (McLaren) +51.741 sn
10. Pierre Gasly (Alpine) +1 tur
12. Alex Albon (Williams) +1 tur
14. Franco Colapinto (Alpine) +2 tur
15. Carlos Sainz (Williams) +2 tur
Bu farkın bir kısmı aracın viraj performansından kaynaklanıyor; McLaren’ın virajlarda en iyi araç olmadığı ve geçmişte sorun yaşadığı ön lastik aşınmasının yeniden baş gösterdiği belirtiliyor. Ancak GPS verileri, kaybedilen zamanın önemli bir bölümünün düzlüklerde oluştuğunu ve fabrika Mercedes takımının burada daha fazla güç kullanabildiğini ortaya koydu.
Üstelik her iki takım da aynı güç ünitesini kullandığı için bu farkın bariz bir açıklaması bulunmuyor.
Öncelik Değişimi
2026 kurallarıyla birlikte güç ünitesi artık en önemli unsur haline geldi. Ancak mesele sadece en güçlü motora sahip olmak değil; aynı zamanda enerjinin nerede ve nasıl toplandığı ve nerede, nasıl kullanıldığı da büyük önem taşıyor.
McLaren takım patronu Andrea Stella, “Bir bakıma bu yeni bir dil ve yeni bir düşünme biçimi,” ifadelerini kullandı.
Bu yeni paradigma, güç ünitesinin istek ve ihtiyaçlarını tur zamanını optimize edecek şekilde bilmenin çok güçlü bir araç haline gelmesine yol açtı. Takımlar geçen hafta sonu Mercedes’in ne yaptığını anlamak için verileri incelediklerinde, en küçük ayrıntının pist üstünde büyük fark yarattığını gördü.
Artık enerji yönetimindeki hassasiyetler, Formula 1’in daha önce hiç deneyimlemediği bir seviyeye ulaşmış durumda. Örneğin, Albert Park’ta 6. viraja %100 dolu bir bataryayla girmek, %99 veya %98 dolu olmanın dışarıdan bakıldığında küçük bir fark gibi görünse de, sonraki düzlükte tur başına birkaç onda saniye kazandırabiliyor.
Ancak bataryayı tam olarak %100 seviyesine getirmek için, önceki virajlar ve hatta turun yarısına kadar olan bölümde sistemlerin mükemmel şekilde kalibre edilmesi gerekiyor. 1. viraja girişte yapılan yanlış bir yavaşlatma hesabı, turun ilerleyen bir düzlüğünde bataryanın beş metre daha erken bitmesine neden olabiliyor. Hatta bir pilotun anlık bir hata yapıp gazdan çekilmesi, MGU-K’nın anlık olarak enerji toplama moduna geçmesine ve tüm turun hesaplamalarını bozmasına yol açabiliyor.
Bilgi Oyunu
Avustralya GP hafta sonunda ortaya çıkan gerçek, Mercedes fabrika takımının enerji yönetimi ve detaylardaki optimizasyon bilgisinin, müşteri takımların ulaştığı seviyenin çok ötesinde olmasıydı. Bu durum, sıralama turlarındaki GPS verileriyle de net biçimde görüldü.
Williams takım patronu James Vowles, Mercedes’in ortaya koyduğu performanstan “şaşkınlık duyduğunu” belirtirken, güç ünitesinden maksimum verimi alma konusunda bilgi paylaşımının “tamamen açık bir kapı” olmadığını vurguladı.
Mercedes’in, müşteri takımlarını kasıtlı olarak geri tutacak şekilde en iyi bilgileri paylaşmadığına dair bir iddia bulunmasa da, nihayetinde pist üstünde rakip olan bu takımlara tüm detayların sunulmadığı da ortada. Sonuçta, bir takımın kendi “ödevini” başka bir takıma açması, kendi çıkarına olmayabilir.
Fabrika Takımı Avantajı?
Geçen yıl Avustralya GP’yi kazanan McLaren’ın bu yıl damalı bayrağı Mercedes’in 50 saniyeden fazla gerisinde geçmesi, bilgi farkının fabrika takımlarına net bir üstünlük sağladığı yönünde soru işaretleri doğurdu.
Bu durum, üreticilerin en iyi güç ünitelerini kendilerine saklamasından kaynaklanmıyor; zira kurallar gereği müşteri takımların her şeyin aynı spesifikasyonunu alması zorunlu. Teknik yönetmeliklerin 4. Ek’inin 1.4 maddesi, “Sadece yakıt spesifikasyonu, motor yağı spesifikasyonu ve güç ünitesi kabloları takımlar arasında farklı olabilir” diyor.
Ayrıca, yazılım ayarlarının da birebir aynı olması ve tüm güç ünitelerinin “aynı şekilde çalıştırılması”, “güç ünitesi kontrol yazılımının aynı olması” ve “tam olarak aynı şekilde kullanılabilir olması” gerekiyor.
Ancak mevcut güç ünitelerinde donanım ve yazılım aynı olsa da, kullanım şekli ve bilgi seviyesi aynı olmayabiliyor. Kendi güç ünitesinin tüm detaylarına hâkim olan fabrika takımı, geliştirdiği yazılımı en iyi şekilde kullanma avantajına sahipken, bu arka plan bilgisine sahip olmayan müşteri takımı dezavantajlı konumda kalabiliyor.
Bir kaynak, bu durumu, fabrika takımı ve müşteri takımların aynı yapay zekâ aracını kullandığı bir senaryoya benzetiyor. Burada en iyi yanıtı almak için doğru soruları sormak gerekiyor ve şu anda bu doğru “komutları” yalnızca üreticiler biliyor; müşteri takımlar ise bu konuda bir miktar “kör” durumda.

Stella, ilk testlerden itibaren yeni güç üniteleriyle ilgili bilgi eksikliğinin kendini gösterdiğini belirtti. The Race’e bilgi akışı hakkında konuşan Stella, “Piste çıkıyor, aracı çalıştırıyor, verileri inceliyor ve ‘Elimizde bu var, şimdi buna tepki veriyoruz’ diyorduk. Formula 1’de çalışma şekli bu değildir. Pistte olanı önceden simüle eder, ne olacağını bilir, programlamayı bilir, aracın nasıl davranacağını öngörür ve geliştirme planlarını buna göre hazırlarsınız,” dedi.
Bu durum, Stella’yı müşteri takım olmanın artık fabrika takımlarıyla eşit şartlara sahip olmadığı yönünde düşündürdü. “Müşteri takım olduğumuz için, ilk kez öngörü ve geliştirme kabiliyeti açısından geride olduğumuzu hissediyoruz,” ifadelerini kullandı.
Çıkış Yolu Arayışı
McLaren, Mercedes’e olan farkın yalnızca güç ünitesi kullanımıyla ilgili olmadığını, şasi tarafında da gelişime ihtiyaç duyduklarını kabul ediyor. Lando Norris, “Aracımız olması gereken seviyeye yakın değil, bunu geliştirmemiz gerekiyor,” dedi.
Stella, bir gelişim planı olduğunu ancak büyük güncellemelerin birkaç yarış sonra devreye gireceğini belirtti. Bu süreçte odak, enerji toplama ve kullanım taktiklerinde daha iyi bir iş çıkarmaya kayacak.
McLaren, bu alanda ilerleme kaydedebilmek için Mercedes’ten atanmış mühendislerle daha yakın çalışmaktan başka seçeneklerinin olmadığının farkında. Stella, “Güç ünitesinin potansiyelini daha iyi kullanmak için yapmamız gereken işler var. HPP’nin (Mercedes Yüksek Performans Güç Üniteleri bölümü) ortaya koyduğu potansiyeli gördükten sonra, daha fazlasının mümkün olduğunu düşünüyorum. Ancak bunu nasıl yapacağınız açık değil. Biz bu yolculukta fabrika takımına kıyasla daha erken bir aşamadayız. Fabrika takımı ve HPP uzun süredir birlikte çalışıyor, güç ünitesinin nasıl kullanılacağı konusunda ortaklaşa hareket ediyorlar. Bu da anlaşılır bir durum,” dedi.
Ancak McLaren’ın bu yolculuktaki nihai hedefi henüz net değil. Stella, 2026 kurallarıyla birlikte müşteri takımların kontrolün tamamen kendi ellerinde olmayabileceği bir noktaya gelebileceğinden endişe ediyor. “HPP ile iş birliğimizi kesinlikle artıracağız, çünkü kolayca elde edilebilecek bazı fırsatlar olduğunu düşünüyoruz. Ancak bunun yalnızca bizim kontrol edebileceğimiz parametrelerle mi, pilot girdileriyle mi yoksa sistemsel olarak müşteri takımların kontrol edemeyeceği başka faktörlerle mi ilgili olduğunu anlamak için daha fazla analiz yapmamız gerekecek,” ifadelerini kullandı.
Adil Olma Hedefi
Mercedes cephesinde ise yaklaşımda olağan dışı bir durum görülmüyor. Şirket, müşterilerine donanım ve yazılım açısından tamamen aynı spesifikasyonları sağladığını belirtiyor.
Kuralların bu kadar yeni olduğu bir dönemde, her takımın kendi başına çözüm üretmesi gerektiği vurgulanıyor. Formula 1’de üreticilerin, müşteri takımlarına olması gerekenden fazla yardım sunmasının beklendiği bir ortam da yok.
Takım patronu Toto Wolff, “Yeni kurallar devreye girdiğinde öğrenilecek çok şey oluyor. İster şanzımanda, ister süspansiyonda, ister güç ünitesinde olsun, gelişim eğrisi çok dik. Herkesi memnun edecek şekilde dağıtım yapmak mümkün değil. Ancak en önemlisi, iyi bir hizmet sunmak için çabalıyoruz ve her zaman hedefimiz bu,” açıklamasında bulundu.
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/mclaren-rough-start-exposes-new-f1-2026-factor/


