Mercedes, 2026 Güç Ünitesi Geliştirmesinde 2014’ten Dersler Çıkardı
Mercedes, 2026 Formula 1 güç ünitesi regülasyonları kapsamında geliştirdiği yeni motorunda, 2014 yılında yürürlüğe giren kurallardan ilham aldığını ve o dönemden önemli dersler çıkardığını doğruladı. Takımın, yeni dönemde padokta öne çıkacağına dair iddialar gündemdeki yerini koruyor.
2025 sezonunun sonunda mevcut güç ünitesi dönemini en başarılı ekip olarak tamamlayan Mercedes, özellikle 2014-2020 yılları arasında elde ettiği üstün başarılarla dikkat çekmişti. Gümüş Oklar, turbo hibrit çağının ilk yıllarında rakiplerinden önce hazırlıklara başlayarak, dönemin ilk sezonlarında rakipsiz bir üstünlük kurmuştu.
2026’da içten yanmalı motor ile elektrik gücünün yüzde 50:50 oranında paylaşılacağı yeni güç ünitesi dönemine hazırlıklar sürerken, Mercedes yeni motorunun geliştirme sürecine dair detayları paylaştı.
Mercedes High Performance Powertrains (HPP) Genel Müdürü Hywel Thomas, takımın sezon öncesi testlerinde güçlü bir başlangıç yapmasını umduklarını belirtti. Thomas, Beyond the Grid podcast’inde test süresine ilişkin, “Hazırlıklarımız için yeterli olduğunu düşünüyorum. Yıllar içinde dinamometre yatırımlarımız, fabrikadaki çalışma şeklimiz ve sanal testlerimiz sayesinde kendimizi hazırlayabildik. İlk test, tüm sistemi gözden geçirmek için çok önemli olacak çünkü araç, lastikler ve diğer her şey tamamen yeni. Bu süre, bizi hazırlamak için yeterli” ifadelerini kullandı.
Thomas, “Güç sıralamasında asla yeterli güce sahip olduğumuzu düşünmeyiz, asla yeterli dayanıklılığımız olduğunu düşünmeyiz ve pistte bunu en iyi şekilde uyguladığımızı da düşünmeyiz. Her zaman biraz geride olduğunuzu ve o son adımı atmak için çabaladığınızı düşünmek bence kötü bir şey değil” dedi.
Mercedes Rakiplerinin Önünde mi?
Thomas, Mercedes’in rakiplerine fark attığına yönelik iddialar hakkında, “Açıkçası, ilk yarışa ne kadar güçle gideceğimizi ben bile bilmiyorum, padoktaki diğerlerinin bunu nasıl bildiğini Tanrı bilir!” şeklinde konuştu. Ancak bir motor üreticisinin tam anlamıyla üstünlük kurmasının mümkün olup olmadığı sorulduğunda, “Her zaman mümkün. Kesinlikle her zaman mümkün. Regülasyon seti, bunu engellemek amacıyla oluşturuldu. Bazı kısıtlamalar var ve bunlar sizi belirli yöntemlerle çalışmaya zorluyor. Eğer her şey planlandığı gibi giderse, birilerinin büyük bir avantaj yakalaması daha az olası. Ama kim bilir, belki de birileri bir açık buldu ya da kimsenin fark etmediği olağanüstü bir çözüm geliştirdi” ifadelerini kullandı.
Mercedes’in Teknik Yolculuğundan Kesitler
Yeni güç ünitesinin geliştirme sürecine dair detayları paylaşan Thomas, 2014’teki deneyimlerden elde edilen bilgilerin 2026 projesine aktarıldığını belirtti. “Proje tamamen kendi inisiyatifimizle ortaya çıktı. Tüm unsurlar mevcuttu; kendinize zorlu hedefler koymak, bazı riskler almak gerekiyordu. Ancak her şey kendi içimizde yaratıldı. Yakıt konusunda olduğu gibi, ‘Bunu yapmak zorundasınız’ denmedi. Bizim için asıl soru, ‘Bunu nasıl bir araya getireceğiz? Parça hedeflerimiz ne olmalı ve yatırımlarımızı nereye yönlendirmeliyiz?’ oldu. Aynı zamanda güç ünitesi bütçe sınırı da getirildi ve bu da rekabete yeni bir boyut kazandırdı” dedi.
Thomas, avantajların üç temel unsurdan kaynaklandığını vurguladı: “Krank gücü her zaman önemli olacak, bunu seviyoruz ve bu her zaman bir faktör. Elektrik sisteminin verimliliği, ne kadar verimli olursanız, o kadar uzun süre kullanabilirsiniz ve bu da sizi daha hızlı yapar. Üçüncü unsur ise, tüm bu sistemlerin birbiriyle nasıl uyumlu çalıştığı. Enerjiyi geçici olarak nasıl kullanıyorsunuz, yeni bir araçla ve sürücüyle nasıl etkileşim kuruyorsunuz? Sürücü, isterse bir düzlüğü inanılmaz hızlı geçebilir ama turun geri kalanı için enerjisi kalmaz. Bu nedenle stratejik kullanım ve tüm bu unsurları doğru yerde kullanmak büyük önem taşıyor.”
Bugünün Standartlarını Yaratmak
Thomas, 2014’teki güç ünitesi devriminde Mercedes’in bugünkü motor teknolojisinin bazı unsurlarını adeta icat ettiğini de doğruladı. “2012/2013 yıllarında bu regülasyonlar ilk konuşulmaya başlandığında, gerçekten yeni şeyler icat ettiğimizi fark ettik. Elektrikli turbo, 100.000 devir/dakikanın üzerinde çalışan elektrik motoru gibi şeyler o dönemde yoktu ve bunları bizim geliştirmemiz gerekiyordu. Donanım açısından son derece zorlu bir projeydi” dedi.
Thomas, 2026’da elektrik gücü ile içten yanmalı motor arasındaki dengenin hem takımlar hem de pilotlar için dikkatli yönetilmesi gerektiğine dikkat çekti. “2026 regülasyonlarında, herhangi bir unsur – ister batarya, ister 350 kilovatlık elektrik motoru – mevcut. Elbette, bunlar F1 çerçevesinde, doğru boyut ve şekilde mevcut değil ama temelde varlar. Bu nedenle bu regülasyon seti, ilk bakışta o kadar büyük bir değişiklik gibi gelmiyor. Ancak kesinlikle değişecek olan şey, sürücüyle olan etkileşim. Elektrikli unsurlar nedeniyle genel olarak enerji açısından biraz sınırlı olacağız. Bu yüzden sürücünün doğru zamanda, doğru şekilde enerjiye sahip olmasını sağlamak gerekecek; savunma yapmak, atağa kalkmak ya da mümkün olan en hızlı şekilde gitmek için. Bu, hem pilot hem de mühendisler için ciddi bir düşünce gerektirecek. Bence bu, 2013/2014 dönemindekinden daha büyük bir zorluk teşkil ediyor” ifadelerini kullandı.
Kaynak: Motorsport Week // https://www.motorsportweek.com/2026/01/09/mercedes-reveals-its-unique-approach-to-designing-its-2026-power-unit/

