Isack Hadjar’ın, Formula 1’deki ilk sezonunun ardından doğrudan Red Bull’a terfi etmesi, doğal olarak bu koltuk için henüz erken olup olmadığı yönünde tartışmaları beraberinde getirdi.
Son yıllarda Red Bull’un birçok genç pilotunu hızla harcadığı düşünüldüğünde, Hadjar’ın bu olumsuz tabloyu tersine çevirmesi gerekecek.
Ancak Hadjar’ın F1’de gösterdiği en belirgin özelliklerinden biri, kendi tarzında hareket etmesi ve beklentileri sürekli olarak aşması oldu.
2025 sezonunda Hollanda Grand Prix’sinde elde ettiği podyum, şüphesiz ki en dikkat çekici anıydı ve ana Red Bull takımına yükselmesinin önünü açtı.
Ancak Hadjar’ın yükselişinin ilk sinyalleri, sezonun başında Avustralya GP’deki formasyon turunda yaşadığı spin ile kötü bir başlangıç yapmasına rağmen, çok daha erken ortaya çıktı.
Patronlarının dikkatini asıl çektiği hafta sonu ise sezonun üçüncü yarışı olan Japonya GP oldu. Dışarıdan bakıldığında, Red Bull çatısı altındaki odak daha çok Liam Lawson ve Yuki Tsunoda değişimine kayarken, Hadjar’ın sekizinciliği gölgede kalmıştı.
Ancak Suzuka gibi zorlu bir piste ilk kez çıkmasına rağmen sergilediği anlık hız ve yarış içerisindeki adaptasyonu, Racing Bulls pit duvarında büyük bir etki yarattı.
Takım patronu Alan Permane, The Race’e yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Gerçekten olağanüstüydü. Sekizinci bitirdi, bu bir dönüm noktası değil belki ama ‘Tamam, bu çocuk gerçek’ dedirten bir performanstı.”
Hadjar’ın sıralama turlarında yedinci sırayı alması, Formula 1 aracına ne kadar hızlı uyum sağladığının göstergesiydi. Ancak Permane’nin asıl dikkatini çeken, yarışta yaptıklarıydı.
Permane, “Burası çok zorlu bir pist ama lastikleri yönetmek çok kolaydı ve tamamen tam gaz gidebiliyordunuz. Yarışın yarısını tamamen tam gaz geçti. Yarış sonunda bitkin düşmüştü ama çok iyi sürdü. Ayrıca yarış sırasında onu yönlendirmeye başladığımızda ilk kez gerçek anlamda onu görmeye başladık. Arka lastiklerde aşınma başlayınca, ‘Ön lastikleri biraz daha fazla kullanmaya çalış’ dedik ve buna hemen karşılık verdi. Sürüş stilini lastik aşınmasını değiştirmek için uyarladı. Bu, üçüncü yarışında gerçekten çok akıllıca bir hareketti,” şeklinde konuştu.
Öz Eleştiri
Red Bull’u Hadjar’da en çok etkileyen özellikler, yalnızca doğal hızı ve yarış yönetimiyle sınırlı değildi. Tutumundaki bazı noktalar da öne çıktı; hatta bunlar zaman zaman alışılmadık olarak nitelendirildi.
Permane, Hadjar’da gözlemlediği özelliklerle ilgili olarak, “Öncelikle hızı beni çok etkiledi. Diğer tüm kutuları işaretleyebilirsiniz ama hızınız yoksa her şey biter. Diğer önemli nokta ise, dinliyor ve çok hızlı öğreniyor. Mühendislerinden gelen tavsiyeleri kabul etmekten memnun. Her şeyi bilmediğini biliyor ve öğrenmeye açık. Kendine karşı çok öz eleştirili, hatta bazen fazla öz eleştirili. İşler iyi gitmediğinde ilk olarak kendine bakıyor: ‘Daha neyi iyi yapabilirim? Neyi değiştirmeliyim?’ Geçmişte çalıştığım bazı pilotlarda ise ilk suçlanan araç olurdu. ‘Sorun kesinlikle araçta, bende olamaz.’ Bu yüzden Hadjar’ın yaklaşımı tazeleyici,” ifadelerini kullandı.
Permane, Charles Leclerc ve Lando Norris gibi bazı pilotlarda da görülen bu öz eleştirinin zayıflık değil, özgüven göstergesi olduğuna dikkat çekti:
“Kendinize ‘Daha iyi ne yapabilirim?’ diye sormak, yeterince özgüvenli olmanın bir göstergesi. Daha güvensiz olan pilotlar ise ‘Sorun bende olamaz, araçta olmalı’ der. Kulağa tam tersi gibi gelse de, inanın bana, bu çok güçlü bir özellik ve Hadjar’da da bunu görüyorum.”
Dışarıdan bakıldığında, Hadjar’ın telsiz mesajlarında ve zaman zaman TV kameralarına yansıyan öfkesinde, sürekli kendine kızdığı izlenimi edinilebiliyor. Ancak Permane, bunun yanlış bir değerlendirme olduğunu belirtiyor ve genç pilotun kendi içsel hedefleri konusunda gelişim kaydedebileceğini ekliyor:
“Bu kesinlikle üzerinde çalışabileceği bir konu ve kendisi de bunun farkında. Evet, işler kötü gittiğinde – ister kendisiyle ister araçla ilgili olsun – hayal kırıklığı yaşayabiliyor. Güçlü sonuçları kaybetmek tabii ki üzücü ve bu tip durumlarda öfkelendiği oluyor. Ancak mühendislik toplantılarında böyle değil. Çok hızlı şekilde sakinleşiyor ve detaylı bir analiz yapıyor, bu tip şeyler toplantılarda gündeme gelmiyor.”
Kullanımı Kolay Araç
Hadjar’ın Red Bull’daki uyum sürecinde asıl önemli olan nokta ise, dış baskılardan ziyade altında nasıl bir araç olacağı.
Max Verstappen’in takım arkadaşlarının, son yıllarda şampiyon pilotun rahatlıkla başa çıktığı aşırı oynak arka aks karakteristiğiyle baş etmekte zorlandığı biliniyor.
Racing Bulls ekibi ise, tecrübesiz pilotlarının dar ayar penceresine sahip zorlu bir araçla mücadele etmemesi için yoğun şekilde çalıştı.
Permane, “Çok daha sağlam bir araçla bir üst seviyeye çıktığımızı düşünüyorum. Kullanımı çok daha kolay, çok daha kullanıcı dostu bir araç oldu ve bu konuda bilinçli şekilde çalıştık. 2024’te araçtan bazı zor dersler aldık ve aerodinami ekibi bu zorlukları aşmak için gerçekten iyi bir iş çıkardı. Öğrendiğimiz bu şeyleri araca uyguladık,” dedi.
Hadjar ise, geçen yılki gelişimin yalnızca kendi performansına ve aracın karakterine değil, aynı zamanda Racing Bulls ortamına ve takımın tecrübeli isimlerinden aldığı desteğe de bağlı olduğuna inanıyor:
“F1 kariyerime başlamak için daha iyi bir takım isteyemezdim. Genç pilot yetiştirmeye alışkınlar. Pierre [Gasly]’ye çok şey borçluyum, kış boyunca çoğunlukla birlikteydik ve Bahreyn’e gitmeden önce bana çok yardımcı oldu. Asıl iş orada yapıldı. Bu yüzden çok hızlı alıştım ve adapte oldum. Pist dışında da sürücü olarak büyük adımlar attım,” ifadelerini kullandı.
Red Bull’da Yeni Bir Sayfa
Hadjar için 2026’da altında nasıl bir araç olacağı henüz belirsizliğini koruyor ve RB22’nin seleflerine göre daha kullanıcı dostu olup olmayacağı konusunda kesin bir yargıya varmak için çok erken.
Ancak Hadjar’ın avantajı, kendisine birkaç sezondur Verstappen’in sürüş stiline göre şekillendirilmiş bir araç verilmemesi olacak.
Yeni bir tasarım ve gelişime açık bir araç, Hadjar’a kendi geri bildirimleriyle yön verme ve aracı kendi tarzına göre şekillendirme konusunda önemli bir fırsat sunuyor.
Hadjar, geçen yılın sonunda bu konuda şu ifadeleri kullandı: “Bu yeni bir araç. Max’in de aracı tanıdığı bir durum yok; her şey sıfırdan başlıyor. Red Bull’a böyle bir ortamda geldiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum. Bu benim için çok faydalı olacak. Eğer araç belirli bir yöne gitmek zorunda kalırsa, ben de burada olacağım ve belki de bu yön benim geri bildirimlerimle şekillenecek. Bu yüzden çok heyecanlıyım.”
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/red-bull-isack-hadjar-racing-bulls-f1-weekend-convinced/

