Jorge Martin: “MotoGP’deki Yolculuğumda Artık Daha Sakinim, Hedefim Kendimi Geliştirmek”
Jorge Martin’in MotoGP kariyeri, bugüne kadar ya zirvede ya da hayal kırıklığıyla sonuçlanan, kazandığı ya da kaza yaptığı, podyum ya da hastane arasında gidip gelen bir grafik çizdi. Şu anda ise kariyerinin en yüksek noktalarından birinde olan Martin, geçmişe kıyasla çok daha geniş bir bakış açısına sahip.
2024 sezonunda şampiyonluğa ulaşan Martin, yaz arasından hemen önce Sachsenring’de lider giderken kaza yaparak yarışı bırakmış ve Francesco Bagnaia’nın hem galibiyeti hem de 12 puan farkla şampiyona liderliğini almasına neden olmuştu.
Bu yıl Almanya Grand Prix’sinde ise Martin, Sprint yarışını altıncı, ana yarışı ise beşinci sırada tamamladı. Ancak topladığı puanlarla yaz arasına pilotlar klasmanında lider girmeyi başardı.
Yaz arasını Avrupa’da geçiren Martin, tatiline 1.000 kilometrelik TransPyrenees bisiklet etkinliğini de ekledi. İngiltere Grand Prix’si öncesinde Crash.net’e konuşan Martin, “Gerçekten büyük bir meydan okumaydı. Arkadaşlarımla birlikte Roses’tan San Sebastian’a gittik. Zihinsel olarak çok zordu, sıcak, yağmur, soğuk… Her şey vardı ama çok eğlenceliydi. Bu tür zorlukları aşmak her zaman güzel,” ifadelerini kullandı.
Martin, yaz boyunca yaşadığı bu yoğun tempoya rağmen bisikletin kendisi için sadece bir hobi olduğunu, MotoGP’deki kondisyonunu artırmaya yardımcı olsa da motosiklet yarışlarının her zaman önceliği olduğunu belirtti. Aleix Espargaro’nun bisiklete olan tutkusuna değinen Martin, “Bence o bisiklete biraz daha takıntılı. Hayatının yüzde 30’u bisiklet! Benim için ise bu sadece antrenmanımın bir parçası ve arkadaşlarımla eğlenmek için yaptığım bir aktivite,” dedi.
Martin’in idolü ise efsanevi bisikletçiler değil, çocukluğundan beri hayranı olduğu Valentino Rossi ve motosiklet yarışçılarından oluşuyor. “Elbette diğer sporculara da hayranlık duyuyorum. Tadej Pogacar tarihin en büyük bisikletçisi olabilir ve bu dönemde yaşadığımız için şanslıyız. Ancak benim idolüm Valentino ve çocukken izlediğim pilotlar. Tutkum hâlâ motosikletlerde, bisiklet ise yolculuğumun bir parçası,” diye konuştu.
Beklenmedik Liderlik
Silverstone’a pilotlar klasmanında Ai Ogura’nın 14 puan önünde lider olarak gelen Martin, hafta sonunda farkı 31 puana çıkarırken, Marco Bezzecchi ikinci sıraya yükseldi. Sezona sakatlıklarla zor bir başlangıç yapan Martin, bu noktada olmayı beklemediğini söyledi: “Sezona başlarken lider olacağımı düşünmemiştim. Ancak üst üste podyumlar aldık, ilk yarışımızı kazandık ve işler yolunda gitti. Sonra biraz güven kaybı yaşadık. Eğer lidersek, bu diğerlerinden daha iyi olduğumuz için. Ancak şampiyonluk için daha da gelişmemiz gerekiyor.”
Martin, sezon başında takım tanıtımında deri tulumunu bile giyemeyecek durumda olduğunu hatırlatarak, “Altı ay önceki halimi düşününce şu an lider olmamız çılgınca geliyor. Bunu hak ettiğimizi düşünüyorum ama daha iyisini yapmamız şart. Sezonun ilk bölümü gerçekten zorluydu,” dedi.
Silverstone’da yaz arasından önceki yarışlara kıyasla çok daha iyi bir performans sergileyen Martin, “Bunu yapacak potansiyelim olduğunu hissediyorum ama takımımın desteğine de ihtiyacım var. Geçmişte başardım, tekrar yapabilirim. Le Mans, Austin ve Brezilya’da galibiyet mücadelesi verdiysem, yine yapabilirim,” ifadelerini kullandı.
Birçok Geri Dönüşten Biri
2026 sezonunun yarısında şampiyona liderliğine ulaşmak, Martin’in geçen yıl yaşadığı zorlukların ardından ne kadar yol kat ettiğini gösteriyor. Geçen sezon sadece yedi yarışa çıkabilen ve dört Grand Prix tamamlayabilen Martin, şampiyonluk mücadelesinde ağır sakatlıklarla boğuşmuştu.
Son dönemde sporda geri dönüş hikâyeleri sıkça yaşanıyor. MotoGP’de Francesco Bagnaia 2022’de 91 puan geriden gelip şampiyon olurken, Marc Marquez de yıllar süren sakatlıkların ardından zirveye döndü. Formula 1’de McLaren 2024’te 2008’den bu yana ilk takımlar şampiyonluğunu kazandı; WRC’de Sebastien Ogier, tam zamanlı yarışlara ara verdikten üç yıl sonra dokuzuncu şampiyonluğunu elde etti. Kış sporlarında ise Francesca Lollobrigida doğum sonrası hız pateni dünya şampiyonu ve iki Olimpiyat altını, Federica Brigone sakatlık sonrası Alp disiplini kayakta iki Olimpiyat altını, Lisa Vittozzi ise bir yıl aradan sonra biyatlon dünya şampiyonluğunu kazandı.
Martin’in geçen yıl başlayan sakatlık krizinden, bu sezon 12 yarış sonunda 31 puan farkla liderliğe uzanan yolculuğu da bir geri dönüş olarak değerlendiriliyor. Ancak Martin, bu hikâyenin tam anlamıyla tamamlanması için bu yılki pilotlar şampiyonluğunu kazanması gerektiğini düşünüyor.
Martin, “Kendime bunu yapabileceğimi kanıtladım. Başkalarının ne düşündüğü umurumda değil. Benim için önemli olan, tekrar motosiklet sürebilecek miyim diye düşünmekti. Sonra adım adım turları tamamlamak, yarış bitirmek ve tekrar kazanmak inanılmazdı. Her şeyi tamamlamak için nihai hedef elbette şampiyonluk. Ama benim için asıl hedef hâlâ MotoGP’de olmak, profesyonel olarak yarışmak ve hayatta olmak,” dedi.
Geçtiğimiz sezonların zorlu geçtiğini ancak bu süreçte çok olgunlaştığını belirten Martin, “Son iki-üç yılda çok hızlı büyüdüm. Bu sporu çok daha iyi anlıyorum. Elbette o dönemde daha patlayıcıydım. Kazanmadan önceki açlığı korumak zor ama hedefim hâlâ kazanma ve kendimi geliştirme isteğini sürdürmek. Kazalar sayesinde çok şey öğrendim, bu şekilde öğrenmek istemezdim ama hayat bazen sizi farklı yerlere götürüyor. Şimdi pistte ve burada sizinle konuşurken çok daha sakinim. Umarım gelişmeye ve olgunlaşmaya devam ederim, ama özümü, patlayıcılığımı ve eğlenme isteğimi kaybetmeden. Bu benim tarzım,” ifadelerini kullandı.
Martin, birçok sporcu gibi patlayıcılık ile sakinlik arasındaki dengeyi bulmaya çalıştığını belirtti: “Bazen tam tersi tarafa geçip motivasyonumu kaybediyorum. 26 yaşında hayatımda ulaşmak istediğim her şeyi başardım, sonra bir boşluğa düşüyorsunuz ve yarışmaya devam etmek için motivasyon bulmak zorlaşıyor. Yeniden kaza yapmak istemiyorsunuz, risk almak istemiyorsunuz. Ama dengeyi bulmak gerekiyor. Hâlâ yarışmak ve kendimi geliştirmek istiyorum. Artık sadece sonuçlar için değil, her gün, her yarış, her yıl kendimi geliştirmek için yarışıyorum.”
2026, Yeterli Motivasyon Kaynağı
Martin, 2026 sezonu sonunda Aprilia’dan ayrılarak Yamaha’ya geçecek. 2027’de MotoGP’de büyük bir kural değişikliği yaşanacak ve bu, takımların rekabet gücünü önemli ölçüde değiştirebilir. Şu anki tabloya bakıldığında Aprilia zirvede, Yamaha ise en geride yer alıyor.
Martin, mevcut konumunun da etkisiyle odağını tamamen bu sezona ve mevcut mücadeleye vermiş durumda: “Geçen sezon öğrendiğim en önemli şey, ana odağımın şu an olması gerektiği. Elbette herkes gibi sözleşme imzalamak gerekiyor çünkü pilot pazarı hareketli. Ama geleceği düşünmek yerine bugünü yaşamak gerektiğine inanıyorum. Yarın ne olacağını bilemeyiz. Bu yüzden motivasyonum ve odağım bu sezon ve sahip olduğum fırsat,” dedi.
Aprilia ile geçirdiği dönemin ikinci bir pilotlar şampiyonluğu ile sona erebileceğini belirten Martin, bu noktaya gelene kadar hem sakatlıklar hem de geçen yıl takımdan erken ayrılma girişimi nedeniyle Aprilia ile ilişkilerinin zedelendiğini ifade etti.
Martin, “Bence kötü anlardan iyi anlardan daha çok şey öğreniyorsunuz. Şampiyonluğu kazandığımda, kış boyunca hiçbir ders çıkarmadım; favoriydim, her şey yolunda gitti ve bitti. Ama kötü zamanlarda kendinizi ve çevrenizdeki insanları daha çok düşünüyorsunuz. Geçen sezon sadece pistte değil, Aprilia ve CEO Massimo Rivola ile de pist dışında çok zor geçti. Kendimden daha az şüphe etmem gerektiğini öğrendim ama Aprilia’dan çok pozitif şeyler aldım. 15. bitirip sık sık kaza yapan bir pilottan tekrar yarış kazanan birine dönüştüm. Bu yüzden buradan çok fazla olumlu şey çıkarıyorum ve gelecekte de bunları kullanacağım,” şeklinde konuştu.
Kaynak: Crash.net // https://www.crash.net/motogp/interview/1102554/1/why-2026-motogp-title-tilt-only-part-jorge-martins-aprilia-journey

