Şu anda Formula 1’de en iyi startları Ferrari’nin yaptığı genel kabul görüyorsa, gridin diğer ucunda ise Audi yer alıyor. Audi’nin startlardaki zayıf performansı o kadar belirgin ki, Gabriel Bortoleto Japonya’daki yarışta kendisi ve takım arkadaşı Nico Hulkenberg’in ilk turda toplamda 10 sıra kaybetmesinin ardından bu durumu “berbat” olarak nitelendirdi.
Sezonun üç Grand Prix hafta sonunda da Audi’nin startlarının zayıf olması, bu sorunun yeni araçlara alışma sürecinden kaynaklanan geçici bir durum olmadığını, daha temel bir problemin söz konusu olduğunu gösteriyor. Japonya Grand Prix’sinden sonra Hulkenberg’in de belirttiği gibi, bu durum artık kronikleşmiş durumda: “Bu, açıkça bir sorun.”
Bortoleto, Suzuka yarışının ardından yaptığı açıklamada, Audi’nin bu sorunu sadece daha fazla antrenmanla çözemeyeceğini, bunun uzun vadeli bir proje olduğunu ifade etti. “Biraz gelişme sağlayabiliriz ama kısa vadede Ferrari seviyesine gelmemiz mümkün değil,” diyen Bortoleto, “Bu Mercedes için bile çok zor, biz de bir süre daha zorlanacağız,” şeklinde konuştu.
Peki Audi’nin startlardaki zayıflığının nedeni ne ve bu sorunun çözülmesi neden bu kadar uzun sürecek?
Sorunun Boyutu
Bu yıl şimdiye kadar Audi pilotlarının start performanslarının analizi, ilk turda ortalama dört sıra kaybettiklerini ortaya koyuyor. Audi’nin ışıklar söndüğünde start aldığı altı yarışta (Bortoleto ve Hulkenberg birer kez yarışa başlayamadı), sadece bir kez bir pilot ilk turu başladığı sıradan daha yukarıda bitirdi. Bu da Çin’deki sprint yarışında, Isack Hadjar’ın spin atıp Ollie Bearman’ın kaçmak zorunda kalmasıyla Bortoleto’nun avantaj sağlamasıyla gerçekleşti.
Aynı yarışta Hulkenberg’in dokuz sıra kaybetmesi ise, sorunun sürücülerden ziyade aracın kendisinden kaynaklandığını net şekilde ortaya koydu. Audi’nin ilk turlarının nasıl geçtiğini gösteren aşağıdaki tablo, takımın startlardaki zayıflığını gözler önüne seriyor.

Bu yıl sadece Audi startlarda zorlanmıyor; Mercedes de henüz ilk çizgiden başladığı yarışlarda ilk virajı lider dönmeyi başaramadı. Ancak Audi’nin dikkat çeken yanı, şu ana kadar hiçbir ilerleme kaydedememiş olması. Bortoleto’nun hızlı bir çözümün mümkün olmadığına dair açıklamalarıyla birleşince, bu eğilimin bir süre daha devam edeceği anlaşılıyor.
Motor Konseptinin Etkisi
Start problemleri sadece Audi’ye özgü değil; neredeyse her takım ve güç ünitesi üreticisi bu sezon belli ölçüde benzer zorluklar yaşadı. Buradaki temel zorluk, turboşarjın mükemmel kalkış için doğru basınca ulaşmasını sağlamakta yatıyor.
Bu sezon için MGU-H’nin kaldırılması — yani egzoz gazlarından elde edilen ısı enerjisinin elektriğe çevrilmesinin iptal edilmesi — ve MGU-K’nın 50 km/s hıza kadar eksik gücü tamamlamasının yasaklanması, yarış startlarında beklenmedik sonuçlar doğurdu.
Pilotlar, turboşarjın doğru çalışma aralığına ulaşması için güç ünitesini yaklaşık 10 saniye boyunca yüksek devirde tutmak zorunda kaldıklarını belirtiyor. Aynı anda bataryanın da üst sınıra çok yakın bir seviyede olması gerekiyor ki, kalkışın ikinci fazında MGU-K devreye girdiğinde maksimum güç sağlanabilsin.
Turboşarj devrini istenen noktaya getirmek griddeki tüm takımlar için aynı kolaylıkta değil. Bu nedenle takımlar arasında start performanslarında önemli farklılıklar oluştu. Ferrari’nin startlardaki avantajının temelinde ise güç ünitesiyle ilgili bazı konsept tercihleri yatıyor; özellikle de daha küçük bir turboşarj kullanma kararı.
Daha küçük turbo, daha az kütle ve daha düşük atalet gerektirdiğinden, hedeflenen devir aralığına ulaşmak daha kolay oluyor. Audi’nin ise turbo boyutu konusunda tam tersi bir yol izlediği, hatta griddeki en büyük turboşarjı seçtiği iddia ediliyor.
Büyük turbo, araç hızlandığında daha yüksek güç potansiyeli sunsa da, start anında Hulkenberg ve Bortoleto için turbo devrini tutturmayı ve tutarlılığı yakalamayı zorlaştırıyor.

The Race’e konuşan Bortoleto, startlardaki bu sorunun prosedürden ziyade turbo boyutu gibi tasarım tercihlerinden kaynaklandığını büyük ölçüde doğruladı ve Audi’nin sonuçların bu kadar dramatik olacağını öngörmediğini belirtti:
“Prosedürün herkesle çok benzer olduğunu düşünüyorum. Bence bu tam olarak sizin söylediğiniz gibi; bazı takımlar aracı daha iyi startlar için biraz farklı geliştirdi. Hiçbir takımın startların bu kadar zor olacağını düşündüğünü sanmıyorum. Bizim için şu ana kadar gerçekten berbat geçti. Bunun çok zor olduğunu biliyoruz ve bu konuda gelişmemiz gerekiyor.”
Daha fazla deneyim ve antrenman, Bortoleto ve Hulkenberg’in kayıpları en aza indirmesine yardımcı olabilir. Ancak tam bir çözüm için turboşarj konseptinin gözden geçirilmesi gerekiyorsa, bu çok daha uzun vadeli bir çalışma anlamına geliyor.
Audi F1 Proje Lideri Mattia Binotto, Japonya GP’sinin ardından start sorununu takımın öncelikli çözüm listesine aldıklarını, ancak çözümün zaman alabileceğini vurguladı:
“Şu anda kesinlikle güçlü olduğumuz bir alan değil. Şimdiye kadar çözülmemesinin nedeni, ortada net bir çözüm olmaması. Ama öte yandan, bunun bizim için en üst öncelik olduğunu biliyoruz çünkü sıralama turlarında iyi bir sonuç almak, startta tüm pozisyonları kaybediyorsanız bir anlam ifade etmiyor. İki yarışın iptal edilmesi bizim için bu açıdan iyi oldu; sezonun başlangıcını değerlendirmek ve start sorununu analiz etmek için daha fazla zamanımız olacak.”
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/audis-terrible-headache-has-no-quick-fix/


