1. Anasayfa
  2. F1

F1’de Sürpriz Pole Pozisyonları Neden Artık Çok Nadir Görülüyor?

F1’de Sürpriz Pole Pozisyonları Neden Artık Çok Nadir Görülüyor?
0

Pierre Gasly’nin İtalya Grand Prix’sinde elde ettiği pole pozisyonu, Formula 1’de son dönemde yaşanan en büyük sürprizlerden biri olarak öne çıktı.

Son on yılda, Mercedes, McLaren, Ferrari ve Red Bull dışındaki takımların kazandığı pole pozisyonu sayısı yalnızca ikiyle sınırlı kaldı. Bu örneklerden biri, Kevin Magnussen’in 2022 Brezilya GP’sinde Haas adına sprint sıralama turlarında elde ettiği pole pozisyonu; diğeri ise Lance Stroll’ün 2020 Türkiye GP’sinde Racing Point ile aldığı pole pozisyonuydu. Ancak her iki durumda da hava koşulları ve pist şartları gibi dış etkenler belirleyici oldu.

TRF1.net'in Android - IOS mobil uygulamasını indirdiniz mi?

Magnussen’in başarısında, seans sonunda bastıran sağanak yağış nedeniyle erken attığı tur zamanının geçilememesi etkili oldu. Stroll ise, İstanbul Park’ın son derece kaygan asfaltında Racing Point’in gösterdiği üstün performans sayesinde pole pozisyonuna ulaştı.

Gasly’nin Monza’da elde ettiği pole pozisyonu ise tamamen kuru ve normal şartlarda, kendi hakkıyla elde edildi. Takımlar arasındaki performans farkının oldukça az olduğu bu hafta sonunda, sıralama turlarında doğru zamanı ve pist üzerindeki pozisyonu yakalamak belirleyici oldu. Alpine, bu konuda kusursuz bir strateji uygularken, büyük takımlar ise çeşitli nedenlerle hata yaptı.

Böylesine normal bir hafta sonunda büyük takımların geride bırakılması, Felipe Massa’nın Williams ile 2014 Avusturya GP’sinde veya Pastor Maldonado’nun 2012 İspanya GP’sinde elde ettiği pole pozisyonlarında olduğu gibi oldukça nadir yaşanıyor.

Tarihsel verilere bakıldığında, büyük dört takım dışındaki ekiplerin elde ettiği pole pozisyonlarının giderek azaldığı görülüyor.


Büyük dört takım dışındaki ekiplerin en son kazandığı pole pozisyonları ve o sezonki takımlar klasmanındaki sıralamaları:

F1 surprise polesitters

PIERRE GASLY – ALPINE – 2026 İTALYA GP (şu anda 6.sırada)

KEVIN MAGNUSSEN – HAAS – 2022 BREZİLYA GP (8.sırada) – yağışlı hava

LANCE STROLL – RACING POINT – 2020 TÜRKİYE GP (4.sırada) – alışılmadık yol tutuşu

FELIPE MASSA – WILLIAMS – 2014 AVUSTURYA GP (3.sırada)

PASTOR MALDONADO – WILLIAMS – 2012 İSPANYA GP (8.sırada)

NICO HULKENBERG – WILLIAMS – 2010 BREZİLYA GP (6.sırada) – yağışlı hava

GIANCARLO FISICHELLA – FORCE INDIA – 2009 BELÇİKA GP (9.sırada)

FERNANDO ALONSO – RENAULT – 2009 MACARİSTAN GP (8.sırada)

JARNO TRULLI – TOYOTA – 2009 BAHREYN GP (5.sırada)

SEBASTIAN VETTEL – TORO ROSSO – 2008 İTALYA GP (6.sırada) – yağışlı hava

ROBERT KUBICA – BMW SAUBER – 2008 BAHREYN GP (3.sırada)


Gerçekliğin “yüzüne tokadı”

Alpine, sıralama turlarında mükemmel bir çekiş stratejisiyle öne çıkarken, takımın yönetici direktörü Steve Nielsen, yarıştaki performanslarının – Gasly’nin yedinci, Franco Colapinto’nun ise dokuzuncu sırada bitirmesi – gerçek hızlarını daha iyi yansıttığını belirtti.

Nielsen, sıralama turlarına girerken yapılan simülasyonlarda Q3’ün alt sıralarının gerçekçi bir hedef olarak öngörüldüğünü itiraf etti.

“Q3’te barajın hemen üzerindeydik,” diyen Nielsen, The Race’e verdiği demeçte, “Sanırım sıralama turlarında biraz şanslıydık çünkü hiç hata yapmadık. İyi çekişler aldık, pilotlarımız hata yapmadı, aracı fazla zorlamadılar ve en iyi turumuzu bir araya getirdik.” dedi.

“Araçtan en iyi verimi aldık. Dürüst olmak gerekirse, diğerleri bunu başaramadı ve bu da pole pozisyonunu almamıza yetti.”

Alpine, yarışa ilk sıradan başlamanın getirdiği avantajla pazar günü büyük bir sürpriz yapma umudunu taşıdı. Ancak Formula 1’de, Nielsen’in de vurguladığı gibi, iyi bir pole pozisyonunu yarış sonucuna dönüştürmek her zaman kolay olmuyor.

“Yarışta gerçek hızımızı gördük,” diyen Nielsen, “Orta grubun en iyisiydik, bu güzel. Ama hâlâ ilk dört takımın gerisindeyiz ve asıl olmak istediğimiz yer orası.” ifadelerini kullandı.

Bütçe sınırı ayrımı

Alpine’in yarışta ilk dört takımın gerisine düşmesi, takımlar arasında belirgin bir ayrımın olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Padokta birçok isim, bu ayrımın – ve bunun büyük bir kural değişikliğinin ardından bile sürmesinin – bütçe sınırının bir sonucu olduğu görüşünde birleşiyor.

2021’de yürürlüğe giren bütçe sınırı, Formula 1’in genel sağlığını artırırken takımların kârlı bir yapıya kavuşmasını sağladı. Ancak beklenmedik bir şekilde, rekabeti tam anlamıyla eşitlemedi.

Büyük takımlar, galibiyet için daha fazla harcama yapamasa da, küçük takımların arayı kapatmasına olanak tanıyan bir özgürlük de oluşmadı.

Williams takım patronu James Vowles, altyapı avantajlarının bütçe sınırıyla adeta sabitlendiğini ve geride kalanların bu farkı kapatacak harcama özgürlüğüne sahip olmadığını savunuyor.

Vowles, The Race’e verdiği demeçte, “Sporun aldığı en iyi kural kararı buydu, gerçekten öyle,” diyerek bütçe sınırının getirdiklerine dikkat çekti. “Ama aynı zamanda, geçmişte oluşan tüm avantaj ve farkları da kalıcı hale getirdi.”

“Bugün neden ilk dört takım ve geri kalanlar var, bu hiç şaşırtıcı değil. Dürüst olmak gerekirse, bu yıllar önce oluşan farklardan kaynaklanıyor. Organizasyon yapınız, öğrenme süreçleriniz, dış üretim ve tedarikçileriniz gibi temel unsurlar, 10 yıl boyunca yapılan yatırımlarla oluştu. Bir ya da iki yılda bu farkı kapatmak mümkün değil.”

“Bütçe sınırı sayesinde artık bir iş modelimiz var. Ama aynı zamanda, ben temeldeki eksikleri gidermek için çok fazla kaynak harcamak zorundayım; diğerleri ise buna ihtiyaç duymuyor.”

Nielsen ise Alpine’in başarısının yalnızca daha iyi bir araç tasarlamaktan geçmediğini, fabrikadaki verimliliğin artırılmasının da büyük önem taşıdığını vurguladı.

“Kendi durumumuza bakarsak, diğer takımların iç işleyişini göremiyorum, ancak bizim daha iyi olmamız gereken alan, elimizdeki bütçeyi maksimum verimlilikle kullanmak,” diyen Nielsen, “Belki bütçeyi daha akıllıca yönetmek ve kurallardan en iyi şekilde faydalanmak gerekiyor. Eğer bunu başarabilirsek önemli kazanımlar elde edebiliriz.” ifadelerini kullandı.

Alpine, geçen yıl takımlar klasmanında son sırada yer alırken, Monza’da elde edilen sonuç, takımın zaman zaman F1 sıralamasını altüst edebileceğini ve büyük takımları zorlayabileceğini gösterdi. Ancak, Alpine’in ya da başka bir takımın düzenli olarak zirveye oynaması için önünde uzun bir yol olduğu da açıkça ortada.

Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/why-f1-pole-shocks-like-gaslys-are-close-to-extinct/

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
  • 0
    harika
    Harika
  • 0
    g_zel
    Güzel
  • 0
    _a_rd_m
    Şaşırdım
  • 0
    _zd_
    Üzdü
  • 0
    _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım

Türkçe F1 ve Motor sporları haberlerini en hızlı hazırlayan TRF1.net editörü.

Yazarın Profili
0 0 votes
PUANLA
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler