Silverstone’da Cuma günü, 2026 Formula 1 araçlarını ilk kez pistte gözlemleme fırsatı bulan uzmanlar, yeni nesil araçların genel anlamda olumlu bir izlenim bıraktığını belirtti.
Brooklands/Luffield viraj kompleksinde yapılan gözlemlerde, tüm araçların pist üzerinde dengeli bir görüntü çizdiği ve hiçbirinin zayıf bir Formula 1 aracı izlenimi vermediği ifade edildi. Her ne kadar bazı araçlar diğerlerinden daha iyi görünse de, genel olarak tüm takımların yeni araç konseptine başarılı şekilde adapte olduğu vurgulandı.
2026 Araçlarında Denge ve Tepki Ön Planda
Pist kenarından yapılan değerlendirmelerde, araçlarda aranan en önemli unsurun denge olduğu belirtildi. Bu denge; büyük ölçüde yere basma kuvvetinden kaynaklanan yol tutuşu, viraj girişlerindeki tepkisellik, apex noktasına yakınlık ve pilotun ön tarafın tutunmasını bekleme süresiyle ölçülüyor. İyi ayarlanmış araçların apex noktasını her turda tutturabildiği, pilotun aracı istediği yere yerleştirebildiği, bazı araçlarda ise viraj çıkışında genişleme eğiliminin ağırlık, yere basma kuvveti veya genel dengeyle ilgili olduğu ifade edildi.
Özellikle altı çizilen bir diğer nokta ise, yeni nesil araçların daha küçük boyutlarının pistteki tepkiselliği artırması ve pistle daha uyumlu görünmeleri oldu. Brooklands ve Luffield virajlarında, geçen yıla kıyasla araçların viraj girişlerinde daha atak olduğu gözlemlendi.
Takımların Performans Analizi
Ferrari, Cuma günü etkileyici bir performans sergiledi. Lewis Hamilton, ilk turundan itibaren ön sıralarda yer aldı ve ilk serbest antrenman seansını en hızlı isim olarak tamamladı. Ferrari’nin, şu anda virajlarda en iyi performans sergileyen takımlardan biri olduğu ve aracın bu bölümde oldukça dengeli, tepkisel ve pilotun mücadele etmeden kullanabileceği bir yapıda olduğu gözlemlendi.
McLaren de benzer şekilde istikrarlı bir görüntü çizdi. İlk sekiz araç arasında ciddi bir sorun yaşanmazken, Cuma günü yakıt yükleri arasındaki yaklaşık 10 kilogramlık farkların tur zamanlarında üç-dört ondalık saniye oynama yaratabileceği, gerçek tabloyu görmek için sıralama turlarının beklenmesi gerektiği belirtildi.
Mercedes cephesinde ise özellikle Kimi Antonelli’nin performansı dikkat çekti. Antonelli, Brooklands’in iç tarafında en fazla kerb kullanan isim olarak öne çıktı. Her pilotun sürüş tarzı farklı olsa da, Antonelli’nin bu yaklaşımının aracın tepkisiyle uyumlu olduğu ve kendini rahat hissettiği gözlemlendi.
Red Bull ise ön sıralarda yer almasına rağmen, Ferrari kadar ikna edici bulunmadı. Max Verstappen’in en hızlı turunda apex noktasını belirgin şekilde kaçırdığı ve aracın genel olarak ağır veya yol tutuşu eksik göründüğü ifade edildi. Ancak aracın kötü olmadığı, sadece Ferrari kadar hızlı olmadığı vurgulandı.
Orta Sıralar ve Arkadaki Takımlar
Orta sıralarda, takımlar arasındaki farkların genellikle yaşanan problemlerin türüne göre değiştiği belirtildi. Racing Bulls, antrenmanlarda yalnızca orta hamur lastikle sürüş yaptı ve net bir önden kayma sorunu yaşadı. Takım, sprint sıralama turlarının son bölümüne yumuşak lastikle çıkmak zorunda kaldı. Genellikle daha yumuşak lastik, arka lastiklerin yol tutuşunu artırırken önden kaymayı da beraberinde getirebiliyor. Ancak, yarışta arka lastiklerin daha hızlı aşınacağı göz önünde bulundurulduğunda, Cuma günü yaşanan hafif önden kaymanın yarışta dezavantaj yaratmayabileceği belirtildi.
Audi ise farklı bir tablo çizdi. Araçta önden kayma, ardından arka tarafın kayması ve ardından tekrar önden kayma gibi tutarsızlıklar gözlemlendi. Bu tür dengesizliklerin, ayar çalışması gerektirdiği ve pilotun güvenebileceği bir platform oluşturulmasının mühendislerin görevi olduğu vurgulandı.
Arka sıralarda Cadillac ve Aston Martin ise farklı sorunlarla mücadele etti. Cadillac, yere basma kuvveti eksikliği nedeniyle sürekli olarak pist dışına taşarken, Aston Martin’in ise sürüşü daha zor ve tutarsız bir yapıda olduğu belirtildi. Ancak hiçbir aracın önceki yıllardaki zayıf takımlar gibi çok geride olmadığı, modern Formula 1’de tüm araçların oldukça rekabetçi olduğu ifade edildi.
Takımların seanslar arasında yaptığı gelişimlerin izlenmesinin önemli olduğu belirtilirken, sprint sıralama turlarında Hamilton ve Ferrari’nin performansını sürdürdüğü, Charles Leclerc’in ise kendini bulduğu aktarıldı. Isack Hadjar’ın ise SQ1’de Verstappen’i geride bırakması sürpriz olarak değerlendirildi.
Sıralama Turlarında Farkı Araç Değil, Genel Yol Tutuşu Belirliyor
Sprint sıralama turlarının ikinci bölümünde de Hamilton liderliğini sürdürdü, Antonelli ise en büyük tehdit olarak öne çıktı. George Russell ise beklenenden uzak kaldı. Yumuşak Pirelli lastiklerle yapılan son bölümde, genellikle daha fazla önden kayma yaşandığı ve bu nedenle takımların ön kanat ayarlarında değişikliğe gittiği belirtildi. Racing Bulls’un Arvid Lindblad ile bu konuda fazla ileri gitmiş olabileceği ifade edildi.
Hamilton, Antonelli’nin yalnızca 0.011 saniye önünde ilk sırada yer alırken, Verstappen ise güçlü bir turla üçüncülüğü aldı. Racing Bulls’un ise istikrarlı şekilde beşinci en iyi takım konumuna yerleştiği ve büyük takımlara yaklaşmak için biraz daha yol tutuşuna ihtiyacı olduğu vurgulandı.
Sıralama turlarında, araçların Brooklands kompleksinde antrenmanlardakiyle benzer göründüğü, ancak pilotların sınırları daha fazla zorladığı belirtildi. Araçlarda büyük bir zayıflık gözlemlenmezken, çizgi ve aracın arka tarafını kaydırmadan döndürme kabiliyetinde farklılıklar bulunduğu ifade edildi. En hızlı ve en yavaş araç arasındaki farkın, denge değil, her takımın üretebildiği genel yol tutuşundan kaynaklandığı belirtildi. Aynı takım içindeki pilotlar arasında büyük bir fark olmadığı ve araç paketinin performansta en büyük etken olduğu vurgulandı.
Hafta sonunun ilk dört seansının tamamında en hızlı isim olan Hamilton’ın yeteneğinden bir şey kaybetmediği, bu performansı sürdürmesi halinde şampiyonluk mücadelesinde güçlü bir konumda olacağı belirtildi.
Son olarak, 2026 araçlarının pistte ilk kez yakından gözlemlenmesinin beklenenden daha olumlu bir izlenim bıraktığı, araçların viraj sekanslarında oldukça hızlı ve orantılı göründüğü, en iyi olanların ise gerçek anlamda iyi bir Formula 1 aracı izlenimi verdiği ifade edildi. Ancak, pistin farklı bölümlerinde izleyicilerin, güç ünitelerinin geleneksel Formula 1 motorları gibi çalışmamasından dolayı beklenen etkiyi alamadığına da dikkat çekildi.
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/how-every-f1-car-handles-at-silverstone-gary-andersons-insight-british-grand-prix/

