Honda’nın motor sporları departmanı başkanı, bu yıl yeni Formula 1 partneri Aston Martin ile beklentiler ve gerçek performans arasındaki farkın öngörülenden çok daha büyük olduğunu açıkça kabul etti.
Ancak bu uyumsuzluğun nedenlerine bakıldığında, turbo hibrit V6 motorlarıyla şampiyonluklar kazanan bir üreticinin neden aşırı titreşimler ve performans eksikliğiyle zor durumda kaldığına dair ilgi çekici detaylar ortaya çıkıyor.
Nedenler oldukça karmaşık; birçok faktörün bir araya gelmesiyle bu tablo ortaya çıktı. Ancak sezon ilerledikçe netleşen en önemli unsur, bu durumun sadece Honda’nın kendi başına tökezlemesinden kaynaklanmadığı oldu.
Asıl mesele; yeni kurallar, yeni ilişkiler, yeni araç dinamikleri ve yeni süreçlerin, geçmişte işe yarayan bazı eski kararların etkisiyle birleşerek Honda’yı hazırlıksız yakalamasıydı.
Honda Racing Corporation Başkanı Koji Watanabe, The Race’e verdiği özel röportajda sezonun şu ana kadarki zorluklarını şu sözlerle özetledi: “Sadece motorun kendisinden bahsedecek olursam, titreşimler 2025 motorunun titreşimlerine neredeyse eşdeğerdi… ki o motorda hiçbir sorun yoktu.”
Yeniden Sıfırdan Başlamak
Honda’nın 2026’daki zorluklarının büyüklüğüyle ilgili en büyük soru işaretlerinden biri, turbo hibrit V6 F1 motoru üretiminde en başarılı üreticilerden biri olmasıydı.
2021’den 2024’e kadar Red Bull ile elde edilen çoklu şampiyonluklar, Honda’nın bu motor konseptini ve mimarisini ne kadar iyi anladığını kanıtladı.
Peki, turbo V6 motor yeni F1 kurallarının temel unsuru olmaya devam ederken, Honda neden zorlandı?
Watanabe’ye göre, cevabın büyük kısmı Honda için pek çok şeyin yeni olmasında yatıyor: yeni kurallar, yeni yakıt tedarikçisi, yeni takım partneri ve tamamen yeni bir çalışma şekli.
“Regülasyonlar büyük bir değişimdi ve bu regülasyonlar oldukça zorlayıcı. Takım da yeniydi, ayrıca yakıt ve yağda da büyük değişiklikler vardı.
“Yani her şey bizim için yeniydi ve Red Bull’daki dönemimizden çok farklı koşullar söz konusuydu. Tüm bu yeni partnerlerle sıfırdan başlamak gerçekten çok zordu.”
Ayrıca, Honda’nın rakiplerine kıyasla değerli geliştirme zamanını kaybetmesine neden olan bir unsur da, 2021 sezonu sonunda şampiyonadan çekilme planı doğrultusunda F1 projesini bir süreliğine durdurmuş olmasıydı.
Watanabe, “Mart 2022 sonunda mühendisleri Honda Grubu’na geri gönderdim ve Nisan 2023’te Formula 1’e dönüşümüzü açıkladık. O dönemde F1 faaliyetlerimiz neredeyse tamamen durdu.
“Elbette Red Bull’a güç ünitesi sağlamaya devam ettik, ancak mühendis sayımız oldukça azdı. Formula 1’e dönüşü açıkladığımız anda, Honda Grubu’ndan mühendisleri geri aldık ya da yeni personel işe aldık. Fakat bu süreç zaman aldı.”
Watanabe, bu sürecin Honda’nın F1 konusunda hiçbir şey bilmeyen mühendislerle kaldığı anlamına gelmediğini özellikle vurguluyor.
Asıl mesele, yarış departmanının bir süre tam kapasiteyle çalışmamasıydı; çünkü kilit mühendisler henüz geri dönmemişti.
“Onları hemen geri almak kolay olmadı. Bazen bir liderin dönmesi iki ay, bir başkasının dönmesi üç ay sürdü. Tüm personelin yüzde 100’ünü geri almak neredeyse bir yıl aldı.”
Beklenmedik Bir Şok
Kış aylarında Honda’nın F1’in yeni kurallar dönemine yarış kazanacak formda başlamayacağına dair söylentiler vardı, ancak yaşanacak sorunların bu denli büyük olacağı tahmin edilmiyordu.
Aslında Honda da, yeni güç ünitesini Aston Martin şasisiyle birleştirip ilk Barcelona testinin hemen öncesinde piste çıkana kadar, yaşanacak titreşim kabusunun farkında değildi.
Watanabe, “Şasi ve güç ünitesini birleştirip pistte test ettikten sonra bunun bir sorun olduğunu fark ettik.” dedi.
“Bu kadar büyük bir titreşim beklemiyorduk. Elbette testlerden önce dinamometrede denemeler yaptık, ancak o zaman titreşim bu kadar büyük değildi, bu yüzden sorunu çözmekte zorluk yaşadık.”
Red Bull döneminde çok az titreşim üreten bir güç ünitesinin, Aston Martin ile birleşince neden bu kadar büyük bir problem haline geldiği tam olarak net değil ve Watanabe bu konuda fazla detay vermekten kaçınıyor.
“Sebep karışık… yani tek bir neden yok.” diyerek daha fazla ayrıntı paylaşmıyor.
Ancak çözüm, Honda’nın Japonya’daki dinamometresinde bir Aston Martin şasisiyle test yapabilmesinin ardından bulunabildi; bu da güç ünitesi ile şasi arasındaki etkileşimin tetikleyici olabileceğini gösteriyor.
Watanabe, çözümün hem donanım hem de yazılım değişiklikleriyle sağlandığını, ancak yılın başındaki en büyük handikabın artık ortadan kalktığını belirtiyor.
“Titreşim sorunu çözüldü, şimdi performansa odaklanıyoruz.” dedi.
Newey Faktörü
Honda için belki de en zorlu hafta sonu, sezonun açılış yarışı olan Avustralya Grand Prix’siydi.
Pistte rekabetçi sıkıntılar tüm çıplaklığıyla ortaya çıkarken, takım patronu Adrian Newey de Melbourne’daki basın toplantılarında sözünü esirgemedi.
Newey’nin, AMR26’nın en iyi beşinci şasi olduğunu ve Honda’daki titreşimlerin sürücüler için sakatlık riski oluşturacak kadar ciddi olduğunu iddia etmesi, kamuoyunda sorumluluğu Honda’ya yükledi. Watanabe ise, özel görüşmelerde de doğrudan ve açık bir diyalog yürütüldüğünü belirtiyor.
“Adrian ile aramızdaki iç tartışmalar oldukça açık ve dürüst. Elbette dışarıya söylediği sözlerin bir etkisi var, ancak önemli olan sorunu çözmek için nasıl dürüst ve açık şekilde konuşabildiğimiz.” dedi.
“Bu yaklaşımı Aston Martin ile aramızda sürdürdük. Bu yüzden sorunu adım adım çözebildik.”
Watanabe, Avustralya’nın en çok ortaya çıkardığı şeyin, Honda ile Aston Martin’in birlikte nasıl çalışacaklarını henüz tam olarak öğrenememiş olmaları olduğunu ve bunun zamanla çözülecek bir konu olduğunu ifade ediyor.
“Elbette ilişki hemen kurulmadı. Zaman ve tecrübe gerektirdi.
“Adım adım, Honda ile Aston Martin takımı arasındaki ilişki her geçen gün güçleniyor. Oldukça memnunum. Ama zaman aldı. Çalışma şekli önceki partnerimizden farklı.”
Sonraki Adımlar ve Değişen Hedefler
Titreşim sorunlarının giderilmesinin ardından Honda’nın odağı, motorundan daha fazla performans elde etmeye çevrildi.
Yanma iyileştirmeleri ve iç sürtünmenin azaltılmasıyla elde edilecek kazanımlar açıkça dile getiriliyor. ADUO’nun da, Belçika GP’si civarında devreye alınması planlanan güncellenmiş güç ünitesinin tanıtılmasında “oldukça önemli” bir araç olacağı belirtiliyor.
Gelecek planlarıyla ilgili konuşan Watanabe, “Kolay değil, ama yanmayı iyileştiriyoruz, böylece içten yanmalı motorun performansını artırıyoruz.
“Bu sezon puan mücadelesi verebilecek bir pozisyonda olmak istiyoruz ve gelecek sezonun başı için kilit nokta, durumu ne kadar geliştirebileceğimiz.
“Tabii ki bu rakiplere de bağlı, kolay değil, ama elimizden gelenin en iyisini yapacağız.” dedi.
Geleceğe bakıldığında, dikkat çeken bir diğer nokta ise, 2027 ve 2028 için getirilecek kural değişikliklerine onay vermeyen tek üreticinin Honda olması.
Watanabe, bu tutumun kural değişikliklerinin içeriğine karşı olmaktan değil, daha çok zamanlamasından ve Honda’nın diğerlerini yakalama sürecine etkisinden kaynaklandığını özellikle vurguluyor.
Honda’nın kural değişikliğini reddetmesiyle ilgili olarak, “Bu bir yanlış anlama.” diyen Watanabe, “FIA toplantılarına katıldım ve her zaman değişiklik konseptine saygı duyduğumu ve anladığımı belirttim, katılıyorum. Ama adımın zamanlaması sadece tartışma konusu.
“2027 için ilk adım çok küçük, zor değil. Ama değişen bir hedef, yakalamak zorunda olanlar için bazen kolay olmuyor. Ama bu sorunu da çözebiliriz.” dedi.
Honda, Aston Martin ile yaşanan zorlu başlangıca ve sürekli değişen regülasyonların getirdiği sorunlara rağmen, Red Bull ile yaptığı gibi, tekrar zirveye dönme potansiyeline sahip olduğuna kesinlikle inanıyor.
Watanabe, “Neden olmasın?” diyerek şu ifadeleri kullandı: “Kolay değil. Ama en üst seviyede rekabet edecek konuma geri dönme potansiyelimiz olduğuna inanıyorum.”
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/the-inside-story-of-hondas-painful-start-with-aston-martin/

