Williams’ın bu sezon nerede hata yaptığı artık sır değil. Takım patronu James Vowles’ın da itiraf ettiği gibi: “Geç kaldık. Bütçeyi aştık. Araç fazla kiloluydu. Ve beklediğimiz performans seviyesine ulaşamadık. Yani her şey biraz yangın yeriydi…”
Ancak, şimdiye kadar net olmayan asıl konu, işlerin neden bu kadar kötüye gittiğiydi.
2025 sezonunda beklentilerin çok üzerinde bir performans göstererek iki podyum elde eden ve 2026 aracına en erken geçiş yapan Williams, nasıl oldu da bu yıl hem konseptte hem uygulamada hata yaparak şu anda takımlar şampiyonasında dokuzunculuğa geriledi?
Williams’ın konuya yaklaşımı ve çözüm planı, Carlos Sainz ile Alex Albon’u bu sezonun bir sapma olduğuna ikna etmeye ve beklentilerin çok altında kalan sezona rağmen takımda kalmaya ikna etmeye yetti.
İki pilotun geleceği netleşmişken, The Race, Vowles ile özel bir röportaj gerçekleştirerek işlerin neden kötü gittiğini ve hangi çözüm adımlarının atıldığını detaylı şekilde ele aldı.
Vowles, yapılan hatalar ve bunlardaki kişisel sorumluluğu konusunda oldukça açık sözlüydü. Ayrıca, yakında atılacak adımların Williams’ın toparlanma planının ciddiyetini göstereceğine dair de ipucu verdi.
İşler Neden Kötüye Gitti?
Vowles’a göre bu yılın kötü geçmesinin en kritik nedeni, geçen sezonun fazlasıyla iyi geçmesiydi.
Beklenenden güçlü geçen 2025 sezonu, Williams’ın öne doğru büyük bir ivme kazandığına dair yanlış bir güvene yol açtı ve takımda bir rahatlama yarattı.
Vowles, “Bence geçen yıl bize zarar verdi çünkü ağırlık limitinin altında bir araç ürettiğimize inanmıştık, bu tesadüf değil,” dedi. “Bunun yeni teknik kurallar setine de taşınabileceğine dair inanç vardı. Ancak öyle olmadı. Bu kadar basit.”
Vowles yönetiminde üretim ve imalat süreçlerinde yapılan değişiklikler, sabit kurallar döneminde iyi sonuç vermiş olsa da, yeni teknik düzenlemeler için tamamen elden geçirilmiş bir araç geliştirilirken yetersiz kaldı.
Son yıllarda teknik kuralların stabil olması, takımın araç geliştirme araçlarının eksiklerini görünür kılmamıştı. Ancak yıllarca yapılan yetersiz yatırımların sonucu olan bu eksiklikler, yeni dönemde kendini gösterdi.
Vowles, “Williams 20 yıl boyunca ihtiyaç duyduğu yatırımı alamadı. Önceki yerimle [Mercedes] karşılaştırırsam, arada yüz milyonlarca fark var,” ifadelerini kullandı.
Simülasyon araçlarının yetersiz olması, tasarım ofisinin yanlış verilerle çalışmasına neden oldu ve bu da Williams’ı yanlış bir aerodinamik konseptin peşinden gitmeye sürükledi.
Williams’ın (Aston Martin ile birlikte) geliştirdiği yüksek rake konsepti yanlış bir tercihti. Hata küçük gibi görünse de, aslında oldukça zararlıydı. Her iki takımın da bu yoldan vazgeçmesi şaşırtıcı değil.
Vowles, “Kulağa büyük bir sorun gibi gelmiyor olabilir ama aslında temelde, aerodinamik açıdan çok ciddi bir problem. Zemin sistemlerini ve yapıları olması gereken seviyede geliştiremiyorsunuz. Bu size günler ya da haftalar değil, aylar kaybettiriyor,” dedi.
Vowles, bu yılki duruma kendi katkısını da açıkça kabul ediyor; 2026’ya dair beklentileri gereğinden fazla yükselttiğini ve bunun gerçekçi olmadığını belirtiyor.
“Farklı bir ortamda bana bunu sordular, pişman mısınız? Evet, çünkü iletişimim zayıftı,” diyen Vowles, 2025’teki başarının ardından bu yıl için ortaya atılan iddialı söylemleri daha fazla frenlemesi gerektiğini söyledi.
“2026 asla bir şampiyonluk mücadelesi olmayacaktı. 20 yıl boyunca yetersiz yatırım alan bir takım için bu mümkün değil. Sanırım kullandığım ifadeler ‘geçen yıl bir ölçüttü’ şeklindeydi. Yani yine de başarısızlık. Belki de benim en büyük hatam, bunu doğru anlatamamaktı.”
Alınan Önlemler ve Çözüm Adımları
Bu yıl yapılan hatalar, Williams’ı her şeyi sorgulamaya, zayıf noktaları derinlemesine irdelemeye ve fark yaratacak çözümler üretmeye zorladı. Aksi takdirde Sainz veya Albon’u (ya da ikisini birden) kaybetme riski ortaya çıkacaktı.
Üretim süreçlerinin hızlandırılması büyük önem taşıyor. Williams, bu yıl aracının geliştirme programında geride kaldığını açıkça kabul etti: Miami güncellemesi aslında Melbourne’de olması gereken bir yenilikti.
Bu konuda öne çıkan adımlardan biri, McLaren’ın eski operasyon direktörü Piers Thynne’in geçtiğimiz ay (Ağustos) Williams’a optimizasyon ve planlama direktörü olarak katılması oldu.
Vowles, Thynne’in McLaren’ı öne taşıyan sistemlerinin Williams’a da büyük katkı sağlayacağını umuyor.
“Kendisi harika bir isim. Takıma mükemmellik ve şampiyonluk seviyesinde bir düşünce tarzı getiriyor,” diyen Vowles, Williams’ın büyük sistemsel eksikliklere de müdahale ettiğini belirtti. Bunlar arasında, Vowles’ın “açıkça organizasyona uygun olmayan” olarak tanımladığı bazı yazılımların devre dışı bırakılması da var.
Birkaç yıl önce Williams, Vowles’ın gelişiyle birlikte 20 bin hücreli bir Excel tablosunu modern bir araç üretim yazılımıyla değiştirmişti. Ancak bazı yeni sistemler beklenen faydayı sağlamadı.
Vowles, “Aslında birçok açıdan bize zarar veriyordu, yardımcı olmuyordu,” dedi. Williams, bu yaz bazı Kurumsal Kaynak Planlama (ERP) yazılımlarını kullanımdan kaldırarak farklı bir çalışma modeline geçti.
Sezon ortasında ideal olmasa da, sorunları halının altına süpürmektense doğrudan müdahale etmek daha iyi bir çözüm oldu.
Vowles, “Merak etmeyin, hâlâ Excel tablolarına dönmedik. Ama çok daha iyi bir çalışma düzenine sahibiz,” ifadelerini kullandı.
Williams’ın ayrıca, sistemlerinin güncellenmesi için yatırım yapması gerekiyor. Vowles, Williams’ın kullandığı bazı CAD tasarım yazılımlarının 15 yıl geride olduğunu açıkladı.
“Size sadece bir örnek gösteriyorum, perde arkasında muhtemelen 100 tane daha var. Ve hepsini bulup, düzelteceğiz,” dedi.
Ufuktaki Yenilik: Yeni Şasi ve Yeniden Doğuş
Üretim, yazılım ve altyapı sorunlarını çözmek tek başına yeterli değil. Vowles, esas dönüşüm için takımın bakış açısının da değişmesi ve Williams’ın yeniden özgüven kazanması gerektiğini vurguluyor.
“Baskı geldiğinde, sınırları zorlamadık. Aslında ne kadar ileri gidebileceğimizi biliyorum,” diyen Vowles, bu nedenle Azerbaycan Grand Prix’sinde piste çıkacak hafifletilmiş yeni şasinin geleceğe dair bir işaret olmasını istiyor.
Bu şasi, yalnızca Williams’ın tasarım ve üretim kabiliyetlerinin yeniden rayına oturduğunun değil, takımın da tamamen farklı bir noktada olduğunun kanıtı olmalı.
Vowles, yeni şasinin yenilikçilik anlamında sınırları zorlayacağını belirtiyor.
“Gerçek yenilik, başka bir takım öğrendiğinde kendi yöntemini değiştirmesine neden olandır,” diyen Vowles, “Bu öğrenim önümüzdeki beş yılın temelini oluşturacak. Izgarada bizim yaptığımız şekilde üretilmiş başka bir şasi yok. Size bunun garantisini verebilirim,” ifadelerini kullandı.
Vowles, bu şasi yeniliğinin Williams’ın doğru yolu bulabileceğinin kanıtı olmasını ve bu yaklaşımın takımın tüm işleyişine yayılmasını hedefliyor.
“Bu tür projeler, farklı düşünmemizi ve gridde yukarıya tırmanmamızı sağlıyor. Ancak bu türden projeler yeterince hızlı ve sık gerçekleşmiyor, gerçekleşmeli,” dedi.
2026 sezonunun dersleri, Vowles’ın Williams’a geldiğinden beri yaptığı değişikliklerin yeterince köklü olmadığını gösterdi. Bu yılki “büyük aksaklıklar”, daha fazla ilerleme için katalizör oldu ve Vowles’a göre takım artık “bambaşka bir dünyada”.
Kolay bir dönem geçirmediklerini, hatta Vowles’ın Formula 1’de yaşadığı en zorlu kış olduğunu belirttiği bu süreçte, takımın artık dip noktasını gördüğüne dair umut ve inanç var. Baku’de piste çıkacak yeni şasiyle birlikte, Williams için kendini kanıtlama zamanı geldi.
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/everything-was-on-fire-williamss-f1-2026-confessions/


