Formula 1’de 2026’ya Doğru: Pilotlar, Güç Ünitesi Yönetiminden Duydukları Rahatsızlığı Dile Getiriyor
Formula 1’de Macaristan Grand Prix’si öncesi padokta öne çıkan ana gündem maddesi, 2026 sezonunda elde edilecek sonuçların pilotların kontrolü dışında şekilleneceğine dair endişeler oldu.
Geçtiğimiz hafta sonu düzenlenen Belçika Grand Prix’sinde, enerji dağıtımının ne zaman ve nerede gerçekleşeceğine karar veren ileri seviye algoritmaların, çoğu pilotta ciddi bir memnuniyetsizliğe yol açtığı gözlemlendi. Bu algoritmalar, aynı araçlar arasında dahi düzlük hızlarında şaşırtıcı farklar oluşmasına ve pilotların, sıralama turları ile yarış sonucunu belirleyen ana unsurun yazılım kararları olduğunu hissetmelerine neden oldu.
Oscar Piastri, Spa’daki sıralama turlarında “Sıralama turlarının, bilgisayarların düzgün ya da yanlış çalışmasına bağlı olarak belirlenmesi oldukça kötü bir yarış şekli,” diyerek bu durumu eleştirdi. Macaristan’da, “Bazen kendinizi hâlâ eğitilmesi gereken bir yapay zekânın yolcusu gibi hissediyor musunuz?” sorusuna ise Piastri, “Bazen, evet. Spa veya Silverstone gibi pistlerde bu durum çok daha belirgin. Ancak burada [Hungaroring] düzlükler çok daha kısa olduğu için bu tarz sorunların fazla yaşanmasını beklemiyorum. Fakat bir yarış aracının, düzlük bitmeden gücünün yarısını kaybetmesi fikrine alışmak zor. Spa’da orta sektörün büyük bölümünü yalnızca içten yanmalı motorla, batarya desteği olmadan geçtik. Bazı virajlarda belirli miktarda güç, bazılarında ise tam güçle ilerlemek tuhaf bir his. Spa özellikle sinir bozucuydu çünkü kodda ve güç ünitesindeki küçük farklar tur zamanında büyük değişiklikler yarattı. Özellikle ön grupta, üçüncü ile altıncı arasını sadece 0.094 saniye ayırıyordu ve birçok pilotun, kontrol edemediği şeylerden kaynaklı daha fazla zaman kaybı yaşadığı açıktı,” ifadelerini kullandı.
Bu ileri seviye algoritmalar, 2026’dan çok daha önce de kullanılıyordu ancak Piastri’nin de belirttiği gibi, önceki güç ünitelerinin çok daha olgun olması nedeniyle etkisi minimum düzeydeydi. “Formula 1’e katıldığımda [2023], o motorlar inanılmaz derecede olgundu ve küçük bir yanlışlık ya da uyumsuzluk, toplam gücün çok küçük bir bölümünü etkiliyordu. Oysa bu yıl, neredeyse gücünüzün yarısı bataryadan geliyor ve küçük bir hata büyük bir etki yaratıyor, özellikle Spa gibi pistlerde. Güç dağıtımının nerede olacağına neredeyse hiç müdahale edemiyoruz. Takviye düğmesine basabiliyorsunuz ama bu daha çok geçiş için, sıralama turlarında ise işe yaramıyor. Kontrolünüz dışında gelişen farklar ise gerçekten sinir bozucu,” dedi.
‘Daha Az Ham’ Bir Formula 1, Pilotlar İçin Zorluk Yaratıyor
Charles Leclerc, 2026’da sıralama turlarında yaşanan zorlukların azaldığını ve tam limitte atılan turların artık cezalandırılabildiğini uzun süredir dile getiriyor. Leclerc, Spa’da La Source 1. virajını çok iyi döndüğünde, Kemmel Düzlüğü’nde güç eksikliği yaşadığını örnek göstererek, “Farklı pistlerde, farklı nedenlerle sorunlar çıkabiliyor ve bu da durumu karmaşıklaştırıyor,” ifadelerini kullandı.
Max Verstappen ise, “Bazen fark yaratamıyorsunuz. Fark yaratmanıza izin verilmiyor çünkü bir sonraki düzlükte cezalandırılıyorsunuz,” şeklinde özetledi.
Leclerc, hızlı pilotların hâlâ ödüllendirilip ödüllendirilmediğiyle ilgili soruya, “Hızlı pilotun özelliği, sürekli ve hızlı şekilde adapte olabilmesidir. Sadece tek bir araçta hızlı olmak çok da iyi bir şey değil ve zaten pek mümkün de değil. Hızlı pilot, her araçta hızlıdır. Bu otomobillerle birlikte öngörülemezlik arttı. Geçmişte olduğu kadar limitte gitmenin karşılığı yok çünkü ne zaman limitin ötesine geçseniz, örneğin teker patinajı yaşasanız, ileri gitmiyorsunuz ama bataryayı tüketiyorsunuz. Artık işler daha az ham, daha çok düşünmeye ve kendinizi frenlemeye dayalı bir oyun haline geldi. Bu benim favorim değil ama mevcut durum bu ve sahip olduklarımı en iyi şekilde kullanmalıyım,” dedi.
‘Çok Karmaşık’ – Değişim Olacak mı?
Sadece pilotlar değil, takım yöneticileri de değişim çağrısı yapıyor. Haas Takım Patronu Ayao Komatsu, Formula 1’in mevcut formülünün “fazla karmaşık” olduğunu ve “pilotun yaptığı küçük bir işlemin, beklenmedik veya ikincil bir sonuca yol açabildiğini” belirtti. Komatsu, “Hepimiz kontrolü tekrar pilota vermemiz ve sporu herkes için daha anlaşılır kılmak gerektiğinin farkındayız. Herkesin sporu anlayabilmesi çok önemli. Bunun için de sporu biraz daha basitleştirmek gerekiyor,” diye konuştu.
Ancak Formula 1’in daha basit V8 motorlara geçişinden önce bu değişimin olup olmayacağı belirsizliğini koruyor. 2027 ve 2028’de planlanan kural değişiklikleriyle, mevcut güç ünitesi sisteminde içten yanmalı motor ile elektrikli güç arasındaki oran 53-47’den, içten yanmalı motor lehine 60-40’a çekilecek. Ancak bu değişiklik, öngörücü algoritmaların tamamen ortadan kalkmasını sağlamayacak, sadece elektrikli güç dağıtımının etkisini azaltacak.
Piastri, takımların güç ünitelerini daha iyi anlamasının da katkı sağlayacağını düşünüyor: “Daha iyi olacağından eminim. Tamamen ortadan kalkmasını beklemiyorum ama üreticiler ve takımlar, kodun neler yapıp neler yapamayacağını daha iyi kavradıkça her şey daha iyiye gidecektir. Böylece algoritmalardaki hatalar azalacak ama bu, kontrolün tamamen pilota geçeceği anlamına gelmiyor,” dedi.
Karşıt Görüşler de Mevcut
Ancak herkesin spordaki karmaşıklığın azaltılması gerektiği konusunda hemfikir olduğu söylenemez. Audi F1 pilotu Gabriel Bortoleto, öngörücü algoritmalarla ilgili olarak, “Biz Formula 1’deyiz. Geleceğin teknolojisini geliştiriyoruz. Dünyadaki tüm araçları kendi lehimize kullanmıyorsak, Formula 1’in amacı ne? Eskiden pilotların yapacak çok işi olduğu için şikayet ediliyordu. Şimdi ise işleri bizim yerimize yapan sistemlerden şikayet ediyoruz. Ben mevcut durumdan memnunum,” ifadelerini kullandı.
Bortoleto, yazılımın tur boyunca ne kadar enerji dağıtılacağını kendi kendine ayarlayabilmesini olumlu bulduğunu ve bunun değişmemesi gerektiğini savundu. Ayrıca, pilotların bu zorluğa adapte olmasının Formula 1’in bir parçası olduğunu belirtti: “Sürüş tarzı ifadesini pek sevmiyorum çünkü bir Formula 1 pilotu, doğal olmasa bile adapte olabilmeli. Her türlü araca ve sürüş gerekliliklerine uyum sağlamak zorundayız. Zaten bu yüzden 22 kişiyiz.”
En hızlı pilotların hâlâ öne çıkıp çıkmadığı sorusuna ise, “Verstappen’i yavaş görüyor musunuz? Yedi kez dünya şampiyonunu bu yıl yavaş görüyor musunuz? Leclerc yavaş mı? Ben görmüyorum, hâlâ çok rekabetçiler. Lewis [Hamilton] geçen yıla göre daha iyi, Max hâlâ olağanüstü performans gösteriyor, Lando [Norris], son dünya şampiyonu, aracı bozulmadığı sürece çok hızlı. Geçen yıl yavaş olan birinin bu yıl hızlı, hızlı olanın ise yavaş olduğunu görmedik, hâlâ yarışıyoruz,” dedi.
Bortoleto’nun bu sözleri Max Verstappen’e aktarıldığında, Red Bull pilotu şu değerlendirmeyi yaptı: “Evet, haklı. Sürüş tarzınızı, neyin en hızlı olduğuna göre değiştirmek zorundasınız. ‘Ben böyle sürerim’ diyebilirsiniz ama Spa’da böyle yaparsanız yarım saniye kaybedersiniz. Şu anda durumun ne kadar tuhaf olduğunu bu gösteriyor. Haklı, uyum sağlamak çok önemli. Bu, Formula 1’e kadar çıktığınız tüm seriler için geçerli; her zaman sürdüğünüz araca en uygun şekilde uyum sağlamalısınız.”
The Race’in, Formula 1’in yeniden pilotların eline daha fazla güç vermesi gerekip gerekmediği sorusunu yönelttiği Fernando Alonso ise, “Bilmiyorum, değişir. Formula 1 her zaman biraz böyleydi. Sürücüler her zaman her şeye karar vermiyordu, çekiş kontrolü ve diğer yardımcı sistemler varken de öyleydi. Her takım kendi sistemini farklı şekilde geliştiriyordu. Viraj çıkışında gaz pedalına bastığınızda bazı araçlar diğerlerinden çok daha iyiydi. Bazı çıkışlarda saf pilot yeteneği ya da dokunuşu belirleyici olmuyordu. Startlarda da aynı durum geçerliydi. 25 yıldır start alıyorum, birçok farklı kural gördüm. Sonuç olarak, her zaman bazı takımlar diğerlerinden daha iyi ya da daha kötü start alıyordu; bu, sadece birinin debriyaj ya da gaz uygulamasında farklı bir teknik kullanmasından değil, takımın genel performansından kaynaklanıyordu. Takım her zaman performansı belirleyen taraftı. Ancak evet, mevcut kurallar ve batarya dağıtımıyla ilgili düzeltilmesi gereken bir şeyler var. Bu çok iyi anlaşıldı. Bu düzenlemelerin ilk yılındayız ve şimdiden 2030 veya 2031 ve V8 motorlar konuşuluyor. Gelecek yıl içten yanmalı motor ile elektrikli güç oranında değişiklik onaylandı. İlerleme var ve bu, sporun, takımların ve herkesin farkında olduğu bir konu. Gelecek için iyimserim; daha iyi olacak ve kurallar ile araçların ne olması gerektiği daha net anlaşılacak,” dedi.
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/too-complicated-can-f1-drivers-regain-control-from-ai-engines/

