Formula 1’de sezonun kaderini belirleyecek 6 milyon dolarlık bir ikilem, şampiyonluk mücadelesindeki ilk dört takımın karşısında önemli bir engel olarak duruyor.
Şampiyonluk mücadelesinin sonucunun, takımların geliştirme savaşındaki hamlelerine bağlı olacağı tüm padok tarafından biliniyor. Henüz bu teknik kurallar döngüsünde 11 yarış geride kalmışken, takımlar araçlarına ekledikleri son güncellemelerle tur zamanlarında ciddi kazanımlar elde etmeye devam ediyor.
Mercedes, McLaren, Ferrari ve Red Bull gibi ön sıralardaki takımlar, büyük güncelleme paketlerini devreye aldıkları hafta sonlarında ya yarış kazandı ya da zafere çok yaklaştı. Ancak bu, her yarışa yeni bir güncelleme getirme yolunun başarıya götüreceği anlamına gelmiyor. Maliyet sınırı çağında, takımların bunu karşılayacak bütçe esnekliği bulunmuyor. Bu da olası bir aşımda FIA tarafından uygulanacak cezaları gündeme getiriyor.
Bu nedenle takımlar, güncellemeler için ne kadar harcama yapacakları ve bu harcamaları ne zaman gerçekleştirecekleri konusunda stratejik davranmak zorunda. Sezon başında agresif bir geliştirme politikası izlemek, aracı erken dönemde hızlandırıp iyi sonuçlar getirebilir. Ancak geliştirme bütçesini başta harcamak, yılın ilerleyen bölümünde kaynakların tükenme riskini beraberinde getiriyor. Bu da, bütçesini sezonun sonuna saklayan rakiplerin gerisinde kalma ihtimalini doğuruyor.
İlk dört takım, bu konuda şimdiye kadar oldukça farklı tercihler yaptı. Ancak güncellemelerin zamanlamasıyla ilgili karar aşamasında yeni bir unsur daha devreye girdi: 2026 kurallarındaki erken dönem sorunlarını aşmak için yapılan değişiklikler sayesinde, takımların harcayabileceği ekstra 6 milyon dolarlık bir bütçe serbestisi tanındı.
Yakıt deposu sorunu
Takımlar, 2026’dan itibaren yürürlüğe girecek yeni kurallardaki “enerji açlığı” sorununu aşmak için önümüzdeki iki yıl boyunca kapsamlı düzenlemelere onay verdi. Hedef, 2028’e gelindiğinde mevcut içten yanmalı motor ve batarya gücü arasındaki nominal 50/50 dengesinin, 60/40 oranına kaydırılması.
Bu hedefe ulaşmak için öncelikle yakıt akış oranı artırılıyor. Ancak bu durum, bazı karmaşaları da beraberinde getirdi. 2027’de %5, 2028’de ise %13 oranında artırılacak yakıt akışı, güç ünitelerinin daha dayanıklı olmasını gerektirdiği gibi, araçların daha fazla yakıt tüketecek olması nedeniyle daha büyük yakıt depolarına ihtiyaç duyulmasına yol açıyor.
Normal şartlarda bu bir sorun teşkil etmezdi. Ancak birçok takım, maliyetleri azaltmak adına mevcut şasilerini – dolayısıyla yakıt deposu boyutlarını – 2027’ye taşımak istiyor. Şasiyi koruyan takımlar, daha büyük yakıt deposu ekleyemeyeceği için gelecek yıl bazı yarışlarda yakıt bitirme riskiyle karşı karşıya kalacak.
Bu sorunu aşmak için iki önemli taviz verildi ve bu noktada ekstra 6 milyon dolarlık bütçe devreye girdi.
İlk olarak, sportif kurallarda bazı değişiklikler yapıldı. 2027 yılına özel olmak üzere, FIA, mevcut şasiyi kullanan takımların orijinal yarış mesafesini tamamlamakta zorlanmaması için, her bir Grand Prix’nin mesafesini dört tura kadar kısaltma yetkisine sahip olacak. Ayrıca, yarış öncesi gride çıkışta yapılan keşif turları sayısına da sınırlama getirilebilecek.
İkinci olarak, takımlara potansiyel yeni şasi ve yeni güç ünitesi entegrasyonu için ek maliyet sınırı hakkı tanındı.
6 milyon dolarlık ek bütçe
2027 mali düzenlemeleri kapsamında, takımlar bu yıl ve 2027 için fazladan 3 milyon dolar, 2027 ve 2028 sezonları için ise ek 3 milyon dolar harcama hakkına sahip oldu. Bu ek bütçenin ilgi çekici tarafı, takımların bu harcamayı 2026, 2027 ve 2028 sezonları arasında nasıl paylaştıracaklarına karar vermeleri gerekliliği.
İlk 3 milyon dolar bu yıl ve gelecek yıl arasında, ikinci 3 milyon dolar ise 2027 ve 2028 arasında bölüştürülecek. Takımlar burada farklı stratejiler izleyebilecek.
Örneğin, fırsatları bu sezon değerlendirmek isteyen takımlar, ilk 3 milyon doları tamamen bu yıl, diğer 3 milyon doları ise gelecek yıl harcayabilir. Ancak bu durumda, 2028’de güç ünitesi değişikliğine yönelik ek harcama ihtiyacı doğarsa, ellerinde yeterli kaynak kalmayabilir.
Diğer yandan, daha temkinli takımlar bu yıl ek bütçeyi harcamadan bekleyip, ilerleyen sezonlarda daha fazla kaynağı kullanmayı tercih edebilir. Ancak şu anki ekstra harcama imkânı da cazip bir seçenek olarak öne çıkıyor. McLaren Takım Patronu Andrea Stella da, bu konuda takımların “ateşle oynayabileceği” uyarısında bulunuyor. Çünkü bu yıl ve 2027’de 3 milyon doların tamamı harcanırsa, 2028’de beklenmedik büyük değişiklikler gerekirse kaynak sıkıntısı yaşanabilir.
Mercedes’in rakipleri nasıl bir yol izliyor?
Son şampiyon McLaren, sezonun ikinci yarısında güncelleme temposunu sürdürmeye kararlı görünüyor. Andrea Stella, bütçe planlamasında araç geliştirme için yeterli payı ayırdıklarını belirterek, “2027 güç ünitesi regülasyonlarındaki ek bütçe hakkından bağımsız olarak, MCL40’ı geliştirmek için zaten iyi bir pozisyondaydık. Ön tarafta kalmak için aracı sürekli geliştirmemiz ve sezon sonuna kadar araca yarım saniye daha eklememiz gerekecek. Bu sezonu bırakmak istemiyoruz,” ifadelerini kullandı.
McLaren’ın Macaristan’a getirdiği yarış kazandıran güncelleme paketinin ikinci bölümü, Zandvoort’ta devreye alınacak.
Ferrari ise, sezon başından bu yana sürdürdüğü agresif güncelleme programıyla rakiplerinin dikkatini çekiyor. Mercedes Takım Patronu Toto Wolff, Avusturya’da yaptığı açıklamada, “Ferrari’nin bu kadar büyük güncellemeleri araca ekleyebilmesine biraz şaşırıyoruz. Bana kalırsa yakın zamanda maliyet sınırı bütçelerini tüketmiş olmalılar, çünkü biz bunu yapamıyoruz,” dedi. Ferrari Takım Patronu Fred Vasseur ise, görünenin yanıltıcı olabileceğini, her yeni parça için büyük harcamalar yapılmadığını belirterek, “Sezon başında bir şey getirebiliyorsak getiriyoruz, çünkü beş yarış boyunca birkaç onda kazanmak, son iki yarışta kazanmaktan daha iyidir. Bazen performans bulmak zor, bazen daha kolay. Büyük bir güncelleme gibi görünebilir ama bazen sadece bazı parçalarda yapılan değişikliklerdir,” açıklamasını yaptı.
Ferrari, her yarışa yeni bir geliştirme getirme hedefini sürdürüyor ve şampiyonluk mücadelesinde bunun kilit unsur olduğuna inanıyor. Bu nedenle, sezonun başında avantaj elde etmek için ek 3 milyon dolarlık bütçeyi kullanmaya en yakın takım olarak öne çıkıyor.
Red Bull ise sezonun ilk yarısında geliştirme programında oldukça agresif davrandı. Sezon başında yaklaşık bir saniyelik farkı, şimdilerde birkaç onda seviyesine indirmeyi başardı. Takım Patronu Laurent Mekies, sezonun kalan bölümünde aynı yoğunlukta geliştirme yapılmasının pek olası olmadığını belirterek, Melbourne’deki sezon açılışından bu yana aradaki farkı kapatmak için olağanüstü bir çaba gösterildiğini ve artık 2027 Red Bull projesine daha fazla kaynak ayırma kararının çok yakında alınacağını ifade etti.
Mercedes’in stratejik bekleyişi
Mercedes, sezonun ilk yarısında en iyi formunu yakalamasına ve her iki şampiyonada lider olmasına rağmen, güncelleme harcamalarında rakipleri kadar agresif davranmadı. Küçük güncellemeler dışında, yalnızca Kanada Grand Prix’sinde büyük bir paket devreye alındı.
Toto Wolff, bunun kasıtlı bir strateji olduğunu ve sezon sonunda şampiyonluk yolunda daha fazla geliştirme getirmek için bütçeden ekstra pay ayırdıklarını belirtti. Wolff, “Ne kadar geliştirme getirebileceğimizi yakından takip ediyoruz. Sezonun ikinci yarısına daha fazla ağırlık veren bir yaklaşımımız olduğu için iyi bir noktadayız,” dedi.
Teknik direktör yardımcısı Simone Resta, yakın zamanda “araçta daha kapsamlı bir geliştirme” hedeflediklerini ifade ederek büyük bir güncelleme sinyali verdi. Takım patron yardımcısı Bradley Lord ise, “Şu anda üretim hattında araca eklenecek ciddi bir performans artışı var ve bu güncellemeler yaz arasından sonraki yarışlarda araca gelmeye başlayacak,” ifadelerini kullandı.
İlk dört takımın geliştirme stratejileri arasındaki denge oldukça hassas. Sezonun galibi, sadece tasarım ofisinde en iyi işi yapan değil, aynı zamanda 6 milyon dolarlık ek bütçeyi en iyi yöneten takım olabilir.
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/why-top-f1-teams-face-a-big-six-million-dilemma/

