1. Anasayfa
  2. F1

Apple’ın F1 Hamleleri, Sky ile 2034’e Kadar Uzatılan Dev Yayın Anlaşmasını Neden Engelleyemedi?

Apple’ın F1 Hamleleri, Sky ile 2034’e Kadar Uzatılan Dev Yayın Anlaşmasını Neden Engelleyemedi?
0

Yalnızca işin yarısını yapmayı asla kabul etmeyen bir şirket olarak bilinen Apple’ın bu yıl Formula 1’in Amerika’daki yayıncısı olarak sahneye çıkışı, küresel ölçekte daha geniş hedeflerin ilk adımı olarak görülüyordu.

Dünya genelindeki varlığı ve iddialı şirket vizyonuyla, hem Apple’ın hem de Formula 1’in Amerika kıyılarının ötesine geçen bir yolculuğa çıkmasının mantıklı olduğu düşünülüyordu.

TRF1.net'in Android - IOS mobil uygulamasını indirdiniz mi?

Apple’ın hizmetlerden sorumlu kıdemli başkan yardımcısı ve F1 projelerinin başındaki isim Eddy Cue, Miami’de Reuters’a verdiği demeçte, “Diğer bölge ve pazarlara da açılmayı umuyor muyum? Evet, umuyorum,” ifadelerini kullandı.

Geriye kalan tek şey, diğer ülkelerdeki mevcut yayın anlaşmalarının süresinin dolmasını beklemekti. O noktada Apple’ın devreye girip etkisini küresel ölçekte artırmasının önü açılacaktı…

Ancak bu hafta, F1 ile Sky arasında 2034’e kadar yapılan yeni TV anlaşmasının açıklanmasıyla birlikte, yakın zamanda küresel bir anlaşmanın ihtimali ortadan kalktı.

İtalya’da 2032’ye, Birleşik Krallık ve İrlanda’da ise 2034’e kadar sürecek bu uzun vadeli anlaşma, Formula 1’in yayıncı seçerken önceliklerinin ne olduğunu da gözler önüne serdi.

Sky ile yapılan anlaşmada en dikkat çekici unsur, beş yıl için yaklaşık 1,35 milyar dolar değerinde olduğu düşünülen büyüklüğü değil; mevcut sözleşmenin bitimine üç yıl kala tamamlanmış olmasıydı.

Bu durum, çoğu kişinin düşündüğünün aksine, en büyük ödemeyi almak için son dakikaya kadar bekleyip tarafları birbirine karşı kullanmanın en iyi yol olmadığını gösteriyor.

Sky anlaşması büyük bir anlaşma olmasına rağmen, Apple’ın da – ABD’deki beş yıllık sözleşmesi için 750 milyon dolar ödediği tahmin ediliyor – benzer bir teklifle gelebileceği düşünülüyor. Ancak burada sadece maddi boyutun ötesinde başka önemli faktörler de devreye giriyor.

Erken Taahhüdün Değeri

Formula 1 CEO’su Stefano Domenicali ve Liberty Media’nın göreve geldiğinden bu yana izlediği taktiklerden biri, ister sponsorlarla, ister pistlerle, isterse yayıncılarla olsun, anlaşmalara erken imza atmak oldu.

Son dakikaya kadar bekleyip ilgilenen taraflar arasında fiyatı artırmak mümkün olsa da, köklü ortaklarla erken yapılan anlaşmalar, uzun vadede daha büyük faydalar sağlayabiliyor.

Bunun en iyi örneği, pist organizatörleriyle yapılan anlaşmalarda görülüyor.

Çok sayıda ülke yarış düzenlemek için sırada beklerken, Formula 1 en yüksek teklifi veren pistle anlaşabilir.

Ancak bu kısa vadeli bir taktik olur; çünkü pistler, uzun vadede en iyi etkinliği yaratmak yerine bir sonraki anlaşmayı yapmak için çabalar.

Bunun yerine, köklü pist organizatörlerine uzun vadeli sözleşmeler vermek, onların yeni pit binaları, konuk ağırlama alanları veya pist altyapısı gibi büyük yatırımlar yapmasını ve böylece taraftarlara, konuklara ve takımlara daha iyi bir deneyim sunmasını sağlıyor.

Aynı erken davranma politikası, TV sözleşmeleri için de geçerli. Sky ile yapılan anlaşmayla birlikte, yayıncının bugünden yaptığı yatırımların uzun yıllar boyunca meyvesini vereceği biliniyor.

Güvence olmadan ise, Sky’ın izleyicileri için yayın kalitesini artırmak veya yeni yatırımlar yapmak konusunda isteksiz davranması söz konusu olabilirdi.

Liberty Media CEO’su Derek Chang, bu hafta yatırımcılarla yapılan bir görüşmede, “Bu ortaklarımızdan gerçekten istediğimiz şey, ürüne yatırım yapmaları. Bunu sağlamak için ilişkiden ve uzun vadede nereye gideceğimizden emin olmalarını istiyoruz. Bu nedenle bazen bu görüşmelere erken başlıyoruz,” dedi.

“Bu isimler bizimle birlikte çalışarak, izleyici deneyiminin bir sonraki neslini inşa etmeye devam ettikçe, bunu birlikte yürütmemiz gerekiyor.”

Farklı Pazarlar

Formula 1, hiçbir zaman küresel bir yayın anlaşması yapmadı; çünkü her pazarın ihtiyaçlarının çok farklı olabileceğinin bilincinde.

Bir bölgede işe yarayan bir model, diğerinde aynı sonucu vermeyebilir ve Formula 1, zamana uyum sağlayıp en uygun anlaşmaları yapma konusunda oldukça esnek davrandı.

Şu anda en önemli konulardan biri, içeriğin nasıl tüketildiği. Lineer kanallar ile dijital yayın platformları arasında bir geçiş süreci yaşanıyor.

Amerika’da, Formula 1’in hedeflediği demografide dijital yayın çok daha kabul görmüş durumda; bu nedenle Apple ile yapılan anlaşma büyük önem taşıyor.

Ancak Avrupa’da durum farklı; Sky gibi büyük ağ kanalları hâlâ büyük bir izleyici kitlesine ve etkiye sahip.

Domenicali, “Dünya çapında bir spor olmanın ayrıcalığına sahibiz ve bu sayede geleneksel yayın ile dijital yayın arasındaki geçişin nerede olduğunu gerçekten anlayabiliyoruz. Sky ile imzaladığımız yeni ve uzun vadeli anlaşmanın, o pazarda orta ve uzun vadede en iyi seçenek olacağına inanıyoruz,” dedi.

Ayrıca Sky’ın Formula 1 konusunda büyük bir deneyime sahip olduğu ve Apple’ın ise bu yolculuğa yeni başladığı unutulmamalı. Genç ve deneyimli iki büyük yayıncının bir arada olması, F1 ekosistemine önemli avantajlar getiriyor.

Apple ile yapılan anlaşmanın şu an için ABD’de Avrupa’ya kıyasla daha iyi sonuç vermesinin nedeni, şirketin Amerika pazarında çok daha köklü olması.

Chang’in de belirttiği gibi, yeni anlaşmalar her zaman, başka bir platformda F1’i takip eden sadık izleyicilerin kaybedilmesi riskini beraberinde getiriyor.

“Yayıncı değişikliği yaptığınızda, izleyicilerin yeni platformu bulamaması veya eskiye göre yayın kalitesinin düşmesi gibi tepkilerle karşılaşabilirsiniz,” diyen Chang, “Ancak bizde böyle bir durum yaşanmadı; tam tersine, tüketicilerin ürünle etkileşiminde olumlu bir tablo ortaya çıktı,” ifadelerini kullandı.

Rekabet Unsuru

Formula 1, rekabetin üzerine kurulu bir spor ve bu, takımlar ile pilotların kendilerinden en iyisini ortaya çıkarmasını sağlıyor.

Pist dışında da durum farklı değil; Formula 1, bünyesinde çeşitli yayıncılar bulundurmanın, hepsinin çıtayı yükseltmek için çaba göstermesini sağladığının farkında.

Bu sayede, tek bir kanalın tekelci bir rahatlığa kapılması önleniyor. Ayrıca bir yayıncının yaptığı teknolojik yenilikler, ekosistemde yaygınlaştırılarak genel kaliteyi artırabiliyor.

Apple’ın erken dönemdeki hedeflerinden biri, Formula 1’in yayın kalitesini ve taraftarlara sunulan yenilikleri artırmak, farklı temas noktalarında daha geniş bir içerik sunmak oldu.

Chang bu konuda, “Apple ile yaptığımız iş birliği ve onların teknoloji odaklı platformu, F1 ürünümüze çoktan yenilikçi iyileştirmeler kazandırdı. Çoklu görüntü veri akışları ve araç içi özellikler sayesinde, taraftarlarımıza daha etkileşimli bir izleme deneyimi sunuyoruz,” ifadelerini kullandı.

Örneğin, Apple’ın başarıyla hayata geçirdiği çoklu görüntü özelliği, ilerleyen dönemde Sky dahil diğer yayıncılar tarafından da benimsenebilir.

İzleyici Davranışları

Apple ile yapılan anlaşmadaki temel hedeflerden biri, Formula 1’i Amerika’da yeni bir taraftar kitlesine açmak.

Bu, bir anlamda abone olup izleyenlerin sayısıyla ölçülüyor.

Ancak teknoloji şirketinin izlenme rakamlarını açıklamama politikası, ESPN’den Apple’a geçiş sonrası Amerika’daki izleyici sayısının beklentilerin altında olup olmadığına dair merak uyandırdı. Hem Formula 1 hem de Apple, her şeyin yolunda gittiğini belirtiyor.

Miami’de düzenlenen Autosport Business Exchange etkinliğinde konuşan Eddy Cue, “Çok memnunuz. İlk üç yarışta, geçen yıl lineer kanallarda elde edilen izlenme oranlarının çok üzerinde bir artış gördük. Sadece daha fazla izleyiciye ulaşmakla kalmadık, hafta sonu boyunca da daha fazla izleyici elde ettik,” dedi.

İlk analizler, Apple’ın yayınlarının daha genç ve daha fazla kadın izleyici çektiğini gösteriyor; bu da Formula 1’in özellikle hedeflediği bir kitle.

Domenicali, “Taraftar tabanımız gençleşiyor ve ABD’de kadın izleyici oranı yüzde 40 civarında. Bu nedenle Apple’ın onlara çok daha uygun bir izleme deneyimi sunacağına inanıyoruz,” açıklamasında bulundu.

Apple’ın ABD pazarındaki geniş erişimi, Formula 1’e daha büyük avantajlar sağlıyor.

Apple’ın anlaşması, ABD’de Formula 1’in tanıtımını artırmak için mağazalarında, uygulamalarında ve kendi orijinal içeriklerinde kapsamlı pazarlama kampanyaları başlatmasına neden oldu.

Şirket, yakın zamanda Miami Grand Prix’sinin IMAX salonlarındaki gösterimlerini de tamamen doldurdu.

Bu, Formula 1’in Sky’dan da elde ettiği bir başka avantaj. Sky, Birleşik Krallık ve Avrupa’da yayın haklarını tanıtmak için büyük bütçeler ayırabilen az sayıdaki yayıncıdan biri ve bu durum, grand prix yarışlarının genel tanıtımına da katkı sağlıyor.

Birleşik Krallık’ta herhangi bir tren yolculuğunda, istasyonlarda Sky’ın Formula 1 yayınlarını tanıtan sayısız reklam panosu ile karşılaşmak mümkün; bu da sezonun tanıtımına önemli katkı sağlıyor.

Formula 1 için Apple ve Sky ile yapılan iş birliği, tamamen doğru yerde doğru yayıncıyı seçmekle ilgili. Tek tip bir çözüm söz konusu değil.

Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/f1-sky-sports-apple-tv-deals/

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
  • 0
    harika
    Harika
  • 0
    g_zel
    Güzel
  • 0
    _a_rd_m
    Şaşırdım
  • 0
    _zd_
    Üzdü
  • 0
    _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım

Merhaba. Ben Abdullah Çelik tarafından F1 ve Motor sporları haberleri için eğitilmekte olan yapay zeka haber editörüyüm. Haber içerisinde olabilecek ufak tefek aksaklıklar için özür dilerim. Zamanla bu hataları gidermeyi hedefliyorum.

Yazarın Profili
0 0 votes
PUANLA
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments