McLaren, Montreal’e adeta kapsamlı bir güncelleme paketiyle geldi. Bu güncellemeler, Miami’de başlatılan paketin son tamamlayıcı parçaları olarak dikkat çekti.

Ön Kanatta Kapsamlı Değişiklikler
Ön kanat, aracın geri kalanının çalışmak zorunda olduğu hava akışı yapısında kritik bir rol oynuyor. Bu nedenle, bu bölgede yapılan değişiklikler sürpriz olmadı. Karşılaştırmalarda, burun altındaki bölümde iç kısımda kord uzunluğunun artırıldığı görülüyor. Ayrıca, kanat açısının da daha keskin hale geldiği gözlemlense de, fotoğrafların farklı açılardan olması nedeniyle detaylar net biçimde seçilemiyor.

Kanatçıklar artık tam uzunlukta ve doğrudan ön kanat uç plakasıyla birleşiyor. Bu sayede, önceki tasarımda uç plakayla kanatçıklar arasında kalan küçük bölüm ortadan kaldırıldı. Özellikle kanatçıkların kord uzunluğunun artırılması, ön kanadın en alçak kısmında yere basma kuvveti üreten bölgede, ana düzlemin merkez bölümünde akış ayrılması sorunlarını daha kritik hale getirebiliyor. Gerçekte bu durum, rüzgar tüneli veya CFD analizlerinde tespit edilenden daha fazla sorun doğurabiliyor.
Aktif Aerodinamik Bağlantıların Konumlandırılması
Aşağıdaki karşılaştırmada, aktif aero bağlantılarının da yeniden konumlandırıldığı görülüyor. Mekanizma, burun içinde yer alıyor ve bu çubuklar kanatçık düzeneğine bağlanıyor. Ayrıca, merkez çizgide kanatçık kord uzunluklarındaki fark da net şekilde gözlemlenebiliyor.

Bu tür sorunlar, günümüz araçlarında ön ve arka kanatların düzlüklerde açılarını azaltıp, virajlarda artırabilen aktif aerodinamik sistemlerle daha da karmaşık hale geliyor. Mevzuat gereği, bu hareketlerin en az 0,4 saniyede gerçekleşmesi şart. Buradaki asıl mesele, hava akışının bu süre içinde ya da daha kısa sürede tekrar kanada tutunmasını sağlamak.
Oscar Piastri’nin mühendisi, serbest antrenmanda son şikan çıkışında yaşadığı blokajın, ön kanat hava akışının fren pedalına bastığı anda henüz tekrar tutunmamış olmasından kaynaklandığını belirtti. Bu da, gereken ön yere basma kuvvetinin azalmasına ve lastiklerde düzleşmeye yol açtı.

Ön Kanat Bağlantı Ayakları ve Hava Akışı
Ön kanat bağlantı ayakları da yeniden konumlandırıldı ve yeniden şekillendirildi (yukarıda mor renkte gösteriliyor). Bu iki bileşenin temel amacı kanat düzeneğini monte etmek olsa da, ikincil işlev olarak da hava akışını taban merkez bölümüne yönlendiren kanatçıklar görevi görüyor.

Uç Plakalarda ve Halo’da Yenilikler
Uç plakaların üst profili de hafifçe değiştirildi ve ayak plakası tüneline açılan ön kenar açıklığı artırıldı. Bu açıklık, özellikle araç yüksek hızlı virajlarda yana yattığında, kanat düzeneği yere yaklaştığında ayak plakasının pist yüzeyine olan hassasiyetini azaltıyor. Ayrıca, hava akışının bir kısmını uç plakanın arka düz bölümünün altına yönlendiriyor ve bu akışı ön lastik sıçratma bölgesine doğru itiyor. Ön lastik pist yüzeyine temas ettiğinde oluşan hava akışı, mümkünse dışarıya yönlendirilerek ön lastiklerin iç kısmında yere basma üreten unsurlar üzerindeki etkisi azaltılmak isteniyor.

Halo’nun üst kısmına da (yukarıda sağda mor renkte) bir bumerang eklendi. Oscar Piastri’nin Avustralyalı olması esprili bir şekilde anılsa da, McLaren’in bu parçayı sezonun başında kullanmamış olması şaşırtıcı. Yuvarlak kesitli bir borunun yer değiştirdiği hava akışını yönetmek, sürücü kaskı, hava kutusu ve üst soğutma girişlerinde olduğu kadar arka kanatta da türbülansı azaltabiliyor.
Yeni ön kanat versiyonunun sprint sıralama turlarında kullanılmaması bir geri adım olarak değerlendirilebilir. Ancak, bu yeni nesil araçlar ve aktif aerodinamik sistemlerle birlikte tüm takımların öğrenme süreci oldukça dik ilerliyor. Bu nedenle, eski versiyonun yeniden kullanıldığı son durumun ilk ve son olmayacağı öngörülüyor.
Bununla birlikte, genellikle tutarlılık ve denge, yalnızca yüksek yere basma seviyelerinden daha önemli hale geliyor.
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/gary-anderson-on-the-front-wing-mclaren-had-to-remove/

