Formula 1’in Liberty Media yönetiminde geçirdiği dönüşüm, özellikle genç nesil taraftarları spora çekmesiyle birlikte, tüketici markaları için F1’e dahil olmayı adeta kaçınılmaz hale getirdi. Takımlar ve Formula 1 açısından bu kadar çok şirketin spora ilgi göstermesi olumlu bir gelişme olarak öne çıkarken, sponsorlar açısından ise yeni bir zorluk ortaya çıkıyor: Kalabalık bir ortamda mesajlarını doğru hedef kitleye nasıl ulaştıracaklar?
Bu noktada Williams’ın resmi erkek bakım sponsoru Wilkinson Sword, mizah ve kişilik odaklı bir yaklaşımla öne çıkmayı hedefliyor. Kişisel bakım markası, “Partners in Smooth” adını verdiği yeni bir taraftar etkileşim platformunu hayata geçirdi. Platformun merkezinde, Blade Master adlı karakterin Williams takımının ilk “Smooth Direktörü” oluşunu konu alan yeni bir tanıtım filmi yer alıyor.
Kampanya, sosyal medya ve dijital reklamcılığın yanı sıra içerik üreticileriyle iş birliği, taraftar deneyimleri ve perakende etkinlikleriyle de destekleniyor. Williams pilotları Carlos Sainz, Alex Albon, yedek pilot Luke Browning ve takım patronu James Vowles da kampanyada aktif rol alıyor. Mizahi ve esprili bir tona sahip olan kampanyada, Blade Master karakteri Formula 1 ortamını şöyle özetliyor: “Bu sporda zorlu bir pazarda rekabet ediyoruz. Evcil hayvanlar bile ünlü.”
Edgewell Personal Care bünyesindeki Wilkinson Sword’un kıdemli pazarlama direktörü Jonathan Norman, sponsorluk aktivasyonlarında farklı bir şeyler yapmanın artık kritik öneme sahip olduğunu belirtiyor. Norman, “Bu, standart bir sponsorluktan çok daha fazla kişilik katıyor. Markanın pistte görünürlüğünün önemi büyük, ancak spordaki büyümeyle birlikte daha önce hiç olmadığı kadar fazla marka var ve bizim bu kalabalığın arasından sıyrılmamız gerekiyor. Farklı bir şey yapmak istedik ve bu kampanya tam olarak bunu başarmak için tasarlandı: Taraftarlarla daha anlamlı bir bağ kurmak ve markamızın görünürlüğünü artırmak” ifadelerini kullandı.
Asırlık Marka, Genç Hedef Kitle Peşinde
Wilkinson Sword, Formula 1 sponsorlukları arasında en köklü şirketlerden biri olarak öne çıkıyor. 1772’de ateşli silah üreticisi olarak kurulan marka, 1824’te kılıç korumasını ürün yelpazesine ekleyerek bugünkü adını aldı. 1903 yılında ise güvenli tıraş bıçağının icadıyla tıraş sektörüne adım attı.
Zamanla değişen pazar koşullarına uyum sağlayan Wilkinson Sword, hedef kitlesinin Formula 1’in yeni nesil taraftar profiliyle örtüşmeye başlamasıyla bu sezon başında Williams ile sponsorluk anlaşması yaptı. Şirketin kadınlara yönelik tıraş markası Wilkinson Sword Intuition ise 2025 Kadınlar Rugby Dünya Kupası’nın sponsorları arasında yer alıyor.
Norman, markanın köklü geçmişinin ve spor ortaklıklarının tek başına başarı için yeterli olmadığını, markaların sadece varlık göstermekle kalmayıp kendilerini öne çıkarmaları gerektiğini vurguluyor. “Bu tür ortamlarda önemli olan, bulunduğunuz alana değer katmak. Oldukça rekabetçi bir ortamda sadece ismimizi gizlemekle yetinemeyiz. Bunun için çalışmamız, değer sunmamız ve bunu özgün bir şekilde yapmamız gerekiyordu. Kadınlar Rugby Dünya Kupası ve Williams ortaklığıyla, hem büyüyen hem de giderek daha genç ve çeşitli bir izleyici kitlesine ulaşma fırsatı yakaladık. Bu büyük bir fırsat ve bugün bu alanda daha fazla markanın yer almasının temel nedeni de bu” dedi.
Formula 1’in Dikkat Çekme Gücü
Geçtiğimiz hafta Alpine’in Gucci ile yaptığı isim sponsorluğu duyurusunda da görüldüğü üzere, markalar Formula 1’in izleyici profili nedeniyle spora adım atıyor. Burada önemli olan, izleyici sayısından çok, izleyicinin kim olduğu.
Giderek gençleşen taraftar profili, şirketler için sporda var olmanın ve dikkat çekmenin önemini artırıyor. Norman, “Genç izleyici kitlesine ulaşmamız gerekiyor çünkü izleyici profili değişiyor ve bizim de büyümemiz lazım. Formula 1’de büyüyen genç izleyici kitlesi bizim için mükemmel bir fırsattı. Özellikle 40 yaş altı grup bizim için çok önemli, çünkü kişisel bakım ve günlük rutinlerine oldukça önem veriyorlar. Kaliteli, etkili, hassasiyet ve performans sunan markaları tercih ediyorlar. Geriye dönüp baktığınızda, bu değerleri en iyi temsil eden alan kesinlikle Formula 1” ifadelerini kullandı.
Williams ile yapılan anlaşma şu an için erkek bakım ürünleriyle sınırlı olsa da, Formula 1’de kadın taraftarların artışı Wilkinson Sword’un tüm ürün portföyü açısından da dikkatle takip ediliyor. Norman, “Genç kadın taraftar kitlesinin büyümesi de portföyümüz açısından ilgi çekici” dedi.
Formula 1’in, şirketler için cazibesinin yalnızca üst düzey bir spor olmasından değil, insanların hayatındaki konumu ve rekabet ettiği alanlardan da kaynaklandığını belirten Norman, “Bence mesele tamamen eğlenceyle ilgili. İnsanlar şeyleri bu kadar kesin kategorilere ayırmıyor. Onların gerçekten baktığı şey, ‘Beni ne eğlendirir? Ne ilgimi çeker? Ne beni heyecanlandırır?’ Asıl rekabet alanı burası ve bu sizi spordan televizyona, sinemadan modaya kadar birçok yere götürebilir. Formula 1’in son yıllarda başardığı şey, sporu aşarak adeta bir kültürel harekete dönüşmesi; sanat, stil, müzik ve daha fazlasını kapsaması. Bence bu, büyümesinin temel dinamiği oldu. Bu bakış açısı oldukça önemli, çünkü nihayetinde mesele eğlence ve dikkat çekmek” şeklinde konuştu.
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/williamss-director-of-smooth-shows-how-to-cut-through-in-f1/

