Carlos Sainz, Williams Formula 1 takımının 2026 sezonundaki kötü başlangıcının ardından toparlanmak yerine geriye gittiğinden endişe duyduğunu belirtti.
Sainz, Williams’ın geçen yıl itibarıyla tamamen 2026 aracına odaklanan ilk takımlardan biri olması nedeniyle, yeni teknik düzenlemelerin başladığı bu döneme güçlü bir giriş yapmasını bekliyordu.
Ancak gerçekte Williams, sezonun en büyük hayal kırıklıkları arasında yalnızca Aston Martin Honda’nın kötü performansının gölgesinde kaldı.
Williams’ın en büyük başlangıç sorunu olan, teknik regülasyonlardaki minimum ağırlık sınırının 28 kg üzerinde olan aşırı ağır aracı çokça gündeme gelmişti. Takım bu fazla ağırlığın bir kısmını azaltmaya başlasa da, Sainz daha hafif bir araçla dahi takımın mevcut durumu hakkında yeni endişelerini dile getirdi.
Sainz, Monako’da Williams projesine olan inancının, 2026’ya yapılan kötü başlangıçla sınandığını söylemişti. Ancak Silverstone hafta sonunda Sainz, takım hakkındaki en ağır eleştirilerini dile getirdi.
Grand Prix’ye 14. sıradan başlayan Sainz, ilk turda ilk 10’a yükselmeyi başardı. Fakat, iki yıl önce Williams’ı tercih ederken reddettiği Alpine ve Audi takımlarının “bizden çok daha hızlı olduğunu” ve kendisini kolayca geçtiklerini söyledi.
Sainz, “Endişe verici, sinir bozucu çünkü bu yıl yükseltmeler geldiğinde tur zamanı anlamında ciddi bir kazanım bulamıyor olmamız kötü bir eğilime dönüştü.” dedi.
“Bu hafta oturup ne olduğunu analiz etmemiz gerekiyor çünkü artık aracın ağırlığının büyük bölümünden kurtulduk. Fakat ön grupla aramızdaki fark artmaya devam ediyor, orta grubun lideriyle aramızdaki fark da büyüyor.”
“Kış döneminde beklediğimiz tur zamanını bulamıyoruz.”
Williams, Silverstone için aslında Spa’da piste çıkması planlanan yeni ön kanadı öne çekerek kullanıma sundu. Ancak 2026 aracının sorunları ağırlığın çok ötesine uzanıyor; sezon boyunca her iki pilot da ciddi aerodinamik denge sorunlarından ve geleneksel yere basma gücü eksikliğinden şikayet etti.
Yeni ön kanadın, Miami’deki büyük güncelleme paketinin ardından küçük bir adım daha ileri taşıması bekleniyordu. Miami’deki paket, aracın fazla ağırlığının önemli bir kısmını azaltmıştı.
Sainz, “Bu ön kanadın rüzgar tünelinde ve simülatörde büyük bir adım olduğunu hissettik ve performans anlamında daha fazla getiri bekliyorduk.” dedi.
“Ne yazık ki bu hafta sonu çok rekabetçi olamadık.”
Sainz, Williams’ın sezon içinde geriye gitmesini anlamakta zorlanıyor.
“Bu teknik düzenlemelerle birlikte akış dinamiklerini ve aerodinamiği doğru anlayamıyor muyuz bilmiyorum.” diyen Sainz, “Suzuka’da aşırı ağır bir araçla 1.6-1.8 saniye gerideydik. [Silverstone’da] ise çok daha iyi bir ağırlıkla iki saniye gerideyiz.” ifadelerini kullandı.
“Bir şeyler araca yansımıyor. Bir yerlerde eksik bir yere basma gücü var.”
“Nedenini bulmamız ve sorunları ciddiyetle ele alıp buradan çıkış yolu yaratmamız gerekiyor.”
Williams’ın Gerilemesi Rakamlarla Doğrulanıyor mu?
Williams’ın 2026’daki performansını ölçmenin bir yolu da, her takımın hafta sonundaki en hızlı turunun yüzdeye vurulmasıyla elde edilen F1 süper zamanlarına bakmak.
Williams, sezonun açılışını Melbourne’de bu zamanın yüzde 3’ten biraz fazla gerisinde tamamladı. Miami’de büyük bir güncelleme paketiyle bu farkı yüzde 1,984’e indirdi ve yılın tek çifte puanını aldı.

Ancak Sainz’ın da belirttiği gibi, Williams bundan sonra geriye gitmeye başladı ve Avusturya’da yüzde 3,235 ile sezonun en kötü derecesini elde etti.
Avusturya, Williams için adeta kabus oldu. Red Bull Ring gibi bir pistte sıcak hava koşulları, ağır bir aracı daha da zora sokuyor; yere basma gücü ve soğutma dengesini tutturmak zorlaşıyor. Ayrıca ağır bir araç lastikleri daha fazla çalıştırdığı için lastik aşınması da artıyor.
Silverstone’da fark biraz azaldı, ancak Williams hâlâ Miami’den daha gerideydi.
Takımın en hafif olduğu hafta sonu olmasına rağmen, Sainz’ın takım arkadaşı Alex Albon’un da belirttiği gibi, “performans hâlâ yok”.

Williams’ın orta grup ile arasındaki fark da Avusturya’da sezonun en yüksek seviyesine çıktı. Silverstone’da biraz iyileşse de, sezonun açılışındaki Melbourne ve Japonya GP’sinden bile daha kötüydü.
Bu nedenle Sainz, Silverstone’da pazar günü kendisini “üzgün” ve “endişeli” olarak tanımladı. Yarışa iyi başlasa da, orta grup araçlarına karşı savunmasız kalıp, Williams’ın doğal konumuna geriledi.
Diğer takımlar yerinde saymıyor; Williams Melbourne’den bu yana gerçek bir ilerleme kaydetmiş olsa da, Formula 1’de her şey göreceli ve Williams şu ana kadar anlamlı bir gelişim gösteremedi.
Williams’ta Neler Yanlış Gitti?
Williams’ın en büyük problemlerinden biri, 2026 aracı geliştirilirken takımın F1 operasyonunun olması gereken seviyeden hâlâ çok geride olduğunun ortaya çıkması oldu.
Takım patronu James Vowles, Williams’taki üç buçuk yılı boyunca takımı eski, verimsiz yöntemlerle çalışan bir ekipten, ön sıralara oynayan bir takıma dönüştürmeye çalışıyor.
Ancak bu süreç henüz tamamlanmaktan çok uzak. Vowles, 2026 tasarım sürecinde veriye güvenemediklerini ve Williams’ın aşırı yük altındaki dahili sistemlerinin ana sorunları çok geç tespit ettiğini ifade etti.
Vowles, “Veriler işaretlendiğinde, düzeltme yapmak için süreçte çok geç kalınmıştı.” diyerek, bu yüzden üç haftalık bir gecikme yaşadıklarını belirtti.
Bu, Williams’ın sezon başına yetişmek için zorunlu olarak ağır bir araçla yola çıkmasına neden olan, geri döndürülemez bir durumdu.
Vowles, süreçlerde daha fazla değişiklik yapılacağını ancak bunların “her şeyi çözmeyeceğini” de kabul etti.
Mercedes’teki eski deneyimiyle kıyaslama yapan Vowles, “Mercedes’te yapısal çalışma yaparken 20 yıllık doğru seviyede veri, malzeme bilimi ve çalışma yöntemleri vardı. Williams’ta ise iki yıllık veri vardı, bunu doldurmanız gerekiyor.” dedi.
“Operasyon tesisinizden ne kadar kapasite çıkarabileceğinizi anlamak, Mercedes’te en az 10 yılda biriken bir veriyle mümkün. 2010’dan önce Mercedes’te de durum harika değildi. O veri bir yılda, bu kış birikti. Nedenini görebiliyorsunuz.”
“Sadece süreç sistemleriyle ilgili değil, aynı zamanda çalışma yöntemleri ve uzmanlıkla da ilgili. Yani, aracı inşa ederken aynı anda öğrenmeye çalışıyorsunuz ve bu kış gereken hızda değildik.”
Bu uzmanlık anlamında Williams, pistte başarı göstermeye başlayana kadar istediği yetenekleri çekemedi. 2025’te orta grubun lideri olmayı başardığında bu değişmeye başladı.
Ancak Vowles, personel değişimlerinin etkisinin genellikle iki yıl gecikmeli olduğunu ve yeni gelenlerin 2026 aracında doğrudan etkili olamadığını aktardı.
Williams’ın yeni tedarik zinciri de Mercedes’e kıyasla çok erken bir aşamada; Mercedes, ana tedarikçileriyle onlarca yıllık ilişkiler kurmuş durumda.
Vowles, 2026 aracının inşa sürecinden olumlu bir ders de çıkardı.
“İyi bir krizi asla boşa harcamayın.” diyen Vowles, yapılan değişikliklerin geleceğe Williams’ı çok daha iyi bir konuma getirdiğini ve bu kış kısmi bir başarı elde edilseydi bu değişikliklerin yapılmayacağını söyledi.
“Ne kadar acı verici olsa da, bu süreçten geçmemiz gerektiğine inanıyorum.”
Ancak Sainz’ın, Williams’ın yaşadığı bu sıkıntının geçici bir tökezleme mi yoksa yapısal bir sorun mu olduğuna ikna edilmesi gerekecek. Sainz, hâlâ Williams’ın toparlanmasına yardımcı olmaya kararlı; Silverstone’da medya günü öncesi sabah saatlerinde simülatörde yoğun mesai yaptı.
Teorik olarak yapılan değişiklikler 2027 ve 2028 araçlarına katkı sağlayacak. Peki, Williams bu sezon ne kadar ilerleme kaydedebilir?
Sezon ortasında ağır ve yavaş bir aracı düzeltme görevi, Vowles’ın deyimiyle “hem uçağı uçurup hem de yeniden inşa etmeye” benziyor.
Williams, F1’in bütçe sınırı altında bunu en verimli şekilde nasıl yapacağını henüz tam anlamıyla öğrenebilmiş değil. “Verimlilik seviyemiz, 10 yıldır oturmuş bir Formula 1 takımının seviyesinde değil.” itirafında bulundu.
Üst düzey takımlara kıyasla, parça üretmek Williams’a daha fazla zaman ve para kaybettiriyor. Dolayısıyla mevcut altyapıyla sezon içinde büyük sıçrama yapmak zor. Ancak Williams, birkaç ay içinde gelecek büyük bir güncelleme paketine umut bağlıyor.
Williams’tan B-Spec Aracı Hamlesi
Williams, takım patronu Vowles’ın “B-spec” olarak adlandırdığı yeni bir aracı, Eylül sonunda yapılacak Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’sinde piste çıkarmayı planlıyor. Bu yarış, yaz arasından sonraki dördüncü yarış olacak.
Bu, FW48 şasisinin tamamen yeniden tasarlandığı ve çok sayıda değişikliğin yapıldığı önemli bir revizyon olacak.
Buradaki amaç yalnızca ağırlığı azaltmak değil; aynı zamanda aerodinamik eksikliği ve pilotların yaşadığı sürüş zorluklarını da gidermek.
Silverstone’da Alex Albon’un Ollie Bearman’ın Haas’ına çarpması pilot hatası olarak görülse de, 2026 Williams’ın temel zayıflıklarından birinin daha da kötüleşmesinin sonucu olarak ortaya çıktı.
Bu, üç teker üzerinde kalma sorunu; bir lastiğin pistten hafifçe kalkması, pilotların kendilerini “yolcu” gibi hissetmesine yol açıyor. Özellikle diğer Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/why-williams-is-worrying-carlos-sainz-so-much/

