Formula 1’in motor performansıyla en çok özdeşleşen pisti olan İtalya Grand Prix’sinin ev sahibi Monza, bir kez daha güç üniteleri, slipstream (hava koridoru) taktikleri ve 2026 F1 araçlarının yarış kabiliyeti üzerine tartışmaların odağında yer aldı. Padokta perşembe günü öne çıkan başlıca gündem maddeleri şu şekildeydi:
Antonelli, Russell’a hava koridoru desteği vermeye hazır
Kimi Antonelli, güç ünitesi cezası nedeniyle sıralama turlarında elde edeceği sonuca bakılmaksızın Monza’da en arka sıradan başlayacak. Bu nedenle, sıralama turlarında pozisyon kazanmak için kayda değer bir hedefi olmayan Antonelli, slipstream etkisinin bu hafta sonu önemli olacağı öngörülürken, takım arkadaşı ve şampiyonluk mücadelesindeki rakibi George Russell’a istenirse yardımcı olabileceğini belirtti. (Benzer şekilde, cezası olmayan Charles Leclerc de Ferrari takım arkadaşı Lewis Hamilton’a destek verecek.)
Antonelli, The Race’e yaptığı açıklamada, “Takımla konuştuk ve birkaç konuda anlaştık. Seansın gidişatına göre bakacağız. Takım benden isterse, elbette yaparım. Çünkü pole pozisyonunu almak beni mutlu ederdi ama en arkadan başlıyorum; takıma yardımcı olabileceğim bir şey varsa, elimden geleni yaparım,” ifadelerini kullandı.
Sezona genellikle ön sıralarda başlayan Antonelli, arka sıradan başlama durumunun “bir anlamda üzerindeki baskıyı azalttığını” ve “zihinsel olarak çok daha özgür” hissettiğini söyledi. Ancak bu durumun, yarışta minimum kayıpla ilerlemenin zihinsel dayanıklılığını sınayacağına da dikkat çekildi.
Honda’nın son motor güncellemesi için gerçek sınav Monza’da
Fernando Alonso, Formula 1’deki geleceği hakkında temkinli konuşmayı sürdürse de, Honda’nın son güç ünitesi güncellemesiyle ilgili asıl değerlendirmeyi Monza’da yapacaklarını belirtti. Alonso, Zandvoort’ta elde ettiği dokuzunculuğu Aston Martin’in B-spec şasisiyle yakalanan gelişimin bir göstergesi olarak değerlendirirken, yeni motorun ise “açıkçası büyük bir gelişim sağlamadığını” söyledi.
Alonso, “Sürüş kolaylığı bir problemdi ve Zandvoort’ta ekstra gücü hissetmek zordu. Belki Monza motor için daha gerçekçi bir sınav olacak; ancak halen kat etmemiz gereken uzun bir yol var. Hem şasi hem güç ünitesinde gelecek yıl için gelişim şart,” dedi.
Honda, güncellenen motorun sürüş kolaylığını artırmak ve pilotların ek gücü tam anlamıyla kullanmasını sağlamak için çalışmalarını sürdürüyor. Alonso, Monza’daki üç serbest antrenman seansının bu sürece katkı sağlayacağını ve Honda’nın sonunda çözümü bulacağına “yüzde 100 güven” duyduğunu ifade etti. Alonso ayrıca, “Süreci bir şekilde hızlandırmamız gerek. Ne yazık ki yanlış adımla başladık ve mevcut kurallara istediğimiz seviyede giriş yapamadık. Ama beş ya da altı yıl beklemek istemiyoruz; bunu iki ya da en fazla üç yılda başarmak istiyoruz,” şeklinde konuştu.
Audi, McLaren’ın reddettiği dişli oranı hakkını kullandı
Audi, 2026 sezonunda izin verilen tek dişli oranı değişikliği hakkını kullanırken, McLaren ise bu hakkı sezon başında kullanmamayı tercih ettiğini açıkladı. Takımlar yalnızca bir kez bu değişikliği yapabiliyor, ancak dişli oranlarının yeniden yapılandırılması maliyetli olduğu için McLaren, Mercedes’ten gelen motorlarla sezon başında yanlış dişli oranı seçtiğini bilmesine rağmen bu adımdan vazgeçti.
Audi ise ilk Formula 1 motorundaki bir zayıflığı gidermek amacıyla bu hakkını kullandı. Gabriel Bortoleto, “Yılın başında tespit ettiğimiz bir şeydi. Bütün sezon boyunca motorumuzla sürüş kolaylığı üzerinde çalıştık. Bu değişikliğin startlarda büyük bir fark yaratacağını düşünmüyorum ama genel olarak performans istikrarına katkı sağlayabilir. Islak ya da kuru zeminde, dişlilerin çalışma şekli aracı biraz daha dengeli tutmamıza yardımcı olabilir,” dedi.
Audi için burada amaç, dişli oranlarının uzunluğunu değiştirmekten ziyade, oranlar arasındaki geçişleri ayarlayarak sürüş kolaylığını artırmak oldu.
Haas’ın güç ünitesiyle ilgili sıkıntılı durumu
Ferrari, F1’in Ek Geliştirme ve Güncelleme Fırsatları sıralaması sayesinde Monza’da güncellenmiş ‘ADUO 2’ güç ünitesini tanıtırken, Haas’ın aracı Ollie Bearman ile bu motoru kullanan tek müşteri araç olacak. Ferrari, hem Haas hem de Cadillac için yalnızca birer güncellenmiş güç ünitesi sağlayabildiği için iki takım da zorlu bir tercih yapmak zorunda kaldı. Cadillac bu motoru kullanmamayı seçerken, Haas ise Monza’da önemli bir aerodinamik güncellemenin yanı sıra Bearman ile yeni motoru deneyecek.
Takım patronu Ayao Komatsu, Bearman’ın şampiyonadaki pozisyonunun (18 puan, Ocon’un ise üç puanı var) bu kararda etkili olduğunu belirtti. Komatsu, “Son iki güncellemede, örneğin CI fren testinde Esteban daha çok fren kilitleme sorunu yaşadığı için Montreal güncellemesini önce Ollie’ye verdik. Fren güncellemesini Esteban’a, güç direksiyonu güncellemesini de Budapeşte’de Esteban’a verdik çünkü bu konuda daha çok şikayetçiydi. Son iki güncellemeyi Esteban’a verdik, bu kez Ollie’ye sıra geldi,” ifadelerini kullandı. Komatsu ayrıca, “Saklı bir gündemimiz yok, pilotlarımıza açıkça anlatıyoruz,” dedi.
Cadillac için yarışın ilk bölümü kritik olacak
Cadillac, bu sezon yaşadığı çok sayıda fren aşırı ısınma sorunu sonrası, Monza’da fren kanallarında daha dayanıklı malzemeler kullandı. Valtteri Bottas, bu gelişmenin özellikle yarışın ilk turlarında önemli olacağını belirtti. Monza’da normal koşullarda fren soğutma sorunu yaşanmasa da, Bottas, yarışın başında arka arkaya giden araçlar arasında hava akışının azalmasının risk oluşturduğunu vurguladı. Bottas, “Rakamlarımıza göre sorun yaşamamamız gerek, ancak trafikte, özellikle araç treni oluştuğunda düzlüklere hava akışı azalıyor. Yarışın ilk bölümü bizim için en kritik an olacak,” dedi.
Cadillac, hava akışı konusunda önemli ilerleme kaydetmiş olsa da, iki yarış önce Macaristan’da Bottas, yarışın başında Alex Albon’un Williams’ının arkasında ilerlerken 14. turda frenlerin aşırı ısınması nedeniyle yarış dışı kalmıştı.
Slipstream ve güç oyunları Monza’da belirleyici olacak
Padokta konuya dair görüş bildiren hemen herkes, Monza’da slipstream etkisinin bu yıl çok daha belirleyici olacağı konusunda hemfikir. Bu durumun sıralama turlarını doğrudan etkilemesi beklenirken, yarışta da “yo-yo yarış” olarak adlandırılan, sürekli pozisyon değişimlerinin yaşanacağı bir mücadele öngörülüyor.
Yarışta en iyi tur zamanları için stratejilerin birbirine yakınlaşacağı, ancak gerçek yarış durumunda beklenmedik farkların oluşabileceği belirtiliyor. Alex Albon, “Nasıl sonuçlanacağını tam olarak kestiremiyorum. Gerçekten büyük bir yo-yo yarış olacak. Herkesle senkron dışı kalmak istemezsiniz, yoksa hızlıca gerilere düşebilirsiniz,” dedi.
Charles Leclerc ise, “Birkaç gündür bu konuyu inceliyoruz. Tahmin etmek çok zor, çünkü pistte işler dışarıdan göründüğü kadar basit olmuyor. Farklar bazen o kadar büyük ki, öndeki araca tepki vermek çok zorlaşabiliyor,” şeklinde konuştu.
Oscar Piastri, “Yarışın özellikle başı kaotik olacak,” derken, slipstream avantajının tur zamanına etkisiyle ilgili bazı abartılı rakamlar konuşulsa da, 2019’daki gibi bir sıralama turları kaosu beklenmiyor.
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/everything-we-learned-f1-2026-italian-gp-day-one/

