Miami Grand Prix’sinin ardından verilen üç haftalık aranın ardından, Kanada Grand Prix’si hafta sonunun ilk gününde Formula 1 padokunda birçok önemli gelişme yaşandı.
İşte Montreal’de perşembe günü öne çıkan tüm detaylar…
Williams, büyük bir zayıf noktayı güçlendiriyor
Williams, Kanada hafta sonuna farklı takımlardan transfer ettiği yeni isimleri açıklayarak başladı. Bu isimler arasında, McLaren’ın son yıllardaki teknik yapılanmasında önemli rol oynayan ve üretim süreçlerinin başında yer alan eski COO’su Piers Thynne de bulunuyor.
Thynne, Andrea Stella’nın teknik ekibinde üstlendiği liderlikle McLaren’da özellikle üretim süreçlerinde büyük sorumluluklar üstlenmişti. Williams’ın ise son yıllarda yaşadığı şasi üretimi ve yedek parça eksikliği, takımın en büyük zaaflarından biriydi. McLaren’da Thynne’ın gözetiminde yürütülen araç üretimi, Williams’ın yaşadığı problemlerin aksine, gelişim için daha fazla zaman ve maliyet avantajı sağlayan bir yapıdaydı.
Zak Brown, Thynne’ın liderliğinin 2020’lerin başındaki kültürel dönüşümde de etkili olduğunu vurguluyor. Williams’ın pilotu Carlos Sainz da bu transferi destekliyor:
“Kış döneminde yaşadığımız sıkıntıların ardından, hâlâ olması gereken seviyede olmadığımızı gördük ve takım çok hızlı hareket ederek kilit isimleri transfer etti,” diyen Sainz, “Piers’ı McLaren’daki dönemimden iyi tanıyorum. Üretim ve operasyon tarafında büyük katkı sağlayacaktır. Hatalardan hızlıca dönüp, daha güçlü olma planı görmek sevindirici.”
Cadillac’ın Montreal’de sınanacak süspansiyon problemi
Sergio Perez, Cadillac MAC-26’nın gelişiminden genel olarak memnun olsa da, Montreal pistinin aracın ana zayıf noktalarından birini gözler önüne sereceğini düşünüyor.
“Miami’de süspansiyon konusunda oldukça zorlandık. Bu kısa arada daha iyi çözümler bulmaya odaklandık,” diyen Perez, Montreal’in kerb geçişleri açısından aracın en büyük sınavı olacağını belirtti. Perez, aracın kerb geçişlerinde fazla sarsıldığını ve bu durumun yol tutuş ve çekişi olumsuz etkilediğini ifade etti. Montreal’in uzun düzlükleri ve düşük hızlı virajları, bu sorunun ne kadar aşıldığını net şekilde ortaya koyacak.
Honda’da performans önceliğine dair ilk sinyaller
Honda için sezonun başlangıcı titreşim problemleri, dayanıklılık sorunları ve güç eksikliğiyle oldukça zorlu geçti. Ancak titreşim problemlerinin büyük ölçüde çözülmesinin ardından, performans konusunda da umut verici gelişmeler yaşanıyor.
Kanada GP’si öncesi, Honda F1’in güncelleme mekanizmasında ilk değerlendirme döneminin sonuna yaklaşırken, dinamometre testlerinde gelişim yönünün netleştiği belirtildi. Honda’nın pist operasyonları genel müdürü Shintaro Orihara, iki alanda ilerleme kaydettiklerini açıkladı:
“Geliştirmemiz gereken noktaları bulduk. Yanma tarafında ve sürtünmeyi azaltma konusunda odaklanmamız gerekiyor. Dinamometrede olumlu gelişmeler görüyoruz. Şu an için net bir rakam vermek zor ama doğru yoldayız.”
Honda’nın hedeflediği seviyeye ulaşması için hâlâ uzun bir yol var; ancak artık sadece sorunlarla mücadele etmek yerine, performans artışı için net bir yol haritası bulunuyor.
Kanada’da yarışlar ‘kaotik’ geçecek
Miami’deki durağan yarışın aksine, Circuit Gilles Villeneuve bambaşka bir mücadele vadediyor. Uzun düzlükler ve frenlemede enerji geri kazanımının sınırlı olması nedeniyle, pistte 6MJ şarj limiti uygulanacak. Bu değer, Monza dışında en düşük seviye olarak dikkat çekiyor ve yarışta sık sık pozisyon değişiklikleri yaşanması bekleniyor.
Yeni kurallar kapsamında, enerji yönetimini kolaylaştırmak için 1-6 virajları arasında MGU-K gücü 200kW ile sınırlandırıldı. 350kW’tan sıfıra ani geçişler ise sadece yaklaşık 300 metrelik bir bölümde mümkün olacak. Ancak pistin genel yapısı nedeniyle enerji yönetimi stratejileri büyük önem kazanacak.
Audi pilotu Gabriel Bortoleto, “Birini geçiyorsunuz, sonraki düzlükte o sizi tekrar geçiyor. Enerji yönetimi stratejisi çok belirleyici olacak,” dedi. Isack Hadjar ise hafta sonu boyunca bolca atak göreceğimizi öngörüyor.
Fernando Alonso ise, “Daha fazla batarya kullanan önde olacak. Bu bir atak değil, sadece rakibi geçmek için bir hareket. Diğerleri bataryayı kliplediğinde, 500 beygirlik bir avantajınız oluyor ve kolayca geçiyorsunuz,” diyerek bu duruma eleştirel yaklaştı. Her hâlükârda sprint yarışı ve ana yarışta bolca pozisyon değişikliği yaşanması bekleniyor.
Padokta asılsız spekülasyonlar gerilimi tırmandırdı
Montreal’de Haas takım patronu Ayao Komatsu ve pilotu Esteban Ocon, Miami’de yaşandığı iddia edilen tartışmaya dair spekülasyonlara sert tepki gösterdi. Ocon, medya oturumunun büyük bölümünde iddiaları “tamamen saçmalık” olarak nitelendirirken, bu söylentilerin ailesi ve sponsorlarını da etkilediğini belirtti.
Komatsu ise, haberin gazetecilikle ilgisi olmadığını söyleyerek, “Böyle şeyler yazarken utanmıyor musunuz?” ifadelerini kullandı. Her iki isim de sabah konuştuklarını ve iddialara güldüklerini belirtse de, kullandıkları sert dil olayın ciddiyetini ortaya koydu.
Antonelli’ye özel modifiye debriyaj kolu
Kimi Antonelli ve Mercedes, 2026 sezonunda kalkışlarda yaşanan problemlere çözüm arıyor. Antonelli, bu hafta sonu daha istikrarlı kalkışlar yapabilmek için modifiye edilmiş bir debriyaj kolu kullanacağını açıkladı.
F1’de debriyaj kolları, kurallar gereği maksimum 80 milimetre hareket mesafesine sahip ve tek düzlemde çekilerek çalışıyor. Sürücünün debriyaj pozisyonunu anlamasını kolaylaştıracak herhangi bir dokunsal geri bildirim veya direnç ise yasak. Antonelli, yeni şeklin kendisine daha fazla hassasiyet kazandıracağını belirtti.
“Bu hafta sonu araçta birçok yenilik var. Kalkışlarla ilgili de yeni bir debriyaj kolu kullanıyorum. Sadece şekli farklı, daha tutarlı kalkışlar yapmamı sağlayacak,” diyen Antonelli, yazılım ve debriyaj tarafında da ekibin yoğun şekilde çalıştığını vurguladı. Mercedes’in diğer pilotu George Russell’ın da sezon boyunca kötü kalkışlar yaşadığı, Miami’de ise takımın yol tutuş seviyesini yanlış değerlendirmesinin etkili olduğu belirtildi.
Hamilton, Ferrari simülatörünü bir kenara bıraktı
Lewis Hamilton, F1 simülatörlerine hiçbir zaman sıcak bakmadı. McLaren’daki ilk yıllarından bu yana sanal sürüşlere ilgi göstermeyen Hamilton, Ferrari’deki ilk sezonunda ise haftalık simülatör seansları yaptı.
Ancak Hamilton, simülatörde bulduğu ayarların gerçek pistte tamamen farklı hissettirdiğini ve bunun kendisini daha çok yanılttığını belirtti. Sprint hafta sonunda sadece bir antrenman seansı bulunduğu için, Montreal’e hazırlanırken simülatörü tamamen bıraktı.
Hamilton, “Bu yarışta simülatöre girmemeye karar verdim, veriler üzerinde çalışmaya odaklandım,” dedi. Özellikle frenajda güven kazanmak için çalıştığını belirten Hamilton, bu hafta sonu takım arkadaşı Charles Leclerc ile benzer seviyede olup olmayacağını gördükten sonra Monaco öncesi simülatöre dönüp dönmeyeceğine karar verecek.
F1, Verstappen’i tutmak için net bir yol haritasına sahip
Max Verstappen, 2026 sonrası F1’de kalıp kalmayacağı konusunda uzun süredir belirsizlik yaratıyordu. Mevcut güç ünitelerinin, içten yanmalı motor ve elektrik motoru arasında %50-%50 güç dağılımı sunmasından şikayet eden Verstappen, bu yapının sürüşü keyifsiz hale getirdiğini ve batarya yönetimine dayalı yapay sürüş alışkanlıklarına zorladığını savunuyor.
FIA’nın, 2027’de güç dağılımını V6 lehine %60/%40 oranına çekmeyi ve sıralama turlarında yakıt akışını artırıp MGU-K gücünü azaltmayı içeren değişiklik teklifini memnuniyetle karşılayan Verstappen, “Beklentim buydu, bu değişiklikler olursa devam etmeye değer,” dedi. Ancak değişiklikler henüz kesinleşmiş değil. Mevcut formüle büyük yatırım yapan üreticilerin değişime karşı çıkabileceği belirtilirken, Verstappen de “Bu değişikliklerin kesinlikle yapılması gerekiyor, ancak onaylanmadan inanmak zor,” ifadelerini kullandı.
Carlos Sainz da teklife destek verirken, üretici çıkarlarının süreci karmaşıklaştırabileceğini vurguladı.
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/what-we-learned-from-day-one-of-f1s-canadian-gp/

