Lewis Hamilton, Ferrari Formula 1 takımının ön kanat tasarımıyla ilgili yaptığı açıklamalarla dikkat çekti. Hamilton, Ferrari’nin ön kanatının rakiplerine kıyasla “aykırı” bir tasarıma sahip olduğunu belirterek, takımın bu alanda geride kalmış olabileceğini ima etti.
Sezonun Miami’de yeniden başlamasıyla birlikte McLaren ve Red Bull gibi takımlar önemli güncellemelerle performans artışı yakalarken, Hamilton, bu farkın temelinde araçların belirli bir bölümünde yapılan tercihler olduğunu öne sürdü. Hamilton, “Mercedes, McLaren ve Red Bull ön kanat konusunda bizden farklı bir şey yapıyorlar. Bizim de bunu incelememiz ve geliştirebileceğimiz bir şey olup olmadığına bakmamız gerekiyor,” ifadelerini kullandı.
The Race’e konuşan Hamilton, bunun düz ve viraj modları arasındaki farktan ziyade genel bir konsept meselesi olduğunu belirterek, “Diğerlerinin kanadına ve bizimkine bakarsanız, farklı göründüğünü göreceksiniz. Bunun her şey olup olmadığını bilmiyorum ama diğerlerinde bu var ve gelişim gösterdiler,” dedi.
Ferrari’nin Ön Kanat Tasarımında Neler Farklı?
Hamilton’ın işaret ettiği farklar, özellikle ön kanadın hava akışını yönetme biçiminde ortaya çıkıyor. Her bir Formula 1 aracının performansında tüm parçalar önemli olsa da, ön kanat akışın ilk karşılaştığı ve aracın geri kalanının çalışmasını belirleyen ana unsur olarak öne çıkıyor. Ön kanattaki bir hata, aracın tüm aerodinamik dengesini olumsuz etkileyebiliyor.
Ferrari’nin ön kanatı, rakiplerine kıyasla daha sade bir tasarıma sahip. Sarı çizgiyle gösterilen ana düzlemin ön kenarı, endplate’in ön kenarıyla birleşim noktasında ayrışıyor. Yeşil çizgi flap grubunun arka kenarını, mor çizgi ise flapların bitişiyle endplate’in iç kısmı arasındaki küçük alanı gösteriyor. Kırmızı çizgi ise endplate’in dış yüzeyindeki, genellikle “diveplane” olarak bilinen yatay kanadın ön kenarını işaret ediyor. Ferrari’de bu parça bulunmadığı için kırmızı bir elipsle gösterildi.
Red Bull, ön kanat ve endplate entegrasyonunda oldukça detaylı bir çalışma yürütüyor ve kanadın iç kısmına doğru iki küçük çıkıntı eklemiş durumda. Bu çıkıntılar, hava akışını taban ön kenarına ulaşmadan önce optimize ediyor. Mercedes ve McLaren’in tasarımları ise birbirine oldukça benzer; endplate’in iç alt köşesine doğru belirgin bir adım bulunuyor ve bu da kanat profilinin daha dışa taşınmasını sağlıyor. Bu sayede araç virajda yatarken hassasiyet azalıyor.
Ferrari’nin tasarımı ise en basit olanı. Sarı çizginin gösterdiği gibi, endplate’in ön kenarı kanadın ön kenarından daha ileri konumda. Mercedes ve McLaren kadar yüksek değil, Red Bull kadar entegre de değil; bu nedenle Ferrari’nin tasarımı bir anlamda arada kalıyor.
Akış Yönetimi ve Aerodinamik Hassasiyet
Kanadın agresifliği arttıkça, ön kenar ayrım noktası yükseliyor ve daha fazla hava kanadın altına çekiliyor. Bu noktada McLaren en agresif tasarıma sahipken, Ferrari ikinci sırada geliyor. Ancak Ferrari’nin ön ve arka kenarlarının birbirini tamamlayıp tamamlamadığı konusunda soru işaretleri bulunuyor; bu da aracın virajda aerodinamik olarak hassas olmasına yol açabilir.
Mercedes’in tasarımı ise muhtemelen en dengeli olanı. Kanadın arka kenarından çıkan akış yapısı oldukça düzenli ve bu da aracın arka bölümlerinde iyileştirme alanı yaratıyor. Red Bull da benzer şekilde, profil değişiminde aşırıya kaçmadan dengeli bir akış sağlıyor.
Mor çizgiyle gösterilen küçük alan, tüm takımlarda mevcut ve bu bölge ön fren kanalının çalışmasıyla birlikte işlev görüyor. Ancak Ferrari’de bu alan en küçük boyutta. McLaren’de ise daha eğimli ve flap arka kenarıyla entegre şekilde tasarlanmış.
Endplate’lerin dış kısmındaki yatay kanatçıkta ise Red Bull’da daha fazla kıvrım bulunuyor. McLaren ve Mercedes yine benzer tasarımlar sunarken, Ferrari’de bu parça hiç yer almıyor.
Diveplane Eksikliği Ferrari’ye Ne Kadar Zarar Veriyor?
Buradaki temel soru, Hamilton’ın da işaret ettiği gibi, Ferrari’nin eksik olan bu dış yatay kanatçığının (diveplane) performansa ne kadar etki ettiği. Ön lastik yüksek hızda havayı bölerken, bu hava ya içe, ya dışa ya da üstten akıyor. Diveplane, farklı basınç bölgeleri arasındaki ayrımı yaparak hava akışının yönlendirilmesini sağlıyor. Bu parça olmadığında, hava akışı daha çok lastiğin iç tarafından geçiyor ve bu da aracın geri kalanına giden akış yönetimini olumsuz etkileyebiliyor.
Bu durum, Hamilton’ın SF-26’nın fazla sürüklenmeye sahip olduğuna dair değerlendirmesiyle de örtüşüyor. Ancak bu parça, aracın bütün performansını tek başına açıklamıyor. Ferrari’nin ön kanat grubunda diğer takımlara kıyasla daha fazla geliştirme potansiyeli bulunduğu görülüyor. Yine de, aracın tüm akış yapısının bir bütün olarak uyum içinde çalışması gerektiği ve tek bir bileşenin tüm farkı yaratmayacağı vurgulanıyor.
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/lewis-hamilton-claim-ferrari-is-missing-a-trick-gary-anderson/

