Haas Sezonun Sürprizi Oldu: Üst Üste Üç Yarışta Puan Aldı
2026 Formula 1 sezonunun başlangıcı Haas için adeta rüya gibi geçti. Takım, Ferrari ve Mercedes ile birlikte ilk üç yarışın tamamında puan almayı başaran tek orta grup ekibi oldu. Özellikle Oliver Bearman’ın performansı dikkat çekiyor. Genç İngiliz pilot, Melbourne’de yedinci, Şanghay’da ise beşinci sırada finiş görerek Haas’ın Miami Grand Prix’si öncesinde 4. sıraya yükselmesini sağladı. Üstelik takım, şu anda Red Bull Racing gibi üst düzey rakiplerin önünde yer alıyor.
Bu performansın arkasında yatan nedenleri incelemek gerekiyor.
Dengeli Şasi ve Yüksek Yer Tutuş
2025 sezonunun son yarışlarında padokta herkesi şaşırtan Haas, 2026 sezonuna Oliver Bearman’ın etkileyici yükselişiyle başladı. Bearman, ilk üç yarışta toplam 17 puan toplayarak takımının çıkışında başrol oynadı. Genç pilot, yarış mesafesinde lastik yönetimi konusunda önemli bir gelişim gösterdi. Ancak Haas VF-26’nın asıl öne çıkan yönü, şasi ve aerodinamik platformunun başarısı oldu. Araç, hem yavaş hem de hızlı virajlarda oldukça rekabetçi bir performans sergiliyor.
Taban ve gövde tasarımı sayesinde yüksek miktarda yer tutuş üreten VF-26, bu sayede dengeli bir sürüş sunuyor ve yüksek yakıt yüküyle yarışırken lastiklerin daha iyi korunmasını sağlıyor. Bearman, özellikle yarışta sıralama turlarına kıyasla çok daha iyi bir performans sergileyerek doğrudan rakiplerine karşı avantaj elde etti.
Takımın halen geliştirmeye çalıştığı bir alan ise enerji geri kazanım sisteminin ve yazılımının sıralama turlarında en verimli şekilde kullanılması. Japonya’daki son yarış hafta sonunda, ayarların tam olarak oturmaması ve yazılımda yaşanan bazı sorunlar nedeniyle Bearman, antrenmanlarda gösterdiği umut verici performansa rağmen Q1’i geçemedi.
Benzer bir tablo Melbourne ve Şanghay’da da yaşandı. Çin’de Bearman, yalnızca 10. sıradan başlama hakkı elde etti ve iki Red Bull pilotunun yanı sıra Alpine’den Pierre Gasly’nin gerisinde kaldı. Ancak pazar günü Gasly’nin önünde finiş gördü. Avustralya’da ise daha da şaşırtıcı bir şekilde 12. sıradan başlarken, yarışı yine yedinci tamamladı.
Bu ilginç tablo, büyük ölçüde Ferrari güç ünitesine bağlanıyor. Ferrari’de olduğu gibi, Haas’ın güç ünitesinin hem beygir gücü hem de enerji geri kazanım sistemi stratejisi, Mercedes ve Red Bull’a kıyasla daha zayıf kalıyor. Bu durum, özellikle sıralama turlarında bariz şekilde ortaya çıkıyor.
Aynı durum Haas için de geçerli. Güç eksikliği ve yazılımsal bazı küçük sorunlar nedeniyle Amerikalı ekip, cumartesi günleri doğrudan rakipleri Alpine ve Red Bull Racing’in önünde yer almakta zorlanıyor.
Bu noktada takımın, serbest antrenmanlardan itibaren performansı maksimuma çıkarmaya ve en iyi ayarları bulmaya odaklanması gerekiyor. Takım patronu Ayao Komatsu’nun Japonya’da belirttiği gibi: “Şanghay’daki sıralama turlarında yaşadığımız zorluklar piste özgüydü. Hafta sonuna serbest antrenmanlardan itibaren güçlü başlamak şart, yoksa toparlamak çok zorlaşıyor.”
Komatsu, “Bunu sürekli tekrar ediyorum; hafta sonuna doğru şekilde başladığımızda, pistte geçirdiğimiz her seans bize bir şeyler öğretiyor, gelişmemizi sağlıyor ve böylece araçtan ve pilotlardan en iyi verimi alabiliyoruz,” ifadelerini kullandı.
Amerikalı ekibin sezonun ilk yarışlarında farklı pistlerde gösterdiği olumlu performans, mekanik ve aerodinamik açıdan güçlü bir temel oluşturdu. Bu sayede sezon boyunca gelecek güncellemeler için sağlam bir zemin hazırlamış oldular.
Motor performansı açısından sıralama turlarında takımın şu anda yapabileceği fazla bir şey yok. Ancak Haas’ın odak noktası, cumartesi günü araçtan en yüksek verimi almak ve pazar günü yüksek yakıt yüküyle çok daha rekabetçi bir araca güvenmek olmalı. Şimdiye kadar gösterdikleri ana güç de tam olarak bu oldu.
Kaynak: GP Blog // https://www.gpblog.com/en/tech/haas-shines-early-in-2026-as-bearman-leads-surprise-midfield-charge


