George Russell’dan Kanada’da Sürpriz Pole Pozisyonu: “10 Saniyelik Adrenalin Patlaması”
George Russell, Kanada Grand Prix’si sıralama turlarında yaşadığı zorlu anları unutulmaz bir pole pozisyonuna dönüştürerek hem kendisini hem de izleyenleri şaşırttı. Russell, “Hepimizin yaşamak için can attığı 10 saniyelik bir adrenalin patlamasıydı,” diyerek son turundaki hissiyatını aktardı.
Sıralama turlarının ilk iki bölümünde yalnızca sekizinci ve beşinci sırada yer alan Russell, Montreal’de Q3’teki ilk denemesini yarıda bıraktı. Son bölümde ise, son turunu “ısındırma-tur atma-ısındırma” stratejisiyle tamamladı ve kısa bir süre altıncı sırada yer aldıktan sonra pole pozisyonunu elde etmeyi başardı.
Russell’ın bu performansı, hafta sonu boyunca Mercedes takım arkadaşı ve Formula 1 şampiyona lideri Kimi Antonelli’nin daha hızlı olabileceği yönündeki beklentileri güçlendirmişti. Sprint sıralama turlarında pole pozisyonunu ve sprint yarışını kazanan Russell’ın, normal sıralama seansında ise rahat olmadığı gözlemlendi.
“Q3’teki ilk turumda hiç yol tutuşum yoktu,” diyen Russell, ilk denemesini neden yarıda bıraktığını şöyle açıkladı: “Araç uyumsuzdu, dengesizdi. Kendime güvenim yoktu. Bu gibi duvarlarla çevrili bir pistte akışı yakalamak gerçekten zor. Son birkaç onda saniyeyi bulmak için çok büyük bir özveri gerekiyor.”
Russell, takımın yaptığı ayar değişikliklerinin lastikleri her turda ideal performans aralığına getirmeyi zorlaştırdığını da belirtti.
Son turuna çıkarken “çok fazla” güvenli olmadığını itiraf eden Russell, yine de büyük bir tura ihtiyacı olduğunu biliyordu. Çünkü hem zorlandığının farkındaydı hem de pist kenarındaki büyük ekranlarda Antonelli’nin en hızlı turu attığını görmüştü.
“Q3’teki son tura kadar hiçbir şeyi bir araya getirememiştim,” diyen Russell, “Ancak o turda sürüşümü yeniden ayarlamayı başardım ve her şeyi bir araya getirdim,” ifadelerini kullandı.
Aynı lastik setindeki ikinci hızlı turunda istediği hissiyata daha yakın olduğunu belirten Russell, bu durumun ilk sektörde büyük bir kazanç getirmediğini, burada Antonelli’den yarım onda daha yavaş olduğunu söyledi. Ancak psikolojik olarak direksiyon başında daha iyi hissetmesi, turun geri kalanında frenajlarda ve viraj çıkışlarında zaman kazanmasını sağladı.
Russell, en iyi turlarında ikinci sektörde Antonelli’den tam 0.16 saniye daha hızlıydı. Antonelli ise son sektöründe önceki turuna göre gelişim kaydedemedi. Burada bıraktığı zaman, Russell’ın 0.068 saniyelik farkla pole pozisyonunu kapmasına olanak tanıdı.
Tüm bu veriler, aslında günün en yüksek potansiyelinin Antonelli’de olduğunu gösteriyor. Ancak Antonelli tüm bölümleri bir araya getiremezken, Russell kritik anda her şeyi toparlayarak öne geçti. Özellikle ilk denemesini yarıda bırakarak son bölümde kendisine fazladan bir hızlı tur hakkı tanıması, Antonelli ve diğerlerinin yalnızca klasik “çıkış turu/hızlı tur” kombinasyonuyla yetinmek zorunda kalmasının önüne geçti.
Antonelli de, “Lastikleri doğru aralıkta çalıştırmak özellikle ilk turda çok zordu,” diyerek yaşadığı sıkıntıyı dile getirdi. Son turunda ise, “6. virajda küçük bir vites küçültme hatası yaptım, bu da beni biraz bozdu,” ifadelerini kullandı.
Buna rağmen, Russell’ın sıralama boyunca yaşadığı huzursuzluğu aşması geride olduğunu gösteriyordu. Yaşanan tüm bu faktörler, Russell’ın son turundaki gelişiminin “adeta yoktan var olduğunu” ortaya koydu.
Russell için bu sonuç, şampiyonluk mücadelesi ya da yeniden ivme kazanmanın ötesinde, en tatlı olan şeydi.
“Bazen pole pozisyonunda olmayı beklersiniz ve attığınız her tur en hızlı olur,” diyen Russell, “Ama böyle mücadele ettiğiniz, sürekli geride olduğunuz ve her şeyin son turda bir araya geldiği anlar, dünyadaki en güzel his,” şeklinde konuştu.
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/why-last-gasp-russell-pole-lap-was-so-surprising/

