Audi, Pazartesi günü gerçekleştirilecek kritik Formula 1 kural toplantısı öncesinde, 2026 yılında yürürlüğe girecek güç ünitelerindeki elektrikli güç ile içten yanmalı motor arasındaki yüzde 50/50 güç dağılımına bağlı kalmak zorunda olmadıklarını vurguladı.
F1 üreticileri ve takımları, Pazartesi günü seri yöneticileri ve FIA ile bir araya gelerek 2026 kurallarıyla ilgili erken dönemde ortaya çıkan sorunlara çözüm bulmak amacıyla çeşitli fikirleri masaya yatıracak.
Hedef, Miami Grand Prix’sinden itibaren devreye alınabilecek bir dizi değişikliğin üzerinde anlaşmaya varmak. Bazı modifikasyonların ise yaz arasından hemen önceye kadar devreye alınması planlanıyor.
Değerlendirilen fikirler arasında, süper şarj modunun gücünün 350 kW’a çıkarılması, tur başına enerji geri kazanım limitinin 6 MJ seviyesine çekilmesi, toplam batarya gücünün azaltılması ve aktif aerodinami modlarının kurallarında değişiklik yapılması yer alıyor.
Buradaki temel öncelikler ise, yüksek hız farklarından kaynaklanan güvenlik endişelerinin giderilmesi ve sıralama turlarındaki mücadele ile görselliğin artırılması olarak öne çıkıyor.
Ancak son iki haftada teknik uzmanlar arasında enerji yönetimiyle ilgili çeşitli seçenekler değerlendirilse de, bu değişikliklerin kurallara eklenmesi için yeterli desteği bulmak kolay olmayabilir.
Bunun nedeni, yapılacak her değişikliğin rekabet üzerinde doğrudan etkiler yaratacak olması.
Örneğin Mercedes, güç ünitesiyle elde ettiği avantajları ortadan kaldıracak bir değişikliği desteklemeye sıcak bakmazken, Ferrari ise yarış başlangıçlarındaki üstünlüğünü korumak isteyecek.
Ayrıca, hız farklarının azaltılmasıyla geçişlerin daha da zorlaşması halinde, Ferrari’nin yarışların başında elde ettiği avantajı koruması da kolaylaşabilir.
Rekabetçi çıkarların ötesinde, bazı değişikliklerin siyasi nedenlerle de dirençle karşılaşabileceği konuşuluyor.
Bu noktada, 2026 güç ünitelerinde öngörülen yüzde 50/50 güç dağılımı da tartışmaların merkezinde yer alıyor.
Mevcut sorunların büyük bölümünün, içten yanmalı motorun gücünün artırılması veya elektrikli ünitenin gücünün azaltılmasıyla ortadan kaldırılabileceği öne sürülüyor.
Kısa vadede yakıt akışının artırılmasıyla motor gücünün yükseltilmesi gerçekçi bir seçenek olarak görülmüyor ve bu ancak 2027’de gündeme gelebilir. Elektrikli ünitenin mevcut 350 kW’lık gücünün azaltılması ise oldukça tartışmalı bir adım olurdu.
Bu iki yönde atılacak herhangi bir adım, yeni üreticilerin –örneğin Audi’nin– Formula 1’e ilgisini çeken ve kuralların temel unsurlarından biri olan yüzde 50/50 güç dağılımından uzaklaşılması anlamına gelecek.
Audi’nin Tutumu
Yüzde 50/50 güç dağılımı konusunun, üreticiler arasında ciddi bir anlaşmazlık alanına dönüşebileceği ve Audi’nin bu kuralın korunmasında ısrarcı olacağı iddia ediliyordu. Ancak Audi Formula 1 Proje Lideri Mattia Binotto, Audi’nin F1’e giriş kararının yeni kuralların genel çerçevesine dayandığını vurguladı.
Binotto, The Race’e yaptığı açıklamada, “Audi yüzde 50/50 kararının parçası olmadı. O karar önceden alınmıştı.
Elbette Audi’nin Formula 1’e katılma kararı, yüksek verimli motorlar, sürdürülebilir yakıt, elektrifikasyonun önemli bir paya sahip olması ve MGU-H’nin kaldırılması gibi unsurlara dayanıyordu. Çünkü Audi, bu konudaki bilgi birikiminin önceki üreticilere karşı rekabet avantajı sağlayacağını düşünüyordu.
Ancak Audi, yüzde 50/50 tartışmasının içinde değildi.” ifadelerini kullandı.
Binotto’nun bu yaklaşımı, Audi’nin Formula 1’i daha iyi hale getirecek her türlü değişikliğe açık olduğu mesajını veriyor.
Kendi çıkarlarının takımlar ve üreticilerin oylarında belirleyici olacağını kabul eden Binotto, tüm paydaşların büyük resme odaklanması gerektiğini düşünüyor.
“Eğer bu konu siyasallaşırsa bu kötü olur. Çünkü herkesin amacı bu sporu en iyi noktaya taşımak olmalı.” dedi.
“Bazı durumlarda, hepimizin büyük bir işin parçası olduğumuzu anlamamız gerekiyor ve bu işi iyi tutmaya devam etmeliyiz.
Eğer konu siyasallaşırsa, bunu yapanlar yanlış yapıyor olur. Hep birlikte çalışarak sporu mümkün olduğunca geliştirmeliyiz.
Evet, bazı çözümler bir takımı diğerinden daha fazla etkileyebilir. Ama bu, karşılaştığımız zorlukların bir parçası.”
Ferrari Takım Patronu Fred Vasseur de odağın Formula 1’in yararına olması gerektiğini vurgularken, yapılacak her değişikliğin rekabet sıralamasını etkilemesinin kaçınılmaz olduğunu belirtti.
Vasseur, The Race’e şunları söyledi: “İnce ayarlar yapmamız gerektiğini gayet iyi anlıyorum. Bu, herkesin ve şovun yararına.
Ancak aklımızda tutmamız gereken –ve kesinlikle şikayet etmiyorum– şey, her küçük değişikliğin birinin lehine ya da aleyhine olacağıdır.
Motoru tasarlarken turbo boyutuna, batarya kapasitesine, her şeye siz karar veriyorsunuz.
Yani hepimizin farklı karakteristikleri var ve yapılan her değişiklik, ister yüzde bir, ister binde bir olsun, birinin lehine işliyor.
Biz bir rekabetin içindeyiz ve burada son yüzde birlik, binde birlik avantajların peşindeyiz. Kimse kolayca bir şeyden vazgeçmek istemez.”
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/audi-not-against-f1-ditching-key-2026-pillar-that-made-it-join/


