George Russell’ın Formula 1 Hollanda Grand Prix’sinde elde ettiği sprint pole pozisyonu, Mercedes’in güncelleme stratejisinde aceleci davranmamasının takımı henüz orta sıralara düşürmediği yönünde ekibe rahat bir nefes aldırdı.
Ferrari ve McLaren son dönemde araçlarına agresif şekilde geliştirme paketleri getirirken – her iki takımın son güncellemeleri Zandvoort’ta görücüye çıktı – Mercedes ise uzun vadeli bir strateji izliyor.
Mayıs ayındaki Kanada GP’de seçici bir şekilde yalnızca bir büyük teknik değişiklik yapan Mercedes, geliştirme bütçesini sezon sonuna saklayarak, rakiplerinin kaynaklarının tükenmesini bekliyor.
Russell’ın, Lando Norris’in McLaren’ını geride bırakarak W17’nin hâlâ çok güçlü olduğunu göstermesine rağmen, verilerde gizli bir uyarı işareti yer alıyor: Mercedes’in yeni güncellemeleri getirmek için daha fazla beklemeye tahammülü kalmayabilir.
Russell’ın Norris karşısındaki pole avantajı yalnızca 0.041 saniyeydi, ancak tur zamanlarının oluşma şekli oldukça dalgalıydı; sektörler arasında büyük farklılıklar göze çarptı.
SEKTÖR 1 SEKTÖR 2 SEKTÖR 3
RUSSELL 24.381s 25.434s 21.752s
NORRIS 24.622s 24.983s 22.003s
İkinci sektörde aralarında neredeyse yarım saniyelik bir fark oluştu; Kimi Antonelli’nin de benzer şekilde geride kalması, bunun Mercedes’e özgü bir durum olduğunu gösterdi.
Formula 1’in 2026 kuralları altında, bu tür dalgalanmalar alışılmadık değil ve genellikle farklı enerji dağıtım stratejilerinden kaynaklanıyor – bir pilot bir düzlükte daha fazla enerji kullanırken, diğeri başka bir bölümde kullanabiliyor.
Norris ile Russell arasındaki farkın bir kısmı buradan açıklanabilir; örneğin, turun sonunda hız farkı oldukça belirgin.
Russell’ın Mercedes’i zaman çizgisine yaklaşırken hızını 317 km/s’ye (197 mph) kadar çıkarırken, Norris’in McLaren’ı yaklaşık 307 km/s’de (191 mph) zirveye ulaşıp ardından hız kaybediyor.
Ancak Mercedes’in burada elde ettiği avantaj, enerjiyi başka bir yerde kullanmamış olmasından kaynaklanmıyor; aralarındaki asıl hız farkı, McLaren’ın turun başında daha fazla enerji kullandığı anlarda ortaya çıkıyor.
Detaylı telemetri verileri incelendiğinde, Russell’ın ikinci sektördeki zayıf performansının düzlüklerde enerji korumasıyla ilgisi olmadığı, esas olarak virajlardaki performanstan kaynaklandığı görülüyor.

F1tel.com’dan alınan yukarıdaki veriler, Mercedes’in yüksek hızlı 7. ve 8. virajlarda McLaren ve Ferrari’ye kıyasla zorlandığını; hem Russell’ın hem de Kimi Antonelli’nin bu iki virajı rakipleri kadar hızlı alamadığını ortaya koyuyor.
McLaren’ın son güncellemesi sayesinde Norris, 7. virajda minimum 253 km/s (157 mph), 8. virajda ise 219 km/s (136 mph) hızlara ulaşırken; Russell 7. virajda 242 km/s (150 mph), 8. virajda ise 205 km/s (127 mph) seviyesine geriliyor.
Bu farklar, Norris’in o anda iki ondalık saniye gerideyken Russell’la tekrar başa baş olmasını sağlıyor.
Bu iki yüksek hızlı virajda elde edilen performans, McLaren’ın son güncellemesiyle birlikte net bir adım attığını gösteriyor; bu durum, yılın başındaki benzer hızlı virajlarda gördüklerimizle tam bir tezat oluşturuyor.

Örneğin, Barselona’daki 9. virajda Russell bu yıl sıralama turlarında Norris’ten 6 km/s (3.7 mph) daha hızlıydı (302 km/s’ye karşı 296 km/s).

Silverstone’da ise Norris, Copse virajında Russell’dan 7 km/s (4.3 mph) daha yavaştı (283 km/s’ye karşı 276 km/s) ve Stowe’da da benzer bir hız farkı vardı (238 km/s’ye karşı 231 km/s).
Mercedes’in şu anda anlaması gereken, Zandvoort’taki 7/8. virajlarda yaşanan bu hız farkının, takımın gerçekten yüksek hızlı virajlarda geri düştüğünün ve aracın geliştirilmesi gerektiğinin bir göstergesi mi olduğu, yoksa ayar ya da sürüş tarzından kaynaklanan geçici bir durum mu olduğudur.
Bunun daha net bir yanıtı, Mercedes’in Cumartesi öğleden sonra sıralama turlarında tekrar piste çıktığında ortaya çıkacak.
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/the-warning-for-mercedes-in-its-zandvoort-data/

