Formula 1’in Miami Grand Prix’sine Yatırım Gündemde: Otro Capital, %20’lik Pay İçin Görüşüyor
Formula 1’in Miami Grand Prix’si, son dönemde artan ilgiyle birlikte önemli bir yatırım haberiyle gündeme geldi. Alpine F1 Takımı’na yaptığı yatırımla bilinen özel sermaye şirketi Otro Capital’in, Miami GP’nin sahibi Stephen Ross ile organizasyondan %20’ye varan bir pay satın almak üzere görüşmelerde bulunduğu bildirildi.
Front Office Sports’un haberine göre, Otro Capital’in Miami GP’ye ortak olma girişimi doğrulandı ancak henüz resmi bir anlaşmaya varılmış değil. Miami GP yetkilileri ise konuya ilişkin yorum yapmaktan kaçındı. Konuya yakın kaynaklar, görüşmelerin doğru olduğunu ancak henüz nihai bir karar alınmadığını belirtiyor.
Otro Capital’in Miami GP’ye ilgi göstermesi, yatırım grubunun Formula 1’den tamamen çıkacağı yönündeki beklentilerin olduğu bir döneme denk geliyor. Otro, Alpine F1 Takımı’ndaki %24’lük hissesini elden çıkarmak için bir süredir çeşitli taraflarla görüşmeler yürütüyor. Mercedes ile yapılan görüşmeler ileri aşamaya taşınsa da Alman üretici bu süreçten çekilmişti. Eski Red Bull Takım Patronu Christian Horner da ilgilenmiş ancak Renault’nun müzakereleri askıya almasıyla süreç durma noktasına gelmişti.
Otro’nun Alpine’deki hissesi halen satışta olsa da, Miami GP ile yürütülen görüşmeler, yatırım grubunun Formula 1’e olan ilgisini kaybetmekten ziyade, mevcut yatırımlarından elde ettiği kârı değerlendirme isteğini gösteriyor. Otro Capital, 2023 yılında Alpine’in yaklaşık 900 milyon dolar değerlemesi üzerinden 200 milyon dolara hisse almıştı. Mercedes ile yapılan görüşmelerde ise, mevcut hisse için 700 milyon doların üzerinde bir değerleme hedeflendiği ortaya çıkmıştı. Formula 1 ekiplerinin değerlerinin hızla artması, bu tür yatırımları daha cazip kılıyor.
Büyük bir yatırım grubunun Miami GP’ye ortak olması, organizasyonun ve Formula 1’in geleceğine olan güvenin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Miami, Alışılagelmiş Düzeni Zorluyor
Miami Grand Prix’si, Liberty Media döneminde başarılı bir Formula 1 yarışı düzenlemenin gereklilikleri açısından dikkat çekici bir örnek olarak öne çıkıyor. Hindistan, Güney Kore ve Valencia gibi pek çok yeni yarış, büyük beklentilerle takvime dahil olmuş, ancak birkaç yıl sonra takvimden çıkarılmıştı.
Miami ise beş yıl gibi kısa bir sürede F1 takviminde kendine sağlam bir yer edindi. Ayrıca, 2041 yılına kadar sürecek ve takvimdeki en uzun sözleşmeye sahip iki yarıştan biri olarak (diğeri Avusturya) ek bir güvenceye kavuştu.
Ancak Miami, elde ettiği başarıyla yetinmiyor. Miami GP Başkanı Katharina Nowak, Formula 1’in en genç yarış organizatörü olarak, yenilikçi ve dinamik bir yaklaşım benimsediklerini vurguluyor. Nowak, “Miami GP için stratejimiz, her zaman yenilikçi olmak ve mevcut düzeni sorgulamak. Pistimizi her yıl sıfırdan başlıyormuş gibi değerlendiriyoruz. Aldığımız geri bildirimleri ve tüm verileri analiz ederek, bir sonraki yılı stratejik olarak planlıyoruz. Her şeyi yeniden inşa edip söktüğümüz için aynı şekilde devam etmek zorunda değiliz. Sürekli değişim ve yenilik için fırsatımız var,” ifadelerini kullandı.
Yeni Zorluklar
Bir yarış organizatörü için grand prix’nin Formula 1 takviminde kalıcı hale gelmesi en büyük engel olarak öne çıkıyor. Pek çok yarış, ilk yılın getirdiği yenilik faktörü sayesinde büyük ilgi görse de, bu etki kısa sürede azalıyor ve ivmeyi sürdürmek giderek zorlaşıyor.
Miami, ilk yıl pist ve padok alanındaki sorunlara rağmen, bu zorlu dönemi başarıyla atlattı ve popülaritesini artırdı. Nowak, bugün iyi olan bir stratejinin, gelecekte de aynı sonucu vermeyebileceğinin bilincinde olduklarını belirtiyor. Nowak, “Bir organizatör için en büyük zorluk, her yıl tekrar tekrar gelen sadık bir izleyici kitlesi oluşturmak. Son beş yıldır odağımız, izleyicimizin kim olduğunu anlamak üzerineydi. Artık ilk yılın veya ikinci yılın verilerine bakmıyoruz, çünkü ilk yıl bilet alanlar FOMO (kaçırma korkusu) nedeniyle gelmişti. İkinci yılda ise, ilk yıl bilet bulamayanlar geldi,” dedi.
Nowak, Miami’nin sunduğu deneyimin, izleyicilerin beklentileriyle örtüşüp örtüşmediğini anlamanın başarı için kritik olduğunu vurguluyor. “Her organizatörün kendi stratejisi var. Bizim yaklaşımımız, ne olursa olsun, sunduğumuz ürünün fiyatına değer bir deneyim sunmak. Yaz boyunca üç ay boyunca izleyici ve katılımcı verilerini analiz ediyoruz; ‘Onlar ne bekliyor, hangi ürünler artık bu izleyici kitlesine hitap etmiyor, değiştirmemiz gerekenler neler?’ gibi sorulara odaklanıyoruz. İlk yılda oluşturduğumuz izleyici kitlesiyle artık altıncı yıla girerken tamamen farklı bir kitleye sahibiz,” ifadelerini kullandı.
Tekrarlayan izleyicilerin nereden geldiğini anlamak da önemli. Nowak, “İzleyicilerimizin üçte ikisi Florida eyaletinden geliyor. Bu, sürdürülebilir bir iş modeli kurmak ve uzun vadeli büyüme için çok önemli. Her yıl tekrar gelen, otel veya uçak bileti düşünmeden, kısa bir yolculukla grand prix’ye gelen bir topluluk oluşturmak bizim için çok önemli. Burada uzun vadeli bir topluluk inşa ettiğimizin göstergesi,” dedi.
Yeni İsim, Yeni Yapılar
Miami Grand Prix’si, geliştirilmesi gereken alanlarda hızlıca aksiyon alabilen bir organizasyon olduğunu gösterdi. İlk yıl yaşanan padok sıkışıklığı sonrası, takım alanları Hard Rock Stadyumu’nun zeminine taşındı ve Paddock Club hizmetleri hızla iyileştirildi.
2027 yılı itibarıyla organizasyonun yeni isim sponsoru Hard Rock olacak ve ünlü plaj kulübü de yenilenecek. Ayrıca, Paddock Club Turn 1’e kadar genişletilecek; üç katlı yeni bir bölümle 115.000 metrekarelik ek alan ve 3.200 kişilik ekstra kapasite sağlanacak.
Bu tür yatırımlar ciddi maliyetler gerektiriyor, ancak Miami’nin uzun vadeli Formula 1 sözleşmesi sayesinde bu yatırımlar mümkün olabiliyor. Nowak, “Bu yatırımı yaparken uzun vadeli bir vizyonla hareket ettik; 2041 yılına kadar talebi karşılayacak bir yapı kurmayı hedefledik,” açıklamasını yaptı.
Miami’nin F1 ile olan uzun vadeli anlaşması, hem Formula 1’in Miami Grand Prix’sine verdiği önemi hem de Miami’nin uzun vadeli planlar yapabilmesini sağlıyor. Bu yaklaşım, organizasyonun sürdürülebilir bir iş modeli oluşturmasına olanak tanırken, Formula 1 de bu modelden fayda sağlıyor.
Geleceğe yönelik yatırımlar, yalnızca fiziksel altyapıyla sınırlı değil. Geçtiğimiz yıl yarış haftasında South Beach’te düzenlenen Fan Fest etkinliği, organizasyonun geleceğe yatırım yapma vizyonunun bir parçasıydı. Nowak, “Beş gün boyunca binlerce taraftar bizi ziyaret etti. Fan Fest’teki katılımcıların %95’inden fazlası, son beş yılda oluşturduğumuz veritabanında yer almıyordu. Yani tamamen yeni bir kitleye ulaştık. Büyüme planımızın bir parçası, bu yeni taraftarları kazanmak ve onları sadık izleyiciye dönüştürmek. Önümüzdeki yıl kampüs biletleri, tek günlük tribün biletleri alacaklar; sonraki yıl tam hafta sonu için dönecekler, daha sonra ise hospitality ürünlerine yönelecekler. Güney Florida’daki izleyici tabanımızı büyütmeye devam ediyoruz,” dedi.
Daha Fazla Ayrıcalık
Miami Grand Prix organizatörleri, Liberty Media’nın öne çıkan şehir yarışlarından biri olarak, birçok hizmetin üst düzeyde sunulduğunu açıkça belirtiyor. Nowak, “Miami’de bulabileceğiniz her türlü lüks deneyimi burada da sunmaktan çekinmiyoruz; bu nedenle etkileyici bir lüks deneyimi inşa ettik,” dedi.
Ancak bu deneyimler de evriliyor; özellikle daha butik ve özel hizmetler isteyenler için ürünler çeşitleniyor. Nowak, “Hospitality ürünlerimizde en fazla esnekliği görüyoruz; son beş yılda pek çok değişiklik yaptık. Önceden 20-30 kişilik süitlerimiz varken, şimdi 10 kişilik süitlerimiz de var. Sadece arkadaş grubuyla tribünlerin bir üst seviyesinde, özel bir alanda hospitality hizmeti almak isteyen bir izleyici kitlesi olduğunu gördük,” ifadelerini kullandı.
Paddock Club’a yapılan yatırımlar, Miami’nin yalnızca yüksek bütçeli kurumsal izleyicilere odaklandığı anlamına gelmiyor. Nowak, “Campus Pass ürünümüzle, bütçesi tamamen farklı olan taraftarların da Miami GP deneyimi yaşamasını sağlamak istiyoruz. Odağımız, tüm izleyici kitlesini büyütmek ve her seferinde daha iyi bir deneyim sunmak,” dedi.
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/outgoing-alpine-f1-investor-looking-at-miami-gp-stake/
