Formula 1’in 2026 kurallarıyla ilgili aylardır hem endişe verici senaryolar hem de aşırı iyimser beklentiler gündemdeydi. Ancak ilk sezon öncesi testlerinin tamamlanmasıyla birlikte, pilotlardan yeni nesil araçların pistteki davranışlarına dair önemli geri bildirimler alındı. İşte 2026 Formula 1 araçlarıyla ilgili öne çıkan 10 önemli detay:
Kalkış ve Sürüklenme Sıralama Turlarında da Gündemde
2026’nın güçlü güç ünitelerine sahip araçlarının enerji yönetimi açısından sınırlı olacağı, bataryaların sürekli tam güçte tutulamayacağı uzun süredir biliniyordu. Başlangıçta bunun sadece yarışlarda sorun yaratacağı düşünülüyordu ancak sıralama turlarında da kalkış ve sürüklenme (lift and coast) taktiklerinin gündeme gelebileceği ortaya çıktı. Esteban Ocon, Barcelona’daki ilk sıralama simülasyonlarında en hızlı tur zamanının viraj girişlerinde gazdan çekilerek elde edildiğini belirtti. Ocon, “Eğer tam gaz giderseniz düzlük sonunda el freni çekmiş gibi oluyorsunuz. Kalkış ve sürüklenme yaparsanız bu kadar fark olmuyor, daha hızlı hissediyorsunuz” dedi. Mercedes pilotu Kimi Antonelli ise sıralama turlarında bu tekniğe alışmanın zaman alacağını ifade etti.
Virajlarda Arkadan Takip Daha Zor Olabilir
2026 şasi kurallarındaki değişikliklerin temel amacı hem yeni güç ünitelerine uygun olarak hava direncini azaltmak hem de araçların birbirini daha rahat takip edebilmesini sağlamaktı. Bu doğrultuda yer etkisi sisteminden büyük ölçüde vazgeçildi ve kirli hava sorununun çözülmesi için çalışmalar yapıldı. Ancak Barcelona’daki ilk izlenimler, yeni araçların rakip aracı takip etme konusunda beklenenden daha zorlu olabileceğini gösterdi. Haas pilotu Ollie Bearman, “Takip etmek biraz daha zordu. Temiz havaya kıyasla denge değişimi oldukça fazlaydı, önceki nesil araçlardan daha fazla” dedi. Ocon da “Ön yükte kayıp daha fazla” ifadelerini kullandı. Ancak Mercedes’ten George Russell, özellikle yüksek hızlı virajlarda takip etmenin daha kolay olduğunu belirtti.
Düzlüklerde Kapanma Hızları Çok Yüksek
Virajlarda takip zorlukları yaşansa da, düzlüklerdeki hız farkları geçişlerin artabileceğine işaret ediyor. Mercedes takım patronu Toto Wolff, “George, Franco Colapinto’yu uzun sürüşte geçerken aralarında 50 km/sa’lik bir hız farkı vardı. Bu çok heyecan verici, daha fazla geçiş göreceğiz” dedi. Ancak Russell, bu kadar büyük hız farklarının özellikle düşük görüş koşullarında risk oluşturabileceğini vurguladı.
Aktif Aerodinamik Beklentileri Karşılamadı
Bu yıl araçlardaki en belirgin yeniliklerden biri, hem ön hem de arka kanatlarda aktif aerodinamik sistemlerin kullanılması. Ancak kokpitten gelen ilk geri bildirimler, aktif aerodinamiğin beklenenden daha az etkili olduğu yönünde. Ocon, “Aslında sadece ön DRS eklenmiş gibi, daha fazla verimlilik sağlıyor ama bize ekstra oynama alanı sunmuyor. Keşke her viraj için ön kanadı istediğimiz gibi ayarlayabilseydik” dedi.
Düzlüklerde Elektrikli Güç ‘Vahşi’ Hissediliyor
Barcelona’daki testlerde araçların özellikle viraj çıkışlarında oldukça etkileyici bir ivmelenme sunduğu gözlemlendi. Yaklaşık 700 kW (1000 beygir) gücün yarısının bataryadan gelmesiyle, tork seviyesi oldukça yüksek. Antonelli, “Elektrikli motorun gücü çok daha fazla, ivmelenme oldukça vahşi” dedi. Ocon ise, “350 km/sa hıza bu kadar hızlı ulaşacağımı hiç düşünmemiştim. Bir turda tam güçle 355 km/sa ile 1. viraja girdim, hissettiğim hız inanılmazdı” ifadelerini kullandı.
Araçlar Daha Hafif ve Çevik
2026 F1 araçlarının boyut ve ağırlıklarında yapılan azaltmalar, pilotlar tarafından hemen hissedildi. Dingil mesafesi 200 mm, genişlik ise 100 mm azaldı; minimum ağırlık yaklaşık 30 kg düşürüldü. Bearman, “Araç biraz daha hafif, bu da bazı bölümlerde daha çevik hissettiriyor ve hâlâ çok yüksek yere basma gücüne sahip” dedi. Ocon ise, “Ağırlık azalmasını kesinlikle hissediyorsunuz, araçlar belirgin şekilde daha küçük” şeklinde konuştu. Antonelli de düşük hızda yön değiştirme kabiliyetinin arttığını belirtti.
Lastik Aşınması Büyük Sorun Olabilir
Viraj çıkışlarında yüksek güç üretilmesi ve ön lastiklerin 25 mm, arka lastiklerin ise 30 mm daraltılması, lastik yönetimini geçen yıla göre daha zorlu hale getiriyor. Antonelli, “Daha küçük lastikler, daha fazla güç, özellikle arka lastiklerde aşınma daha fazla olabilir” uyarısında bulundu. Ocon da “Lastiklere çok dikkat etmemiz gerekiyor, son yıllara göre daha az yol tutuş var” dedi.
Her Şey Güç Ünitesiyle Sınırlı Değil
Yeni güç ünitelerinde içten yanmalı motor ile MGU-K arasında yaklaşık %50-%50 güç dağılımı ve enerji yönetiminin kritik önemde olması, pilotların hâlâ sürüşte belirleyici rol oynadığını gösteriyor. Russell, “Testten önce, bir Formula E gibi sadece mühendislerin yönetebileceği bir araç olur mu diye düşünüyordum ama beklediğimden çok daha sezgisel bir sürüşü var” dedi. Ocon ise, “Aracı hâlâ ayarlamaya, lastik hazırlamaya ve dengeyi bulmaya devam ediyoruz, sadece güç ünitesiyle sınırlı değiliz” dedi.
Pilotlar Artık Sarsıntıdan Şikayetçi Değil
Yeni kurallar, yer etkili tabanların etkisini azaltarak araçların daha yüksek ve daha yumuşak süspansiyonlarla kullanılmasına olanak tanıdı. Bu sayede porpoising ve mekanik sekme sorunları ortadan kalktı. Russell, “Sırtım artık daha rahat” dedi. Antonelli ise, “Artık sıçrama yok, araç yüksekliğinde daha fazla oynama şansımız var” ifadelerini kullandı.
Hâlâ Gerçek Bir F1 Aracı
Enerji yönetimi gereksinimleri ve yeni sürüş teknikleri gündeme gelse de, pilotlar araçların hâlâ gerçek bir Formula 1 otomobili gibi hissettirdiği konusunda hemfikir. Ocon, “Hâlâ dünyanın en hızlı araçları ve sürüşü keyifli” dedi. Russell ise, “Hâlâ tamamen bir yarış aracı gibi, sadece sürüş tarzımız değişiyor” diyerek, yeni kuralların getirdiği değişimlerin F1’in temel ruhunu bozmadığını vurguladı. Pilotlar, geçen yıl simülatör verilerinden kaynaklanan endişelerin gerçeğe dönüşmediği görüşünde birleşti.
Kaynak: The Race // https://www.the-race.com/formula-1/what-f1-2026-cars-are-actually-like-10-revelations/

