Christian Horner, Formula 1’e Geri Dönüyor: Hedefte Alpine ve Benetton Markası mı Var?
Christian Horner’ın Formula 1’de “yarım kalan işleri” olduğunu açıklaması, motor sporları dünyasında büyük yankı uyandırdı. Horner, 2025 Temmuz’unda Red Bull’dan ayrılmadan önce, 2005’ten bu yana görevini sürdüren son takım patronu olarak tarihe geçmişti.
20 yıllık kariyerinde Horner, 124 Grand Prix zaferi, 287 podyum, 107 pole pozisyonu, altı Dünya Markalar Şampiyonluğu ve sekiz Dünya Pilotlar Şampiyonluğu ile F1’in en başarılı ve ikonik takım patronlarından biri oldu. Özellikle 2023 sezonunda Red Bull’u, 1988 McLaren’dan bu yana bir sezonda neredeyse tüm yarışları kazanan ilk takım yaparak (22 yarışın 21’ini kazanarak) tarihe geçti.
Bu başarılar, uzun yıllar süren zorlu bir inşa sürecinin ardından geldi. Horner, 2005’te Red Bull’un kuruluşundan 2008’e kadar geçen dönemde takımı adım adım zirveye taşıdı. Ancak tüm bu başarılarına rağmen, Horner F1’in en tartışmalı figürlerinden biri olmayı sürdürdü. Sosyal medyada “Emperor Horner” (İmparator Horner) lakabıyla anılan Horner, karanlık tarafa yakıştırıldı.
2025 Britanya Grand Prix’sinin ardından yaşanan mağlubiyet ve görevden alınma süreci, Horner’ın F1’deki geleceğini belirsizliğe sürükledi. Ancak, ünlü bir uzay destanının devam filmi gibi, Horner yeniden sahneye döndü.
Nasıl Bu Noktaya Gelindi?
Geçtiğimiz sezon Horner ile Red Bull arasında yaşanan iç çekişmeler, sezonun ilk yarışından itibaren gündemdeydi. Yıllar süren politik gerilimlerin ardından gelen mağlubiyet ve görevden alınma, Horner’ı padoktan uzaklaştırdı. Padoktaki neredeyse tüm takımlarla görüşmeler yaptığı iddia edilse de, herhangi bir sonuç alınamadı.
Aston Martin, Horner için umut vadeden bir seçenek olarak öne çıktı. Özellikle uzun yıllara dayanan dostu Adrian Newey ile yeniden bir araya gelme ihtimali, Horner için cazipti. Ancak, Newey’in Nisan ayından itibaren Aston Martin’de takım patronu görevini üstlenmesiyle bu ihtimal ortadan kalktı.
Horner’ın F1’e dönüşte yaşadığı asıl zorluk ise, bir takımı yönetmek için mutlak kontrol arzusuydu. Red Bull’da takımın tüm yönetimini, iletişimini ve güç ünitesi departmanını yöneten, ayrıca hissedar olan Horner için klasik bir takım patronu rolü yeterli değildi. Kendi takımını kurmak için yatırımcılarla görüşmeler yaptığı iddia edilse de, bu girişim somut bir sonuca ulaşmadı. Bunun yerine, bir takıma ortak olarak geri dönme yolunu seçti.
Bu seçenek, Horner’a arzuladığı kontrolü sağlarken, padokta yeni bir sayfa açmasını mümkün kılıyor. Söz konusu takım ise, hem şaşırtıcı hem de kehanet niteliğinde bir tercih olarak dikkat çekiyor.
Christian Horner, Alpine ile Geri Dönüş Hazırlığında mı?
Son dönemde Horner’ın, Alpine’de Otro Capital’in hisselerini satın almak için aktif görüşmeler yürüttüğü iddia ediliyor. “F1’de yarım kalan işlerim var” diyen Horner, yalnızca kazanabileceği bir rol için geri dönmeyi planlıyor.
Ancak mevcut durumda Alpine, Horner için pek cazip bir seçenek gibi görünmüyor. Takım, tarihinde ilk kez şampiyona sıralamasının en altında yer aldı ve kendi güç ünitesi projesini iptal ederek Mercedes müşteri takımı konumuna geçti. Alpine’in yeniden zirveye çıkması için uzun bir yol var.
Bu hikaye, geçmişte yaşananlara da benzerlik taşıyor. 2004’te Ford, Cosworth ve Jaguar takımını dört başarısız yılın ardından elden çıkarmış, ardından Horner, merhum Dietrich Mateschitz’in davetiyle takımı devralmıştı. Aradan 21 yıl geçtikten sonra Horner, benzer bir yolculuğa çıkmaya hazırlanıyor. Alpine’deki olası ortaklığı, başlangıçta yüzde 24’lük bir hisseyle sınırlı olsa da, Renault’nun F1’den çekilmesi halinde bu payı artırma fırsatı doğabilir.
Önemli bir diğer unsur ise, Horner’ın Alpine’in İcra Kurulu Danışmanı Flavio Briatore ile yakın dostluğu. İkili, takımın ve hissedarların beklentilerine uygun bir hızda yeniden yapılanmayı sağlayabilir.
Alpine ile geri dönüş, İmparator’un Ölüm Yıldızı’na dönmesine benzetiliyor. Bu hamle, Horner için hem stratejik hem de sembolik açıdan büyük önem taşıyor.
Red Bull’a Karşı Yeni Bir Mücadele: Benetton Markası Geri Dönebilir mi?
Horner’ın Alpine’de neler yapabileceği ise merak konusu. Renault’nun F1’deki geleceği Titanic’in buzdağına çarpmasından sonraki hali kadar belirsiz. Takım ise her zaman bağımsız bir yapıya sahip oldu.
Cevap, takımın köklü geçmişinde saklı. Renault markası F1’de artık bir yeniden yapılanmaya ihtiyaç duyuyor. Bu noktada öne çıkan isim ise Benetton. 1990’ların başında Benetton’un ikonik renkleri ve başarıları hâlâ F1 tutkunlarının hafızasında. Bugün bile Benetton ürünleri, vintage F1 sitelerinde büyük ilgi görüyor.
Benetton, spora girişinde mevcut düzeni sarsan ve kısa sürede şampiyonluklar kazanan bir marka olmuştu. Doğru yatırımlar ve kadro ile 1994 ve 1995’te şampiyonluğa ulaşan takım, bugün Alpine’in hâlâ aynı fabrikada faaliyet göstermesiyle Horner’ın elini güçlendirebilir.
Ticari açıdan da Benetton markasının geri dönüşü büyük bir fırsat olarak görülüyor. 1990’larda olduğu gibi bugün de popülerliğini koruyan İtalyan moda devi, F1 takımlarının değerinin rekor seviyelere ulaştığı günümüzde takıma ve markaya önemli katkı sağlayabilir. Ancak Alpine yönetimini bu konuda ikna etmek kolay olmayacak.
Horner, Red Bull’a karşı yeni bir mücadeleye hazırlanıyor. Tıpkı bir imparatorun galaksiyi ele geçirme arzusunda olduğu gibi, Horner da mükemmeliyet dışında bir hedefi kabul etmiyor. Kazanmak için uzun vadeli bir strateji izlemekten çekinmeyeceği de açık.
Benetton markasının geri dönüşü, Horner için kusursuz bir rövanş anlamı taşıyabilir. Red Bull’u zirveye taşıyan isim olarak, şimdi de ivme kazanan bir takımla eski takımının gerileyişini yönetebilir. Burada mesele karanlık ve aydınlık taraf değil; hırs ve kararlılık arasındaki mücadele olacak.
Kaynak: Motorsport Week // https://www.motorsportweek.com/2026/02/02/christian-horner-strikes-back-how-alpine-could-morph-into-benetton/

